back to top
Ana Sayfa Haber İşsizlik Fonu İşsize Değil İşverene Çalışıyor

İşsizlik Fonu İşsize Değil İşverene Çalışıyor

DİSK-AR’ın ağustos ayı İşsizlik Sigortası Fonu Bülteni, işçilerin primleriyle büyüyen fonda kaynakların giderek işsizden işverene doğru aktarıldığını ortaya koydu: Son üç buçuk yılda Fon giderlerinin yüzde 51,6’sı işverenlere aktarılırken işçilerin payı yüzde 28,5’te kaldı; Haziran 2026’da ise her 100 işsizden yalnızca 17’si işsizlik ödeneğine ulaşabildi.

İşsizin Fonu, İşverene Kaynak

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) ağustos ayı İşsizlik Sigortası Fonu Bülteni, Türkiye’de işsizlik sigortasının temel amacıyla uygulamadaki sonuçları arasındaki makası bir kez daha ortaya koydu.

Bültendeki verilere göre, 2023-2026 Temmuz döneminde İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işverenlere işçilere ayrılan kaynağın yaklaşık iki katı aktarıldı. Son üç buçuk yılda Fon giderlerinin yüzde 51,6’sı işverenlere, yalnızca yüzde 28,5’i işçilere gitti.

Rakamlar, adı “İşsizlik Sigortası Fonu” olan bir kaynağın ağırlık merkezinin işsiz yurttaşların gelir kaybını telafi etmekten giderek işverenlere yönelik teşvik ve desteklere kaydığını gösteriyor. Böylece işsiz kaldığında sosyal güvenceye ihtiyaç duyan işçinin ödediği primler, önemli ölçüde işverenlerin maliyetlerini azaltan bir mekanizmaya dönüşüyor.

İşsizlik Ödeneği Daralırken Teşvikler Büyüyor

DİSK-AR’ın karşılaştırması, değişimin yalnızca son birkaç yıldaki kaynak aktarımıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. 2016’da İşsizlik Sigortası Fonu giderleri içinde işsizlik ödemelerinin payı yüzde 37,4 iken, 2026’nın Ocak-Temmuz döneminde bu oran yüzde 31’e geriledi.

Buna karşılık doğrudan ve dolaylı işveren teşvik ve desteklerinin Fon giderleri içindeki payı aynı dönemde yüzde 20,3’ten yüzde 44,3’e yükseldi.

Başka bir ifadeyle Fon, işsiz kaldığında işçiye gelir sağlama işlevinden uzaklaşırken, işverenlerin desteklenmesinde daha geniş bir mali kaynağa dönüştü. DİSK-AR’a göre 2016-2026 döneminde işçiler için ayrılan pay 6,4 puan azalırken, işverenlere aktarılan kaynakların payı 24 puan arttı.

Bu tablo, “işsizlik sigortası”nın kimin işsizliğini, kimin maliyetini ve kimin geleceğini güvence altına aldığı sorusunu doğrudan gündeme getiriyor.

Her 100 İşsizden Yalnızca 17’si

Fonun işsizleri koruma kapasitesindeki daralmanın en çarpıcı göstergelerinden biri ise işsizlik ödeneğine erişim oranı.

DİSK-AR’ın verilerine göre Haziran 2026’da her 100 işsizden yalnızca 17’si işsizlik ödeneğinden yararlanabildi. Başka bir deyişle işsizlerin ezici çoğunluğu, adına işsizlik sigortası denilen sistemin sağladığı temel gelir desteğinin dışında kaldı.

Bu durum, yalnızca ödenek miktarıyla ilgili bir sorun değil. İşsizlik ödeneğine erişim için gerekli prim gün sayısı, sigortalılık süresi ve işten ayrılma biçimine ilişkin koşullar, sistemin kapsamını daraltıyor. Sonuçta milyonlarca işsiz, işini kaybettiğinde prim ödediği Fon’dan yararlanamıyor.

Ortaya çıkan çelişki oldukça açık: İşçi çalışırken Fon’a kaynak aktarıyor; işsiz kaldığında ise Fon’a ulaşamıyor.

