Doruk Madencilik işçilerinin gasp edilen ücret ve tazminatları için başlattığı direniş açlık grevinin 8’inci gününde polis müdahalesiyle karşılaştı. Enerji Bakanlığı’na yürümek isteyen işçilere biber gazı sıkıldı, Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ile Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu gözaltına alındı. İşçiler ise “Patron devletten büyük mü?” sorusuyla hem iktidara hem sermaye düzenine meydan okudu.
Açlık Grevi Sekizinci Gününde, Yürüyüşe Polis Engeli
Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik’te ücretleri ve tazminatları gasp edilen işçilerin Eskişehir’den Ankara’ya uzanan direnişi 15’inci gününe ulaştı. Açlık grevinin ise 8’inci gününde olan madenciler, seslerini duyurmak için yeniden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek istedi.
Ancak Ankara Valiliği kararıyla Kurtuluş Parkı çevresine polis barikatları kuruldu. Madencilerin park dışına çıkmasına izin verilmedi. İşçiler ve dayanışma için alana gelen yurttaşlar, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganlarıyla engellemeye tepki gösterdi.
Bu tablo, emeğin taleplerinin müzakereyle değil, güvenlik politikalarıyla karşılandığı bir düzenin yeni görüntüsü olarak kayda geçti.
Barikat Aşıldı, Abluka Başladı
Madenciler, “Gerekirse gözaltına alınırız” diyerek polis barikatını aşmaya çalıştı. Barikatın devrilmesinin ardından polis müdahalesi sertleşti; alan kısa sürede abluka altına alındı.
Basın mensupları ve dayanışma amacıyla alana gelen yurttaşlar da biber gazıyla uzaklaştırıldı. Bağımsız Maden-İş, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Gence, öğrenciye, yaşlıya, emekliye, Ankara halkına biber gazını kimin emri ile sıkıyorsunuz? Basını hangi hakla uzaklaştırıyorsunuz? Yılmayacağız, Doruk madencisi kazanacak” ifadelerini kullandı.
Bir işçinin sözleri ise direnişin sınıfsal öfkesini açık biçimde ortaya koydu: “Sabahattin Yıldız devletten büyük mü? Enerji Bakanlığı’ndan büyük mü? Çalışma Bakanlığı’ndan büyük mü? Nerede bu adalet?”
Sendika Yöneticileri Gözaltında
Polis müdahalesi sırasında Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ile sendikanın Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu gözaltına alındı. Gözaltılar, yalnızca iki sendika yöneticisine yönelik değil, doğrudan örgütlü işçi mücadelesine verilmiş bir mesaj olarak değerlendirildi.
Sendika yöneticisi Ferhat Akılma, gözaltıların ardından yaptığı açıklamada, “Patronlar tok, işçinin boğazında ekmek yok. Burada yapılan baskı yalnızca madenciye değil, bütün işçi sınıfına yapılan bir işkencedir” dedi.
Akılma ayrıca, işçileri bu noktaya getirenin yalnızca patronlar değil, aynı zamanda sessiz kalan ve işçiyi yalnız bırakan “sarı sendika düzeni” olduğunu vurguladı.
Talepler Net: Ücret, Tazminat, Güvence
Bağımsız Maden-İş, direnişin tüm talepler karşılanana kadar süreceğini açıkladı. İşçilerin talepleri arasında aylarca eksik ödenen ücretlerin tamamlanması, haklı nedenle ayrılan işçilerin tazminatlarının ödenmesi ve işten çıkarılan sendikalı işçilerin işe iadesi yer alıyor.
Ayrıca ücretsiz izin dayatmasının kaldırılması, iş sağlığı ve güvenliği koşullarının sağlanması, emeklilik tazminatlarının ödenmesi ve madenin kamulaştırılarak iş güvencesinin sağlanması da talepler arasında bulunuyor.
Bu talepler yalnızca ekonomik değil; insan onuruna yakışır çalışma ve yaşama hakkının en temel ifadesi olarak öne çıkıyor.
Yarın Adres: Yıldızlar Holding
Bağımsız Maden-İş, yarın saat 18.00’de Yıldızlar Holding önünde kitlesel dayanışma çağrısı yaptı. Sendika, yalnızca işçilerin değil, tüm emekçilerin bu mücadelede ortak bir kaderi paylaştığını vurguluyor.
Bugün Ankara’da kurulan polis barikatı, yalnızca bir yürüyüşü değil; hakkını isteyen emeğin sesini durdurma girişimiydi. Ancak madencilerin açlığı da öfkesi de büyüyor. Çünkü mesele yalnızca bir maaş değil; emeğin sistematik olarak değersizleştirildiği bir düzende, hayatta kalma mücadelesi.
- NHY / Artı Gerçek, Bağımsız Maden-İş Sendikası açıklamaları

















