back to top
Ana Sayfa Haber Ekonomi Enflasyon Yavaşlasa Da Ücretler Erimeye Devam Ediyor

Enflasyon Yavaşlasa Da Ücretler Erimeye Devam Ediyor

TÜİK’in şubat ayı enflasyon verileri, fiyat artış hızındaki görece yavaşlamaya rağmen dar gelirlilerin kaybının sürdüğünü ortaya koyarken, DİSK-AR’a göre asgari ücret bir ayda 2 bin 232 lira, en düşük emekli aylığı ise bin 590 lira reel değer yitirdi; tablo, ücret-fiyat makasının kapanmadığını, aksine yapısal bir duraksamaya işaret ettiğini gösteriyor.

Enflasyonun Seyri Ve Gelir Erozyonu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre şubat ayında yıllık tüketici enflasyonu (TÜFE) yüzde 31,53 olarak açıklandı. Gıda enflasyonu yüzde 36,44 olurken, 12 aylık ortalamalara göre artış yüzde 33,39 seviyesinde gerçekleşti. Yıllık bazda en yüksek artış yüzde 55,78 ile eğitim grubunda kaydedildi; aylık artışta ise yüzde 8,02 ile sigorta ve finansal hizmetler başı çekti, onu yüzde 6,89 ile gıda ve alkolsüz içecekler izledi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), bu veriler ışığında asgari ücretin şubat 2026 itibarıyla enflasyon karşısında 2 bin 232 lira eridiğini hesapladı. En düşük emekli aylığındaki kayıp ise bin 590 lira olarak açıklandı. Bu hesaplama, ücret artışlarının yıl başında belirlenmesine karşın fiyatların aylık bazda yükselmeye devam etmesi nedeniyle reel gelirde hızlı bir aşınma yaşandığını ortaya koyuyor.

Baz Etkisi Tartışması Ve Fiyat Gerçeği

Ekonomistler, enflasyonun artış hızındaki düşüşün büyük ölçüde baz etkisinden kaynaklandığını; bunun fiyatların gerilediği anlamına gelmediğini vurguluyor. Nitekim aylık artış oranları, özellikle zorunlu harcama kalemlerinde fiyat baskısının sürdüğünü gösteriyor. Eğitim ve gıda gibi temel kalemlerdeki yüksek oranlar, düşük ve sabit gelirli kesimlerin bütçesinde daha ağır bir yük oluşturuyor.

Uluslararası karşılaştırmalar da benzer bir çerçeve sunuyor. OECD ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) raporları, yüksek enflasyon dönemlerinde ücret artışlarının geriden gelmesi halinde gelir dağılımının bozulduğunu ve yoksulluk riskinin arttığını ortaya koyuyor. Türkiye’de ücretlilerin toplam istihdam içindeki ağırlığı dikkate alındığında, reel ücret kaybı makroekonomik bir yavaşlama ve iç talepte daralma riskiyle de bağlantılı.

Veri Şeffaflığı Ve Güven Sorunu

DİSK-AR, TÜİK’in Haziran 2022’den bu yana madde fiyat listesini yayımlamamasının enflasyon hesaplamalarına dair tartışmaları artırdığına dikkat çekiyor. Altı aylık enflasyon oranlarının kamu çalışanları ve emeklilerin zam oranlarında belirleyici olduğu düşünüldüğünde, veri şeffaflığı meselesi yalnızca teknik değil, doğrudan gelir politikalarıyla ilgili bir başlık haline geliyor.

Gelinen noktada enflasyonun hız kesmesi değil, fiyat seviyesinin kalıcı biçimde yüksek seyretmesi belirleyici. Ücretler yıl başında belirlenirken fiyatlar her ay artmaya devam ediyor; ortaya çıkan fark ise özellikle asgari ücretliler ve emekliler açısından yapısal bir duraksamayı görünür kılıyor: Artış oranı düşse de hayat pahalılığı düşmüyor, kayıp büyüyor.


  • NHY / DİSK-AR