CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, hakkında gözaltı kararı bulunduÄŸunu öğrenmesine raÄŸmen Türkiye’ye dönerek adli makamlara teslim olan Çankaya Belediye BaÅŸkanı Hüseyin Can Güner’in havalimanında gözaltına alınmasını “hukuki zorunluluktan çok siyasi gösteri” olarak nitelendirdi. Tanrıkulu, kaçma şüphesi bulunmayan bir belediye baÅŸkanının ifadeye çaÄŸrılmak yerine kameralar önünde gözaltına alınmasının, yargı sürecinden çok kamuoyu algısını yönetmeye dönük bir tercih olduÄŸunu savundu.
“Kaçmadı, Geldi Ve Gözaltına Alındı”
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Çankaya Belediye BaÅŸkanı Hüseyin Can Güner’in hakkında yürütülen soruÅŸturmayı öğrendikten sonra yurt dışından dönüş kararını deÄŸiÅŸtirmediÄŸini ve kendi iradesiyle Türkiye’ye geldiÄŸini hatırlattı.
Tanrıkulu, kaçma veya delil karartma şüphesi bulunmayan, dönüş saatini yetkililere bildiren ve soruşturmayla iş birliği yapacağını açıklayan seçilmiş bir belediye başkanının uçaktan iner inmez gözaltına alınmasının hukuki gerekçelerle açıklanamayacağını belirtti.
“İfadeye ÇaÄŸrılabilecek Bir İsim Neden Kameralar Önünde Gözaltına Alındı?”
Tanrıkulu, Ankara’nın merkezindeki Çankaya Belediyesi’nin baÅŸkanının savcılık tarafından ifadeye davet edilmesi halinde adliyeye gitmeyeceÄŸine iliÅŸkin hiçbir emare bulunmadığını ifade ederek, buna raÄŸmen havalimanında gerçekleÅŸtirilen gözaltı iÅŸleminin zorunlu bir adli tedbir olmaktan çok kamuoyuna verilmek istenen siyasi bir mesaj niteliÄŸi taşıdığını öne sürdü.
Operasyon görüntülerinin kameralar eşliğinde gerçekleştirilmesi ve bu görüntülerin kısa sürede iktidara yakın medya organlarında geniş biçimde servis edilmesi de soruşturmanın yürütülme biçimine ilişkin tartışmaları derinleştirdi. Muhalefet, bu yöntemin adli bir işlemin ötesine geçerek kamuoyunda suçluluk algısı oluşturmayı amaçlayan bir iletişim stratejisinin parçası olduğunu savunuyor.
Algı Yönetimi Tartışması Derinleşiyor
Tanrıkulu, “Amaç; Türkiye’nin en büyük belediyelerinden birinin seçilmiÅŸ baÅŸkanını itibarsızlaÅŸtırmak, yargıyı ve kolluÄŸu iktidarın siyasi gösterisinin bir parçası haline getirmektir” ifadelerini kullanarak, soruÅŸturmanın hukuki sınırların ötesinde siyasi bir iÅŸlev gördüğünü ileri sürdü.
Muhalefet çevreleri, son dönemde CHP’li belediyelere yönelik operasyonlarda benzer görüntülerin sistematik biçimde kamuoyuna servis edildiÄŸine dikkat çekiyor. Hukukçular ise ceza muhakemesinde esas olanın delillerin toplanması ve yargılamanın adil biçimde yürütülmesi olduÄŸunu, soruÅŸturma iÅŸlemlerinin kamuoyu önünde teÅŸhir niteliÄŸine dönüşmesinin ise masumiyet karinesi bakımından ciddi tartışmalar doÄŸurduÄŸunu vurguluyor.
Yargının Tarafsızlığı Yeniden Tartışma Konusu
Tanrıkulu açıklamasını, “Yargıyı siyasetin emrine verenler de, yetkilerini kötüye kullananlar da bağımsız ve tarafsız yargı önünde mutlaka hesap verecektir” sözleriyle tamamladı.
Çankaya Belediye BaÅŸkanı Hüseyin Can Güner’e yönelik gözaltı iÅŸlemi, yalnızca soruÅŸturmanın içeriÄŸini deÄŸil, operasyonların uygulanış biçimini de yeniden tartışmaya açtı. Muhalefet, ifadeye çaÄŸrılması halinde adliyeye gitmeye hazır olduÄŸunu açıklayan seçilmiÅŸ bir belediye baÅŸkanının kameralar önünde gözaltına alınmasını, hukuki bir zorunluluktan ziyade kamuoyunu etkilemeye dönük bir yöntem olarak deÄŸerlendirirken; soruÅŸturmaya iliÅŸkin resmi makamlar ise süreçle ilgili ayrıntılı bir gerekçe paylaÅŸmış deÄŸil.











