Sendika iÅŸkolu istatistiklerinin açıklanmasının beklendiÄŸi süreçte, iÅŸkolu barajı uygulaması yeniden tartışma konusu oldu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın istatistikleri hangi yöntemle açıklayacağı merak edilirken, uzmanlar iÅŸkolu barajının sendika seçme özgürlüğünü sınırladığını, uluslararası çalışma normlarıyla çeliÅŸtiÄŸini ve siyasal müdahaleye açık bir mekanizma yarattığını belirterek uygulamanın kaldırılması çaÄŸrısını yineliyor.
Aziz Çelik’ten Bakanlığa Hukuk Uyarısı
Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, Temmuz 2026 sendika iÅŸkolu istatistiklerinin açıklanması öncesinde yaptığı deÄŸerlendirmede, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın geçmiÅŸ yıllarda olduÄŸu gibi hukuka aykırı yöntemlerle bazı sendikaları iÅŸkolu barajının altında bırakıp bırakmayacağının yakından izleneceÄŸini ifade etti.
Çelik, iÅŸkolu barajı sisteminin günümüz sendikal hak anlayışıyla baÄŸdaÅŸmadığını belirterek, bu uygulamanın yalnızca teknik bir istatistik meselesi olmadığını; sendikal örgütlenme özgürlüğünü doÄŸrudan etkileyen yapısal bir sorun olduÄŸunu vurguladı. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “İşkolu barajı kaldırılmalıdır” çaÄŸrısını yineleyen Çelik, mevcut sistemin sendikalar arasında eÅŸit rekabeti engellediÄŸini savundu.
İşkolu Barajı Neden Tartışılıyor?
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş SözleÅŸmesi Kanunu uyarınca bir sendikanın toplu iÅŸ sözleÅŸmesi yapabilmesi için yalnızca iÅŸyerinde çoÄŸunluÄŸu saÄŸlaması yeterli olmuyor. Aynı zamanda faaliyet gösterdiÄŸi iÅŸkolunda Bakanlık tarafından açıklanan istatistiklere göre belirli bir üye oranını aÅŸması gerekiyor. Bu “iÅŸkolu barajı”, özellikle bağımsız ve yeni örgütlenen sendikaların toplu pazarlık hakkına ulaÅŸmasını güçleÅŸtiren en önemli yasal engellerden biri olarak deÄŸerlendiriliyor.
Uzmanlar, sendika üyelik verilerinin hazırlanması ve açıklanması sürecinin tamamen idarenin kontrolünde olmasının da ayrı bir tartışma yarattığına dikkat çekiyor. İşkolu istatistiklerine ilişkin geçmiş yıllarda açılan davalar ve yargı kararları, sendikal çevrelerde verilerin şeffaflığı ve hukuka uygunluğu konusundaki tartışmaları sürekli gündemde tutuyor.
Uluslararası Normlarla Çelişen Bir Düzenleme
İşkolu barajı uzun süredir uluslararası sendikal kuruluşlar ve çalışma hukuku uzmanlarının da eleştirdiği uygulamalar arasında yer alıyor. Başta Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) olmak üzere çeşitli uluslararası denetim mekanizmaları, toplu pazarlık hakkına getirilen aşırı temsil koşullarının örgütlenme özgürlüğünü sınırlandırabileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Avrupa Sosyal Åžartı’nın güvence altına aldığı sendikal haklar ile ILO’nun 87 ve 98 sayılı sözleÅŸmeleri, işçilerin özgürce sendika kurma ve seçme hakkını temel bir çalışma hakkı olarak tanımlıyor. Çalışma hukuku uzmanları ise iÅŸkolu barajının bu hakkı fiilen sınırlandırdığı ve sendikal çoÄŸulculuÄŸu zayıflattığı görüşünde birleÅŸiyor.
Eleştirilerin Odağında Siyasal Müdahale Riski Var
İşkolu barajına yönelik eleştiriler yalnızca yüksek temsil oranıyla sınırlı değil. Akademisyenler ve sendikalar, işkolu istatistiklerinin hazırlanması ve açıklanmasının yürütme organının yetkisinde olmasının, sendikal yaşam üzerinde siyasi etki oluşturabilecek bir araç haline gelebildiğine dikkat çekiyor.
Bu nedenle birçok çalışma ekonomisi uzmanı, sendikal yetkinin yalnızca iÅŸyerindeki gerçek çalışan iradesiyle belirlenmesini, iÅŸkolu barajının ise tamamen kaldırılmasını savunuyor. Böyle bir düzenlemenin hem örgütlenme özgürlüğünü güçlendireceÄŸi hem de Türkiye’nin uluslararası çalışma standartlarına uyumunu artıracağı belirtiliyor.
İşkolu istatistiklerinin açıklanması öncesinde yeniden yükselen tartışma, yalnızca sendikaların geleceÄŸini deÄŸil, Türkiye’de çalışma yaÅŸamının demokratikleÅŸmesi ve toplu pazarlık hakkının evrensel normlara uygun biçimde güvence altına alınıp alınmayacağını da yeniden gündeme taşıyor.
- Süleymancılar: Bir Cemaatten Daha Fazlası: Eğitimden Sermayeye, Siyasetten Devlete Uzanan Kapalı Ağ - 14 Ağustos 2026
- Voltaire Silivri’de Olsaydı: Fanatizmin Mahkemesinden Mizahın Tutuklandığı Ülkeye - 14 Ağustos 2026
- Madencinin Maaşını Ödeyemeyen Şirket Madeni Güvenli Tutabiliyor mu? - 13 Ağustos 2026

















