Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı çıkan Esra Işık’ın ilk duruşmasında tahliye talebi reddedildi. Mahkeme, “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla tutuklu bulunan Işık’ın tutukluluğunun devamına karar verirken, dava 1 Haziran’a ertelendi. Karar, çevre mücadelesinin yargı yoluyla bastırıldığı eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı.
Yargılama Değil Gözdağı mı?
Akbelen Ormanı’nı savunan İkizköylülerin sembol isimlerinden biri haline gelen Esra Işık, 30 Mart gecesi gözaltına alınmış, bir gün sonra ise “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla tutuklanmıştı. İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı olan Işık, çevre mücadelesi nedeniyle kamuoyunun yakından takip ettiği isimlerden biri olarak öne çıkıyor.
Muğla Cezaevi’nden İzmir 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’ne (Şakran) sevk edilen Işık, Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada savunmasını yaptı. Savunmasında herhangi bir suç kastı bulunmadığını belirten Işık, karşısındaki aracın resmi keşif heyetine ait olduğunu bilmediğini söyledi.
“Araç keşif heyeti olduğunu bilmiyordum, şirket için gelen yetkililer olduğunu düşündüm” diyen Işık, eyleminin planlı bir engelleme değil, bölgedeki uzun süredir devam eden şirket-gerilim hattının doğal bir sonucu olduğunu ifade etti.
Kamulaştırma Kararı Ve Direnişin Bedeli
Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılması kararı, yalnızca çevresel değil aynı zamanda sınıfsal ve yaşam hakkına ilişkin bir mücadeleyi de büyüttü. Bölge halkı, zeytinliklerin, tarım alanlarının ve yaşam alanlarının maden sahasına dönüştürülmesine karşı uzun süredir direniyor.
Bu nedenle Esra Işık hakkında verilen tutukluluğun devamı kararı, yalnızca bireysel bir yargı süreci değil; doğa savunucularına yönelik sistematik baskının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Hukukun, kamusal yararı değil şirket çıkarlarını koruyan bir mekanizmaya dönüştüğü eleştirileri, özellikle çevre hareketleri tarafından sıkça dile getiriliyor.
Mahkeme, cumhuriyet savcısının mütalaası doğrultusunda Işık’ın tutukluluk halinin devamına hükmederken, bir sonraki duruşma tarihini 1 Haziran olarak belirledi.
Akbelen’de Adalet Nöbeti
Duruşma sürerken İkizköy sakinleri ve doğa savunucuları Akbelen’de “Adalet Nöbeti” başlattı. Köylüler, mahkeme kararını bölgede bekleyerek dayanışma çağrısını sürdürdü.
Duruşmayı Esra Işık’ın annesi Nejla Işık’ın yanı sıra CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Muğla Baro Başkanı Levent Akgün, CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, Emek Partisi Muğla İl Başkanı Döndü Taka Çınar ile çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri izledi.
Bu geniş katılım, Akbelen’de verilen mücadelenin yalnızca bir köyün değil; ekoloji, hukuk ve demokrasi mücadelesinin ortak zemini haline geldiğini bir kez daha gösterdi.
Şirket İçin Hukuk, Halk İçin Ceza
Akbelen dosyası, Türkiye’de çevre mücadelelerinin nasıl kriminalize edildiğinin güncel örneklerinden biri olmaya devam ediyor. Kamulaştırma kararlarına karşı çıkan yurttaşların yargılanması, buna karşılık doğa tahribatına yol açan projelerin kamu gücüyle korunması, adalet sistemine yönelik güven krizini derinleştiriyor.
Esra Işık’ın tutukluluğunun sürmesi, yalnızca bir mahkeme kararı değil; doğayı savunmanın bedelinin giderek ağırlaştırıldığı bir siyasal iklimin göstergesi olarak okunuyor.
- NHY / ANKA Haber Ajansı

















