EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, TBMM gündemindeki torba yasa tekliflerinin emekçilerin kronik sorunlarına çözüm üretmediÄŸini, buna karşılık kamu kaynaklarını sermayeye aktaran yeni teÅŸvik mekanizmalarını geniÅŸlettiÄŸini savundu. Karaca’ya göre teklif, iÅŸsizlik fonundan üniversitelere, PTT’den özel okullara kadar birçok alanda emek aleyhine, sermaye lehine yeni bir yönelimin yasal zeminini oluÅŸturuyor.
“Torba Yasalar” Emek DeÄŸil Sermaye İçin Mi?
TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Meclis’te görüşülen torba yasa tekliflerini sert sözlerle eleÅŸtirdi. Karaca, iktidarın çalışma temposunun işçilerin, emeklilerin, öğretmenlerin ya da kamu çalışanlarının sorunlarını çözmek için deÄŸil, patronlara yeni teÅŸvikler ve kaynak aktarmak için devreye girdiÄŸini öne sürdü.
“Torba torba, çuval çuval yasa hazırlanıyor” diyen Karaca, düzenlemelerin ortak özelliÄŸinin sermayeye yeni ayrıcalıklar tanırken emek kesiminin taleplerini görmezden gelmesi olduÄŸunu söyledi.
İşsizlik Fonu Ve Patron Teşvikleri Tartışması
Karaca’nın en dikkat çekici eleÅŸtirilerinden biri, İşsizlik Sigortası Fonu’nun kullanımına yönelik oldu. Fonun iÅŸsiz kalan çalışanlara gelir güvencesi saÄŸlamak amacıyla oluÅŸturulduÄŸunu hatırlatan Karaca, buna raÄŸmen kaynağın önemli bölümünün yıllardır iÅŸveren teÅŸvikleri için kullanıldığını savundu.
Karaca’nın paylaÅŸtığı verilere göre, 2024 yılında fon harcamalarının yalnızca yüzde 24’ü, 2025 yılında ise yüzde 31’i doÄŸrudan iÅŸsizlere ayrıldı. Bu tabloyu “fonun asli amacından uzaklaÅŸtırılması” olarak deÄŸerlendiren Karaca, yeni düzenlemeyle imalat sanayisi ve turizm sektörüne yönelik desteklerin de kamu kaynaklarının sermaye lehine kullanılmasının devamı niteliÄŸinde olduÄŸunu ifade etti.
Turizm sektöründe ağır çalışma koşullarına dikkat çeken Karaca, uzun çalışma saatleri ve güvencesiz istihdamın sürdüğü bir alanda işverenlerin sigorta primlerinin kamu tarafından karşılanmasının sosyal adalet açısından sorgulanması gerektiğini belirtti.
Öğretmenler, Akademisyenler Ve PTT Çalışanları Düzenlemenin Dışında
Karaca, torba yasa teklifinin yalnızca ekonomik teşviklerle sınırlı olmadığını, çalışma yaşamının birçok alanında hak kayıplarını derinleştirecek hükümler içerdiğini savundu.
Özel okul öğretmenlerinin taban maaş, güvenceli çalışma, eşit özlük hakları ve sendikal örgütlenme taleplerinin yine düzenleme dışında bırakıldığını belirten Karaca, atama bekleyen öğretmenlerin mülakat mağduriyetine ilişkin de herhangi bir adım atılmadığını söyledi.
Yükseköğretim Kanunu’nda öngörülen deÄŸiÅŸiklikleri de eleÅŸtiren Karaca, teklifin üniversitelerde bilimsel üretimi kamusal yarardan çok ÅŸirketlerin kullanımına açacağını ileri sürdü. Akademik özgürlük, üniversite özerkliÄŸi ve iÅŸ güvencesine iliÅŸkin hiçbir düzenlemenin yer almadığını ifade eden Karaca, güvenlik soruÅŸturmasının akademik kadro atamalarında belirleyici hale getirilmesini de eleÅŸtirdi.
PTT’ye iliÅŸkin düzenlemenin ise kurumdaki güvenceli istihdam modelini tasfiye edeceÄŸini savunan Karaca, iÅŸe alımdan terfiye kadar birçok sürecin yönetim takdirine bırakılmasının çalışan haklarını zayıflatacağını dile getirdi.
“Emeklilere Kemer, Sermayeye Kaynak” EleÅŸtirisi
Karaca, emeklilere yönelik düzenlemeleri de torba yasanın temel yaklaşımının bir göstergesi olarak deÄŸerlendirdi. Emeklilere yapılan artışların yaÅŸam maliyetlerini karşılamaktan uzak olduÄŸunu belirten Karaca, DİSK-AR verilerine göre çalışan emeklilerin oranının yüzde 70’e yaklaÅŸtığını hatırlattı.
İktidarın imalat sanayisine yönelik yaklaşık 1 trilyon liralık kredi desteÄŸini anımsatan Karaca, kamu kaynaklarının dağıtımındaki önceliÄŸin sermaye lehine ÅŸekillendiÄŸini savunarak, “Patronlara milyarlar ayrılırken emeklilere birkaç liralık artışın hesabı yapılıyor” ifadelerini kullandı.
Karaca, torba yasa tekliflerinin ortak yönünün çalışma yaÅŸamında güvenceli istihdamı, sendikal hakları ve kamusal hizmetleri güçlendirmek yerine iÅŸveren desteklerini geniÅŸletmesi olduÄŸunu öne sürerek, “İşsizlik Fonu işçilerindir; kamu kaynakları patron teÅŸviklerine deÄŸil kamusal hizmetlere ayrılmalıdır” çaÄŸrısında bulundu.











