Aziz İhsan Aktaş davasında esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını yapan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, yargılandıkları sürecin yalnızca hukuki değil, siyasi boyut taşıdığını savundu. Gözaltı ve tutuklama sürecinde masumiyet karinesinin sistematik biçimde ihlal edildiğini öne süren Akpolat, “Bugüne kadar hiçbir iktidar partisi mensubu bırakın tutuklanmayı, gözaltına bile alınmamıştır. Biz sadece Anayasa’nın öngördüğü eşitlik ilkesinin bize de uygulanmasını istedik” sözleriyle yargıda çifte standart eleştirisini dile getirdi.
Savunmanın Odağında Siyasi Müdahale İddiası
İş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen suç örgütüne ilişkin davanın karar duruşmasının 27’nci gününde savunmasını yapan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, yaklaşık 18 aydır tutuklu bulunduğunu hatırlatarak konuşmasına Nâzım Hikmet’in “Ben içeri düştüğümden beri Güneş’in etrafında on kere döndü Dünya” dizeleriyle başladı. Kendi tutukluluğunun ise “Dünya’nın bir buçuk turuna” ulaştığını söyleyen Akpolat, davanın hukuki olmaktan çok siyasi nitelik taşıdığını savundu.
Belediye başkanlığı yaptığı altı yıl boyunca Sayıştay ve mülkiye müfettişleri tarafından defalarca denetlendiğini, buna rağmen haklarında herhangi bir soruşturma konusu oluşturacak bulguya rastlanmadığını belirten Akpolat, buna karşın şafak operasyonuyla gözaltına alınmalarının hukuki gerekçelerle açıklanamayacağını ileri sürdü.
Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğini Savundu
Savunmasının önemli bölümünü soruşturma sürecindeki uygulamalara ayıran Akpolat, dosyada gizlilik kararı bulunmasına rağmen soruşturma belgelerinin ve itirafçı ifadelerinin belirli medya kuruluşlarına servis edildiğini öne sürdü. Daha iddianame hazırlanmadan kamuoyu önünde suçlu ilan edildiklerini söyleyen Akpolat, gözaltı görüntülerinin yayınlanması ve aile bireylerine yönelik haberlerin de masumiyet karinesini zedelediğini ifade etti.
Akpolat, özellikle bazı medya organlarında yer alan yüksek meblağlı para, mücevher ve aile bireylerine ilişkin haberlerin soruşturmanın henüz başlangıcında kamuoyunda peşin hüküm oluşturduğunu belirterek, yargı sürecinin medya üzerinden yönlendirilmeye çalışıldığını savundu.
“Eşitlik İlkesinin Bize De Uygulanmasını İstedik”
Savunmasının en dikkat çeken bölümünde yargı uygulamalarında siyasi ayrım yapıldığı iddiasını dile getiren Akpolat, Türkiye’de bugüne kadar iktidar partisi mensuplarının benzer soruşturma süreçlerinden geçirilmediğini öne sürdü.
“Bugüne kadar hiçbir iktidar partisi mensubu bırakın tutuklanmayı, gözaltına bile alınmamıştır ki zaten doğrusu da budur. Biz sadece Anayasa’dan kaynaklanan eşitlik ilkesinin bize de uygulanmasını istedik.”
Bu ifadelerle Akpolat, taleplerinin ayrıcalık değil, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan eşit muamele hakkının uygulanması olduğunu vurguladı.
Savunmada ayrıca soruşturma sürecinde eşinin iki kez gözaltına alındığını, aile bireylerinin de süreçten ağır biçimde etkilendiğini belirten Akpolat, kayınbiraderinin eşinin yaşadığı sağlık sorununun da bu operasyonların yarattığı psikolojik baskıyla bağlantılı olduğunu ifade etti.
İddianamenin Delilden Çok Beyanlara Dayandığını Öne Sürdü
Akpolat, dosyada somut maddi deliller yerine büyük ölçüde tanık ve etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlara dayanıldığını savundu. Savunmalar sırasında bu iddiaların hukuken çürütüldüğünü ileri süren Akpolat, buna rağmen esas hakkındaki mütalaada lehlerine olan delillerin dikkate alınmadığını söyledi.
Cumhuriyet savcılığının mütalaasının yalnızca suçlamaları esas aldığını, savunmalar ve dosya kapsamındaki çelişkilerin ise göz ardı edildiğini öne süren Akpolat, mahkemenin hüküm kurarken yalnızca iddia makamının değerlendirmeleriyle değil, dosyanın bütünüyle hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Belediye Yönetimine İlişkin Performansını Anlattı
Suçlamaların belediye başkanlığı dönemindeki uygulamalarla bağdaşmadığını belirten Akpolat, 2019 yılında göreve geldiklerinde Beşiktaş Belediyesi’ni bütçesinin yaklaşık yedi katı borçla devraldıklarını söyledi.
Pandemi ve ekonomik kriz koşullarına rağmen personel maaşlarının aksatılmadığını, sosyal yardım projelerinin genişletildiğini ve yeni kamusal hizmetlerin hayata geçirildiğini anlatan Akpolat, Halk Market, Halk Mağaza, aşevi hizmetleri ile yaşlılara yönelik sosyal destek programlarını örnek göstererek belediyecilik faaliyetlerinin kamu yararı temelinde yürütüldüğünü savundu.
Davanın Siyasi Niteliği Tartışılmaya Devam Ediyor
Aziz İhsan Aktaş soruşturması, muhalefet belediyelerine yönelik son dönemde yürütülen en kapsamlı yargı süreçlerinden biri olarak kamuoyundaki tartışmalarını sürdürüyor. Muhalefet temsilcileri soruşturmaların seçilmiş belediye yöneticilerini hedef alan siyasi operasyon niteliği taşıdığını savunurken, yargı makamları ise soruşturmanın tamamen ceza hukuku kapsamında yürütüldüğünü belirtiyor.
Rıza Akpolat’ın savunması da bu tartışmanın merkezindeki temel iddiayı yeniden gündeme taşıdı: Türkiye’de yargının siyasi etkilerden bağımsız işleyip işlemediği ve anayasal eşitlik ilkesinin tüm yurttaşlar açısından aynı biçimde uygulanıp uygulanmadığı.











