OHAL KHK’larıyla ihraç edilen Barış Akademisyenlerinin hukuk mücadelesi onuncu yılına girerken, paylaşılan güncel veriler adalet mekanizmasının yavaÅŸlığını çarpıcı biçimde ortaya koydu. 406 akademisyenden yalnızca 15’i kesinleÅŸmiÅŸ yargı kararıyla görevine dönebilirken, yüzlerce dosya hâlâ mahkeme koridorlarında bekliyor. Akademisyen M. Hakan Koçak’ın “Mahkeme labirentlerinde 10 yıldır dolaÅŸan unutulmuÅŸ insanlar” sözleri, yalnızca bireysel bir serzeniÅŸi deÄŸil, Türkiye’nin en uzun süren hukuki hesaplaÅŸmalarından birini özetliyor.
On Yılda Sadece 15 Kesin İade
2016-2018 yılları arasında yayımlanan 10 OHAL KHK’siyle kamu görevinden ihraç edilen 406 Barış Akademisyenine iliÅŸkin güncel dava tablosu, sürecin geldiÄŸi noktayı gözler önüne seriyor.
Paylaşılan verilere göre OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu 385 başvuruyu reddetti. İdare mahkemelerinde 189 ret, 173 kabul kararı verilirken, Bölge İdare Mahkemelerinde 120 dosya davacı aleyhine, 139 dosya ise davacı lehine sonuçlandı. Buna karşın 103 dosyada hâlâ karar verilmedi.
Danıştay 5. Dairesi aÅŸamasında yalnızca 15 dosyada akademisyenler lehine onama kararı çıktı ve görevlerine dönüş kesinleÅŸti. Buna karşılık 213 dosya Danıştay’da hâlâ sonuç bekliyor. Dört baÅŸvuru Anayasa Mahkemesi’nde, dört dosya ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nda bulunuyor.
“Döndün DeÄŸil Mi Hocam?” Sorusunun Ardındaki Gerçek
Ankara Üniversitesi öğretim üyesi M. Hakan Koçak, paylaÅŸtığı notta kamuoyunda sıkça dile getirilen “Döndün deÄŸil mi hocam, bitti o iÅŸler” algısının gerçek tabloyu yansıtmadığını vurguladı.
Koçak, “10 yıl sonunda Barış İmzacılarından kesin iÅŸe iade olan sayısı yalnızca 15. 385 kiÅŸide 15. Geri kalanında ÅŸimdilik dönenler var ama durumları kesinleÅŸmiÅŸ deÄŸil. Bizim gibi Godot’yu bekleyenler var” ifadelerini kullanarak yüzlerce akademisyenin belirsizlik içinde yaÅŸamaya devam ettiÄŸini dile getirdi.
“Mahkeme labirentlerinde 10 yıldır dolaÅŸan 400’e yakın haysiyetli ve unutulmuÅŸ insan” ifadesi ise yalnızca bireysel maÄŸduriyetleri deÄŸil, hukuk sisteminin uzun süren iÅŸleyiÅŸini de eleÅŸtiren güçlü bir tespit olarak öne çıkıyor.
Bitmeyen Hukuki Süreç Ve Sessizlik
2016 yılında yayımlanan “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisini imzalayan akademisyenler hakkında baÅŸlatılan idari ve cezai süreçler, Türkiye’nin akademik özgürlükler alanındaki en önemli tartışma baÅŸlıklarından biri oldu.
Anayasa Mahkemesi’nin 2019 yılında ifade özgürlüğü ihlali kararı vermesine raÄŸmen, OHAL KHK’larıyla yapılan ihraçlara iliÅŸkin idari davaların önemli bölümü hâlâ tamamlanabilmiÅŸ deÄŸil. Birçok akademisyen farklı üniversitelerde çalışma imkânı bulsa da kamu görevine dönüşleri kesinleÅŸmeyen yüzlerce dosya yargı mercilerinde beklemeye devam ediyor.
Koçak’ın dikkat çektiÄŸi bir diÄŸer nokta ise geçen on yıl boyunca Barış Akademisyenlerine iliÅŸkin kapsamlı bir yasal düzenleme hazırlanmadığı yönündeki eleÅŸtiri oldu. Uzayan yargı süreçleri, yalnızca mesleki hak kayıplarını deÄŸil, akademik üretim, ekonomik güvence ve kiÅŸisel yaÅŸam üzerinde de kalıcı etkiler yaratıyor.
Adaletin Gecikmesi De Bir Sonuçtur
Paylaşılan tablo, yalnızca rakamlardan oluşmuyor. On yıl boyunca sonuçlanmayan yüzlerce dosya, kamu görevinden uzaklaştırılmış akademisyenler için belirsizlik içinde geçen bir hayatı temsil ediyor. Kesinleşmiş işe iade kararlarının sadece 15 kişiyle sınırlı kalması, OHAL döneminin hukuki mirasının hâlâ kapanmadığını gösteriyor.
Barış Akademisyenleri dosyası, bugün yalnızca geçmiÅŸ bir ihraç sürecinin deÄŸil; ifade özgürlüğü, akademik özerklik ve makul sürede yargılanma hakkı bakımından Türkiye’nin çözülmeyi bekleyen temel hukuk meselelerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.
Kaynaklar: M. Hakan Koçak’ın sosyal medya paylaşımı ve paylaşımı
- On Yıllık Hukuk Labirentinde 406 Akademisyenden Yalnızca 15’i Kesin Olarak Görevine Dönebildi - 23 Haziran 2026
- Madımak: Bir Ülkenin Külleri - 22 Haziran 2026
- DemirtaÅŸ İçeride, PiÅŸmanlık Yok: O Zaman “Arınma” Kimin İçin? - 19 Haziran 2026










