Soma’da İmbat Madencilik’e ait yeraltı kömür ocağında meydana gelen göçükte yaşamını yitiren beş işçinin cenazeleri İzmir Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Halit Ersay, İsa Olcay, Ramazan İnce, Ömer Karakaya ve Kerim Ören memleketlerinde toprağa verilecek. Soma’nın 2014’te 301 madencinin ölümüyle simgeleşen iş cinayetleri hafızasına şimdi beş yeni isim daha eklendi. Aynı işletmede daha önce de işçilerin yaşamını yitirdiği kazalar yaşanırken, Türkiye’de 2026’nın ilk sekiz ayında en az 1.509 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

Manisa’nın Soma ilçesinde İmbat Madencilik’e ait maden ocağında 1 Ekim’de meydana gelen göçük, beş işçinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlandı. Saat 14.00 sıralarında meydana gelen göçükte yer altında kalan yedi işçiden Süleyman Şakrak ve İbrahim Çimen yaralı olarak kurtarılırken, Halit Ersay, Kerim Ören, Ramazan İnce, İsa Olcay ve Ömer Karakaya’nın cansız bedenlerine ulaşıldı. Arama kurtarma çalışmaları gece boyunca sürdürülürken, son üç işçinin cenazesine sabah saatlerinde ulaşıldı.

Göçükten yaralı çıkarılan iki işçinin tedavisi Soma Devlet Hastanesi’nde sürüyor. İbrahim Çimen, göçük anında çalışma bölgesindeki tahkimat direklerinin çökmeye başladığını ve kendisini kurtarmaya çalışırken direklerin beline kadar bastırdığını anlattı. 2005 yılından bu yana madende çalıştığını belirten Çimen, emekli olduktan sonra da ihtiyaçları nedeniyle çalışmayı sürdürdüğünü, maaşların düzenli ödenmemesinin çalışma koşullarına da yansıdığını söyledi.

Beş Madencinin Cenazesi Memleketlerine Gönderilecek

Göçükte yaşamını yitiren beş işçinin cenazeleri kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi amacıyla İzmir Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Adli işlemlerin tamamlanmasının ardından cenazeler ailelerine teslim edilerek memleketlerinde düzenlenecek törenlerle toprağa verilecek.

Halit Ersay Denizli’de, İsa Olcay Kütahya’nın Gediz ilçesinde, Ramazan İnce Balıkesir’in İvrindi ilçesinde, Ömer Karakaya ve Kerim Ören ise Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde son yolculuklarına uğurlanacak.

49 yaşındaki İsa Olcay’ın hikâyesi ise madenlerde çalışmanın yalnızca bir iş değil, geçim zorunluluğunun kuşaktan kuşağa aktarılan ağır bir bedeli olduğunu bir kez daha gösterdi. Yakınlarının aktardığına göre 20 yıl madencilik yapan Olcay, emekli olduktan beş yıl sonra ekonomik nedenlerle yeniden madende çalışmaya başlamıştı. Göçükte yaşamını yitiren Ramazan İnce’nin 26 yaşında olduğu, Halit Ersay’ın ise 37 yaşında ve üç çocuk babası olduğu bildirildi.

İmbat Madeninde İlk Ölüm Değil

Soma’da yaşanan son göçük, İmbat Madencilik açısından ilk ölümcül iş kazası değil. Aynı işletmede 2014’te Metin Keskin, 2017’de İsmail Kahraman, 2019’da Selahattin Göktepe, 2020’de Ersin Özdoğan, Salih Ayber ve Erdinç Karaveli, 2022’de ise Durmuş Şahan yaşamını yitirdi. 2020’deki olayda üç işçi göçük altında kalmış, bir işçi de yaralı kurtarılmıştı.

2020’de meydana gelen göçük, şlam adı verilen sulu ve çamurlu malzemeyi tutan setin patlaması sonrasında yaşanmıştı. Dönemin haberlerinde işçilerin çalışma koşulları konusunda daha önce uyarılarda bulunduğuna ilişkin sendika açıklamaları da yer aldı. İmbat Madencilik’teki geçmiş ölümler, bugün yaşanan beş işçinin ölümüyle birlikte değerlendirildiğinde, Soma’daki madenlerde iş güvenliği tartışmasının tek bir güne veya tek bir göçüğe sığmadığını gösteriyor.

Üstelik son göçüğün meydana geldiği işletmede işçiler 2026 yılının Şubat ayında da çalışma koşulları ve ücretler nedeniyle iş bırakmıştı. İşçiler, sıfır zam dayatmasının yanı sıra ücret ve sosyal hak alacaklarının ödenmemesini protesto etmişti.

