back to top
Ana Sayfa Haber Bir İmza Kampanyasına Mahkeme Duvarı

Bir İmza Kampanyasına Mahkeme Duvarı

Türkiye Komünist Hareketi’nin Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’ne karşı başlattığı “NATO’ya Hayır” imza kampanyasının internet sitesi Amasya Sulh Ceza Mahkemesi kararıyla erişime engellendi. Karar, yalnızca dijital bir platformun kapatılması değil, siyasi ifade özgürlüğü ve muhalefet hakkına ilişkin yeni bir sansür tartışmasını da beraberinde getirdi.

Muhalefetin Dijital Alanına Müdahale

Türkiye Komünist Hareketi (TKH), “Ankara’da NATO Zirvesi toplanmasını istemiyorum” çağrısıyla yürüttüğü imza kampanyasının yer aldığı natoyahayir.tkh.org.tr adresinin Amasya Sulh Ceza Mahkemesi kararıyla erişime kapatıldığını duyurdu. Parti, karara ilişkin kendilerine herhangi bir resmi tebligat yapılmadığını açıkladı.

TKH Genel Merkezi, yaptığı açıklamada, “NATO’ya hayır demenin mahkeme kararıyla suç sayılması ibretlik bir karardır” ifadelerini kullanarak, erişim engelini siyasi faaliyetlerin yargı yoluyla sınırlandırılması olarak değerlendirdi.

İfade Özgürlüğü Tartışması Büyüyor

Karar, Türkiye’de son yıllarda artan internet erişim engelleri ve dijital sansür uygulamalarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Hukukçular ve ifade özgürlüğü savunucuları, siyasi görüş açıklama ve barışçıl kampanya yürütme hakkının demokratik toplumların temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekerken, bir siyasi partinin kampanya sitesine yönelik erişim yasağının çoğulcu siyasal yaşam açısından kaygı verici bir örnek oluşturduğunu belirtiyor.

Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde alınan karar, Türkiye’de güvenlik politikaları ile temel hak ve özgürlükler arasındaki denge tartışmalarını da yeniden görünür hale getirdi.

Bilim İnsanlarından Kızıl Geyik Avına Tepki

Bursa Veteriner Hekimler Odası ise Tarım ve Orman Bakanlığı’nın İnegöl Devlet Avlağı’nda kızıl geyik için av kotası açma kararına bilimsel gerekçelerle itiraz etti.

“Önce Bilimsel Veri, Sonra Karar” Çağrısı

Oda Başkanı Melike Baysal, kızıl geyiklerin Türkiye’de korunması gereken türler arasında yer aldığını hatırlatarak, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün temel görevlerinden birinin bu türleri korumak ve çoğaltmak olduğunu vurguladı.

Baysal, üretim istasyonlarında çoğaltılan bireylerin ava açılmasının koruma politikalarıyla çeliştiğini belirterek, Bursa’daki kızıl geyik popülasyonuna ilişkin son beş yıla ait envanter raporlarının, av kotası belirleme kriterlerinin ve bilimsel değerlendirmelerin kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Uzmanlar, yaban hayatı yönetiminde uluslararası uygulamaların şeffaf bilimsel verilere dayandığını hatırlatırken, koruma altındaki türler için alınan kararların kamuoyuna açık ve denetlenebilir olması gerektiğine dikkat çekiyor.