back to top
Ana Sayfa Haber Ekonomi Beş Yılda 15 Kat: Kırmızı Et Fiyatlarındaki Tırmanış Sofrayı Daraltıyor

Beş Yılda 15 Kat: Kırmızı Et Fiyatlarındaki Tırmanış Sofrayı Daraltıyor

Türkiye’de dana karkas fiyatı 2021’e göre yaklaşık 15 kat artarken asgari ücretlinin satın alabildiği et miktarı 73 kilodan 48 kiloya düştü; uzmanlara göre artış yalnızca maliyet değil, yanlış tarım politikaları, ithalata bağımlılık ve gelir dağılımındaki bozulmanın sonucu.

Ramazan ayı yaklaşırken gıda fiyatları yeniden gündemin üst sıralarına çıkarken, kırmızı et piyasasındaki sert yükseliş dikkat çekiyor. Deutsche Welle Türkçe servisinde gazeteci Pelin Ünker imzasıyla yayımlanan analiz, fiyat artışının hem üretim hem de alım gücü cephesinde derin bir kırılmaya işaret ettiğini ortaya koyuyor.

Fiyatlardaki Sıçrama Ve Alım Gücündeki Erozyon

Ulusal Kırmızı Et Konseyi verilerine göre 5 Şubat 2026 itibarıyla haftalık ortalama dana karkas kesim fiyatı 584,20 TL/kg, kuzu karkas fiyatı ise 565,44 TL/kg seviyesinde. Aynı kurumun verileri, dana karkas fiyatının 4 Şubat 2021’de 38,65 TL olduğunu gösteriyor. Bu, beş yılda yaklaşık 15 katlık artış anlamına geliyor. Kuzu karkasta artış yaklaşık 12 kat.

Son bir yılda üretici fiyatları danada yüzde 56, kuzuda yüzde 34 arttı. Ancak asıl çarpıcı tablo alım gücünde ortaya çıkıyor: 2021’de asgari ücretle yaklaşık 73 kilo dana eti alınabilirken 2026’da bu miktar 48 kiloya geriledi. Nominal ücret artışları, et fiyatlarındaki sıçramanın gerisinde kaldı.

Yapısal Kriz, İthalat Ve Tekelleşme

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez, DW Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede fiyat artışının üç temel nedene dayandığını belirtiyor: kalıcılaşan yüksek maliyet krizi, küçük ve orta ölçekli üreticinin sistem dışına itilmesi ve yoğun ithalatın yapısal hale gelmesi.

Suiçmez’e göre kırmızı et sektörünün giderek büyük işletmelerin kontrolüne geçmesi, piyasa gücünü birkaç aktörde yoğunlaştırıyor. Rekabet Kurumu müdahalelerine rağmen fiyat oynaklığının sürdüğünü ifade eden Suiçmez, 2025’te yaşanan şap hastalığının da arzı olumsuz etkilediğini vurguluyor.

Türkiye’de 2010’dan bu yana süren canlı hayvan ve et ithalatının fiyatları kalıcı biçimde düşürmediğini belirten Suiçmez, “Sürekli ithalat çözüm değil” diyor. Küresel fiyat belirsizliğinin arttığı bir ortamda ithalata dayalı dengeleme politikasının sürdürülebilir olmadığına dikkat çekiyor.

Küresel Baskı Ve Azalan Üretim

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2024’te toplam kırmızı et üretimi yüzde 11,7 azalarak 2 milyon 105 bin 895 tona düştü. Bu daralma, fiyat artışlarının yalnızca maliyet değil arz yönlü baskılarla da bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin 2025 değerlendirme raporuna göre küresel ölçekte sığır eti üretiminde sınırlı düşüş yaşanırken karkas fiyatları tarihi zirvelere ulaştı. Avrupa’da karkas sığır eti fiyatlarının bir yılda yüzde 25-30 artması, küresel maliyet baskısının boyutunu ortaya koyuyor.

Girdi Maliyetleri Ve Yem Krizi

TÜİK’in Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verileri, 2021-2024 arasında girdilerde üç haneli artışların görüldüğünü ortaya koyuyor. Özellikle yem fiyatları 2022’de yüzde 117,81 artarak rekor kırdı. Kasım 2025 itibarıyla hayvan yemi fiyatları yıllık yüzde 34,58, veteriner harcamaları yüzde 65,48 yükseldi.

Suiçmez’e göre yem maliyetleri toplam üretim giderlerinin yüzde 60-70’ini oluşturuyor ve yem hammaddelerinde ithalata bağımlılık maliyetleri kalıcı biçimde yukarı çekiyor. Çiğ süt referans fiyatı ile karkas kesim fiyatlarının üretici aleyhine baskılanması ise sektörde sürdürülebilirliği zayıflatıyor.

Tüketim Verileri Ve Erişim Sorunu

OECD 2025 verilerine göre Türkiye’de kişi başına toplam et tüketimi 16,75 Kilogram düzeyinde. OECD ortalaması 34,80 kilogram, ABD’de ise 45,34 kilogram. Türkiye, dana eti tüketiminde OECD ortalamasının altında kalırken toplam et tüketiminde Avrupa ve ABD’nin belirgin biçimde gerisinde.

Bu tablo, Türkiye’de kırmızı etin zaten sınırlı olan tüketiminin fiyat artışlarıyla daha da erişilemez hale geldiğini gösteriyor.

Ramazan Öncesi Yeni Artış Beklentisi

Suiçmez, her yıl Ramazan öncesinde artan talep ve spekülatif hareketlerin fiyatları yukarı ittiğini, bu yıl da yüksek enflasyon, arz açığı ve tedarik zincirindeki yoğunlaşma nedeniyle benzer bir eğilim beklendiğini söylüyor.

Son beş yılda yaklaşık 15 kat artan kırmızı et fiyatları, yalnızca maliyet krizi değil, aynı zamanda gelir dağılımı, üretim politikası ve piyasa yapısı sorunu olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre kalıcı çözüm, yerli üretimin güçlendirilmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve geniş kesimlerin alım gücünün artırılmasından geçiyor.


Kaynak: Deutsche Welle Türkçe, Pelin Ünker imzalı haber