Soma’nın Hafızasında 301 Madenci Var

Soma denildiğinde Türkiye’nin iş cinayetleri tarihindeki en ağır sayfalardan biri olan 13 Mayıs 2014 geliyor. Soma Kömür İşletmeleri’nin Eynez madeninde yaşanan faciada 301 işçi yaşamını yitirdi. 162 işçi ağır yaralandı. Aradan geçen 12 yıl, facianın acısını ortadan kaldırmadığı gibi, iş güvenliği konusunda verilen sözlerin ve yürütülen yargı süreçlerinin sonuçlarını da sürekli gündemde tuttu.

2014’teki Soma faciasının ardından yürütülen ana davada şirket yöneticileri ve çalışanları çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Ancak kamu görevlilerinin yargılanması ancak yıllar sonra mümkün oldu. 2023’te 28 kamu görevlisi hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla dava açıldı ve dava 2025’te sonuçlandı. Mahkeme 18 sanık hakkında 5 ay ile 6 ay 7 gün arasında değişen hapis cezaları verirken, 10 sanık beraat etti.

Dosyanın istinaf sürecinde ise 2026’da yeni bir hukuki tartışma ortaya çıktı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, madenci ailelerinin davaya katılma ve istinaf başvurusunda bulunma haklarının bulunduğuna karar vererek önceki kararı kaldırdı. Böylece Soma ailelerinin yıllardır sürdürdüğü adalet mücadelesi yeni bir hukuki aşamaya taşındı.

Türkiye’de İş Cinayetleri Durmuyor

Soma’nın hikâyesi Türkiye’deki daha büyük tablonun da bir parçası. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre yalnızca 2026’nın Ağustos ayında en az 226 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Yılın ilk sekiz ayındaki toplam can kaybı ise en az 1.509 olarak kayıtlara geçti.

Bu rakamların içinde maden işçileri, inşaat işçileri, tarım emekçileri, taşımacılık çalışanları, sanayi işçileri ve farklı sektörlerde çalışan binlerce insan bulunuyor. Madenlerde ise ölüm, çalışma hayatının istisnai bir sonucu olmaktan çıkarak yıllardır tekrarlanan bir tabloya dönüşmüş durumda. 2013-2025 dönemine ilişkin derlemelerde maden işkolunda en az 1.267 işçinin yaşamını yitirdiği belirtiliyor; 2014 ise 301 Soma madencisinin ölümü nedeniyle bu tablonun en ağır yıllarından biri olarak öne çıkıyor.

Sayıların her biri aslında bir insanın adı, bir evin boşalan sandalyesi, bir çocuğun babasız veya annesiz kalması, bir ailenin gelirinin ortadan kalkması anlamına geliyor. Madenlerde ise bu tabloya başka bir gerçek daha ekleniyor: İşçi, yerin yüzlerce metre altında yalnızca üretim yapmıyor; aynı zamanda üretim baskısı, çalışma koşulları ve iş güvenliği arasındaki dengenin bedelini kendi hayatıyla ödüyor.

Soma’da Değişmeyen Soru

Son göçüğün ardından soruşturma başlatıldı. Soma Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde üç Cumhuriyet savcısı görevlendirildi ve incelemelerin sürdüğü bildirildi. Ancak Soma’nın geçmişi, soruşturmanın yalnızca göçüğün nasıl meydana geldiğini ortaya çıkarmakla sınırlı kalmaması gerektiğini de hatırlatıyor. Çünkü asıl soru yalnızca “Göçük neden oldu?” değil.

Asıl soru, “Göçüğün meydana gelmesini engellemek için ne yapılmıştı?”

İş güvenliği önlemleri yeterli miydi? Çalışma koşulları daha önce denetlenmiş miydi? Riskler tespit edilmişse giderilmiş miydi? İşçilerin yaptığı uyarılar kayıt altına alınmış mıydı? Üretim baskısı ile güvenlik arasında nasıl bir ilişki vardı? Ve en önemlisi, daha önce aynı işletmede yaşanan ölümlerden sonra hangi önlemler alınmıştı?

Çünkü Soma’nın hafızası bize şunu söylüyor: Maden ocağında yaşanan her ölüm, yalnızca o günün göçüğüyle açıklanamayacak kadar uzun bir geçmişe sahip.

Bugün İzmir Adli Tıp Kurumu’nda beş madencinin cenazesi bekliyor.

Halit Ersay.

İsa Olcay.

Ramazan İnce.

Ömer Karakaya.

Kerim Ören.

Birazdan cenazeleri memleketlerine gidecek. Kimi Denizli’ye, kimi Gediz’e, kimi İvrindi’ye, kimi Kırkağaç’a…

Soma ise yine aynı soruyla baş başa kalacak:

Bir maden daha kaç işçinin canını almadan güvenli hale getirilecek?

Çünkü yerin altında kaybolan yalnızca beş hayat değil.

Türkiye’nin yıllardır çözemediği bir iş güvenliği sorunu daha var.

Ve Soma, bu sorunun adını hâlâ unutmuyor.

İş Cinayeti.


  • TB / ANKA, DHA, AA, İHA, Bianet, Evrensel, İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Meclisi, Medyascope, Soma Haber