“Ne çok alçaktan uç, ne çok yüksekten!”, Daedalus*

Fırtınalara karşı ters kanat açan kır çiçeklerine  Çocukken bilerek kuşları öldürdüğüm oldu. Karnımızı mı doyuracaktık, hayır. Ufacık saka kuşu, bir de bitbidi diye bir kuş vardı, mini...

İnsan en çok kendine sığınır, kendini bekler

Ben ısrarla ‘bir gece ansızın gelebilirim diyeni’ bekledim. Sonsuzluk seremonilerinin samimiyetsiz olduğunu düğünlerde değil de, ayrılık duvarlarında, mahkemelerde gördüm. Janjanlı pop hayatlar var, rüyamda bana çikolata...

Deyimlere Sinmiş Karakterler

Dil, bir milletin hafızasıdır. Yüzyılların süzgecinden geçmiş, hayatın içinden damıtılmış her söz, geçmişten bugüne bir karakteri, bir durumu, bir gerçeği taşır. Deyimlerimiz, sadece kelimelerin...

Bir Ağaç Gibi Tek ve Hür

Hayatım boyunca o kadar çok ev değiştirdim ki atalarımın göçebe genlerini taşıdığıma inandım sonunda. Kimisinde hüzünlü anılar bırakmış olsam da tüm evlerimi benimsedim. Her...

Hoşçakal Gelecek…

Gelecek kavramı, bugün var olmayan ama daha sonra var olacağını düşündüğümüz bir zaman birimidir. Ben onu, kredi kartı gibi görme eğilimindeyim. Şöyle ki; aslında...

Her yerde üşümez insan

Gönül’e … Mektup. “Tut elimi” dedin, “koşalım”. Aralık 1972'den beri. Elli yıl. Koşuyoruz. Ne kavgalar ettik sevinçlerde. Ne sevinçler yaşadık kavgalarda. Kötü olmadık, hastalandık, iyileştik,...

YENİ EKLENENLER