Prim İşçiden, Destek İşverene

İşsizlik Sigortası Fonu’nun finansmanı ağırlıklı olarak çalışanların, işverenlerin ve devletin katkılarıyla sağlanıyor. Ancak DİSK-AR’ın ortaya koyduğu harcama dağılımı, Fon’un kullanımında bu üçlü yapının sonuçlarının eşit olmadığını gösteriyor.

Özellikle işveren teşviklerinin payındaki hızlı yükseliş, Fon’un sosyal güvenlik amacı ile istihdam politikasının teşvik aracı olarak kullanılması arasındaki sınırları tartışmalı hale getiriyor.

İşsiz kalan işçiye “yeterli prim günün yok” denilerek ödeme yapılmazken, aynı Fon’dan işverenlere çeşitli teşvik ve destek mekanizmaları üzerinden milyarlarca lira aktarılması, sistemin sosyal adalet açısından sorgulanmasını kaçınılmaz kılıyor.

Buradaki temel mesele, işverenlere hiçbir destek verilmemesi gerektiği değil. Ekonomik kriz dönemlerinde istihdamın korunması için kamu kaynaklarının kullanılması elbette tartışılabilir. Ancak işsizlik sigortası için oluşturulmuş bir fonun giderek işveren teşviklerinin finansmanında daha büyük bir ağırlık kazanması, Fon’un asli amacı açısından ciddi bir sorun yaratıyor.

“İşsiz İçin Biriken Para” Kime Yetiyor?

İşsizlik Sigortası Fonu yıllardır büyük bir kaynak havuzu olarak büyürken, işsiz yurttaşların bu kaynağa erişiminin sınırlı kalması sistemin en temel paradokslarından birini oluşturuyor.

DİSK-AR’ın verileri, bu paradoksun zaman içinde derinleştiğine işaret ediyor. 2016’dan 2026’ya işsizlik ödemelerinin payı azalıyor; işveren teşviklerinin payı ise iki katından fazla artıyor. Son üç buçuk yılda ise işverenlerin Fon giderlerinden aldığı pay, işçilerin aldığı payın neredeyse iki katına ulaşıyor.

Dolayısıyla mesele yalnızca bütçe tekniği değil, açık bir kaynak dağılımı ve sosyal politika tercihi meselesi.

İşsizlik sigortasının mantığı, çalışanın işini kaybettiğinde geçici bir gelir güvencesine sahip olmasını sağlamak. Ancak işsizlerin yalnızca yüzde 17’sinin ödenekten yararlanabildiği bir sistemde, Fon’un adının taşıdığı amaç ile milyonlarca işçinin yaşadığı gerçeklik arasında ciddi bir mesafe oluşuyor.

Fonda Öncelik İşçi Olmalı

Türkiye’de işsizliğin ekonomik ve toplumsal maliyeti ağırlaşırken, işsizlik sigortasının daha kapsayıcı ve işsizleri gerçekten koruyan bir yapıya kavuşturulması gerekiyor.

DİSK-AR’ın verileri, sorunun yalnızca Fon’un büyüklüğü olmadığını; Fon’un kime, hangi koşullarda ve ne ölçüde kaynak sağladığının belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Son üç buçuk yılda işverenlerin Fon giderlerinden yüzde 51,6, işçilerin ise yüzde 28,5 pay alması; 2016-2026 döneminde işveren teşviklerinin payının yüzde 20,3’ten yüzde 44,3’e çıkması ve her 100 işsizden yalnızca 17’sinin işsizlik ödeneğine ulaşabilmesi, aynı soruya işaret ediyor:

İşsizlik Sigortası Fonu büyüyor olabilir; ancak işsiz işçi için ne kadar büyüyor?

Çünkü işsizlik fonunun başarısı, kasasında ne kadar para biriktiğiyle değil, işini kaybeden işçinin o paraya ne kadar kolay ve adil biçimde ulaşabildiğiyle ölçülür.

Bugünkü tablo ise tersini söylüyor: İşçinin işsizliğine karşı kurulmuş Fon’da işverenin payı büyürken, işsizin payı daralıyor.

  • TB / DİSK-AR