back to top
Ana Sayfa Haber Özgür Özel: “Siyasetin Gücü Taşınan Kalabalıklarda Değil, Örgütlü Halkta”

Özgür Özel: “Siyasetin Gücü Taşınan Kalabalıklarda Değil, Örgütlü Halkta”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’de katıldığı söyleşide yalnızca güncel siyasi tartışmalara değil, yeni partisinin siyaset anlayışına ilişkin dikkat çekici mesajlar verdi. Figüran tartışmasından parti finansmanına, kitlesel siyasetten örgütlenme modeline kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Özel, “Halk siyaset için bir dekor değildir” sözleriyle siyasetin meşruiyetinin ancak gerçek toplumsal katılımla kurulabileceğini savundu. Özel’in özellikle Cebelitarık Boğazı’nı geçen Tarık bin Ziyad örneğiyle yaptığı “geri dönüşsüz siyaset” vurgusu ve partinin finansmanını üyeler ile küçük bağışlara dayandıracaklarını açıklaması, söyleşinin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

“Halk Dekor Değil, Siyasetin Öznesidir”

Özgür Özel, son günlerde kamuoyunda geniş yankı uyandıran “figüran” tartışmasını değerlendirirken, tartışmanın odağını siyasi polemiklerden çok gazetecilik ve demokratik siyaset ilkelerine taşıdı.

BirGün Gazetesi’nin haberini “önemli bir gazetecilik başarısı” olarak nitelendiren Özel, siyasal organizasyonların şeffaflık ve gerçeklik ilkelerine uygun yürütülmesi gerektiğini belirtti.

“Halk siyaset için bir malzeme, bir dolgu malzemesi, bir dekor değildir” diyen Özel, demokratik siyasetin meşruiyetini kitlesel gösterilerden değil, halkın gerçek iradesinden aldığını ifade etti. Siyasetin temel görevinin ise halkın taleplerini görünür kılmak olduğunu söyledi.

Bu yaklaşım, son dönemde kamuoyunda tartışılan siyasal gösteriler, organize katılımlar ve temsil tartışmalarına yönelik doğrudan bir siyasal çerçeve sunması bakımından dikkat çekti.

Cebelitarık Örneğiyle “Geri Dönüşsüz Siyaset” Mesajı

Söyleşinin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Özgür Özel’in, YENİ Parti’nin kuruluş sürecini anlatırken verdiği tarihsel örnek oldu.

Tarık bin Ziyad’ın Cebelitarık Boğazı’nı geçtikten sonra askerlerine geri dönüş ihtimalini ortadan kaldırmak için gemileri yaktırdığı rivayetini hatırlatan Özel, yeni partinin kuruluşunu da benzer bir kararlılıkla tanımladı.

“Gemileri yakmadan ve kazanmaya mecbur olmadan siyasette yol yürünmez” diyen Özel, YENİ Parti’nin geçmişe dönme ihtimali üzerine kurulmadığını, bütün stratejisini gelecekte iktidar hedefi üzerine inşa ettiğini söyledi.

Bu benzetme, yalnızca siyasi bir metafor olmanın ötesinde, YENİ Parti’nin kuruluşunu geçici bir ayrışma değil, geri dönüşü olmayan yeni bir siyasal hat olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

Üye Aidatları Ve Küçük Bağış Modeli Öne Çıkıyor

Özgür Özel’in söyleşide üzerinde durduğu en önemli başlıklardan biri de partinin mali yapısı oldu.

Henüz resmi hesapların tamamlanmadığını belirten Özel, bağış kampanyasının birkaç gün içinde yalnızca partinin resmi internet sitesi ve kendi doğrulanmış hesapları üzerinden duyurulacağını açıkladı.

Bu süreçte vatandaşları olası dolandırıcılık girişimlerine karşı uyaran Özel, partinin finansmanında şeffaflığı esas alacaklarını ifade etti.

Açıklamalar, YENİ Parti’nin ekonomik sürdürülebilirliğini büyük sermaye ya da kapalı finansman kanalları yerine, üyelerin aidatları ve küçük ölçekli bireysel bağışlar üzerine kurmayı hedeflediğine işaret ediyor.

Siyasal finansman açısından bu model, üyelik temelli örgütlenmeyi güçlendiren ve parti ile tabanı arasındaki doğrudan bağı pekiştirmeyi amaçlayan bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Özellikle Avrupa’daki birçok sosyal demokrat ve yeşil partide uygulanan küçük bağış ve yaygın üyelik modeliyle benzerlik taşıyan bu yaklaşım, Türkiye’deki parti finansmanı tartışmalarına da yeni bir boyut kazandırabilir.

Örgütlü Katılımı Esas Alan Bir Siyaset Arayışı

Özel’in söyleşisinde öne çıkan ortak tema, siyasetin merkezine örgütlü toplumsal katılımı yerleştirme iddiası oldu.

Yeni partinin yalnızca seçim kazanmayı hedefleyen bir yapı olmayacağını söyleyen Özel, ekonomiden işsizliğe, KOBİ’lerden gençlerin sorunlarına kadar gündelik yaşamın temel meselelerini önceleyen bir siyaset izleyeceklerini ifade etti.

Parti örgütlenmesinin yukarıdan aşağıya değil, toplumla birlikte şekilleneceğini savunan Özel, kurultay sürecini de üyelerin ve yurttaşların katılımıyla yürütmeyi planladıklarını belirtti.

Bu yaklaşım, söyleşide sıkça vurgulanan “halkla birlikte siyaset” anlayışının yalnızca bir söylem değil, örgütlenme modeli ve mali yapı üzerinden de somutlaştırılmaya çalışıldığını gösteriyor.

Ancak bu hedeflerin nasıl hayata geçirileceği, üyelik sistemi, bağış mekanizmaları ve parti içi demokratik süreçlerin uygulamadaki işleyişiyle birlikte daha net biçimde değerlendirilebilecek.