Balıkesir Madra Dağı’nda faaliyet gösteren TÜMAD Madencilik’in kapasite artışı projesine verilen “ÇED Olumlu” kararı, yaklaşık 66 bin ağacın kesilmesinin ve yüzlerce hektarlık orman alanının madencilik faaliyetlerine açılmasının önünü açtı. Karar, su havzaları ve ekosistem üzerindeki olası etkileri nedeniyle çevre koruma ile madencilik politikaları arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı.
ÇED Kararıyla Madencilik Alanı Genişliyor
Nurol Holding iştiraki TÜMAD Madencilik’in Balıkesir’in İvrindi ilçesindeki altın ve gümüş madeni için hazırladığı kapasite artışı projesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “ÇED Olumlu” kararıyla onaylandı.
Kararla birlikte 2016 yılından bu yana faaliyet gösteren maden sahasının büyüklüğü 835,53 hektardan 1.287,97 hektara çıkarılacak. Tamamı orman niteliğindeki 452,44 hektarlık yeni alanın madencilik faaliyetlerine tahsis edilmesiyle birlikte yıllık cevher üretiminin 7,76 milyon tondan 15,5 milyon tona yükseltilmesi planlanıyor.
Orman Ve Su Havzaları Üzerindeki Riskler Büyüyor
Proje dosyasında kapasite artışı kapsamında 66 bin 410 ağacın kesileceği belirtilirken, bunun karşılığında 166 bin fidan dikileceği ifade ediliyor. Ancak çevre bilimciler, olgun bir orman ekosisteminin yalnızca sayısal ağaç dikimiyle telafi edilemeyeceğine, biyolojik çeşitlilik, toprak yapısı ve su döngüsünün uzun yıllar boyunca geri dönüşü zor biçimde etkilenebileceğine dikkat çekiyor.
Proje alanı aynı zamanda Ardıçtepe Barajı ile planlama aşamasındaki Küçükılıca Barajı’nın yağış havzasında yer alıyor. Bu durum, altın üretiminde kullanılan yığın liç yöntemi ve olası kimyasal atıkların bölgedeki su kaynakları üzerindeki etkilerine ilişkin kaygıları yeniden gündeme getiriyor.
Üretim İki Katına, Liç Kapasitesi 155 Milyon Tona Çıkıyor
Kapasite artışıyla birlikte maden ömrü boyunca çıkarılması planlanan toplam cevher miktarı 75,3 milyon tondan 115,3 milyon tona yükseltilecek. Mevcut 75,3 milyon ton kapasiteli yığın liç tesisinin ise 155,3 milyon ton kapasiteye ulaşması öngörülüyor.
Yaklaşık 4,5 milyar liralık yatırım olarak planlanan proje, Türkiye’de son yıllarda hız kazanan büyük ölçekli madencilik faaliyetlerinin doğal alanlar üzerindeki baskısını artıran yeni bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Kaz Dağları Tartışmasının Ardından Yeni Bir Ekolojik Sınav
TÜMAD Madencilik, daha önce Kaz Dağları’ndaki Kirazlı, Ağı Dağı ve Çamyurt altın madeni projelerini de devralarak faaliyet alanını genişletmişti. Söz konusu projeler, yoğun ağaç kesimi ve siyanür kullanımına ilişkin tartışmalar nedeniyle uzun süre kamuoyunun gündeminde kalmıştı.
Madra Dağı için verilen son ÇED kararı da ekonomik büyüme ile ekolojik sürdürülebilirlik arasındaki dengenin nasıl kurulacağı sorusunu yeniden gündeme taşıyor. Çevre örgütleri ve uzmanlar, kısa vadeli madencilik gelirleri uğruna ormanların, su havzalarının ve doğal yaşam alanlarının geri dönüşü olmayan biçimde tahrip edilmesinin yalnızca bölgesel değil, ülke ölçeğinde bir çevre ve iklim sorunu yaratacağı uyarısında bulunuyor.
- Madra Dağı’nda Altına Yeşil Işık, Ormana Kırmızı Alarm - 23 Haziran 2026
- Madenin Girdiği Yerde Doğa Değil, Gelecek Kaybediyor - 16 Haziran 2026
- Akbelen’de Hukuk Dururken Kepçeler Yürüyor - 14 Haziran 2026

















