back to top
Ana Sayfa Haber Ekonomi Türkiye’de işçilerin durumu: Kötü çalışma koÅŸulları, düşük ücretler ve sendikal hak ihlalleri

Türkiye’de işçilerin durumu: Kötü çalışma koÅŸulları, düşük ücretler ve sendikal hak ihlalleri

Türkiye, işçiler için karnesi en kötü olan ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye’de işçiler uzun çalışma saatleri ve düşük ücretlerle karşı karşıya. Uluslararası kuruluÅŸların raporlarına yansıyan verilere göre, kötü çalışma koÅŸullarında Türkiye’nin karnesi oldukça kötü.

Türkiye, düşük ücretler, sendikal hakların engellenmesi ve yüksek mesai gibi sorunlar nedeniyle çalışan hakları konusunda karnesi en kötü olan ülkelerden biri. Türkiye, uzun çalışma saatlerinde OECD ülkeleri arasında birinci olurken Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun endeksine göre 2023’te çalışanlar için en kötü 10 ülke arasında yer alıyor. Ayrıca Türkiye, 26 Avrupa ülkesi arasında en düşük asgari ücrete sahip 4 ülkeden biri.

Bu yazıda, Türkiye’de işçilerin karşılaÅŸtığı sorunları ve uluslararası kuruluÅŸların raporlarını inceleyeceÄŸiz.

Çalışanlar için en kötü 10 ülkeden biri

167 ülkedeki sendikaları temsil eden Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu, 2023’te çalışanlar için en kötü 10 ülkeyi, Bangladeş, Belarus, Ekvador, Mısır, Eswatini, Guatemala, Myanmar, Tunus, Filipinler ve Türkiye olarak sıralamıştı.

Bu sıralama, çalışanların haklarına saygı gösterilmesi, sendika kurma ve katılma özgürlüğü, toplu pazarlık hakkı, grev hakkı ve ayrımcılıkla mücadele gibi kriterlere göre yapıldı.

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun raporuna göre Türkiye; Burundi, Haiti, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte çalışanları sendika kurma veya sendikaya katılma hakkından mahrum bırakan ülkeler arasında yer aldı. Türkiye ayrıca Myanmar, Hong Kong, Dominik Cumhuriyeti, Hindistan gibi ülkelerle birlikte önde gelen sendika liderlerini hedef alan ve cezai yaptırımlar uygulayan ülkeler arasında sayıldı.

Türkiye’de sendikal örgütlenme oranı da oldukça düşük. Türk-İş’in verilerine göre 2020 yılında Türkiye’de toplam 14 milyon 600 bin işçiden sadece 1 milyon 600 bininin sendikalı olduÄŸu belirtildi. Bu da sendikal örgütlenme oranının yüzde 11 olduÄŸunu gösteriyor.

Uzun çalışma saatlerinde birinci

Ayrıca OECD’nin son olarak 2020’de paylaştığı verilere göre Türkiye, uzun çalışma saatlerinde birinci. Türkiye’de 60 saatten fazla çalışanların yüzde 15,1 olurken ülke 38 ülke içinde ilk sırada yer aldı.

OECD ortalamasına göre, 38 ülkede 60 saatten fazla çalışanların ortalama oranı yüzde 4,4. 60 saat çalışan işçinin haftada bir gün izin yaptığında dahi günde en az 10 saat çalışılması gerekiyor.

Uzun çalışma saatleri işçilerin sağlığını ve yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Uzun süreli çalışmanın stres, yorgunluk, uyku bozuklukları, depresyon, kalp hastalıkları, diyabet ve kanser gibi hastalıklara yol açtığı biliniyor.

Asgari ücrette son sıralarda 

AKP iktidarı döneminde Türkiye, ücretler konusunda da geriye gitti. Türkiye, 26 Avrupa ülkesi arasında en düşük asgari ücrete sahip 4 ülkeden biri. Türkiye’de 2021 yılında asgari ücret net 2 bin 825 lira olarak belirlendi. Bu rakam, Avrupa’da sadece Bulgaristan, Romanya ve Litvanya’dan daha düşük.

Asgari ücretin satın alma gücüne göre sıralamada da Türkiye son sıralarda yer alıyor. Eurostat’ın verilerine göre Türkiye’de asgari ücretin satın alma gücü paritesi 2020 yılında 7,8 iken bu rakam Avrupa BirliÄŸi ortalamasında 11,9 olarak gerçekleÅŸti.

Asgari ücretin yoksulluk sınırının altında kalması, işçilerin geçim sıkıntısı çekmesine neden oluyor. Türk-İş’in araÅŸtırmasına göre 2021 yılında dört kiÅŸilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 930 lira, yoksulluk sınırı ise 9 bin 571 lira olarak hesaplandı. Bu da asgari ücretli bir işçinin açlık sınırının altında kaldığını ve yoksulluk sınırına yaklaÅŸamadığını gösteriyor.

Türkiye’de işçiler, kötü çalışma koÅŸulları, düşük ücretler ve sendikal hak ihlalleriyle karşı karşıya. Uluslararası kuruluÅŸların raporlarına göre Türkiye, işçiler için karnesi en kötü olan ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye’de işçilerin haklarını savunacak ve mücadele edecek güçlü bir sendikal harekete ihtiyaç var.

NHY/ Sözcü