back to top
Ana Sayfa Ekonomi Emek Ankara’da Bir Haftada Dört İşçi Ölümü: “Kaza” Değil, Önlenebilir İş Cinayetleri

Ankara’da Bir Haftada Dört İşçi Ölümü: “Kaza” Değil, Önlenebilir İş Cinayetleri

Ankara’da son bir haftada dördü de görev başındayken araç çarpması sonucu hayatını kaybeden belediye işçileri, iş güvenliği önlemlerindeki sistematik ihmalin ve denetimsizliğin ölümcül sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdi.

Ölümler Aynı Nedende Yoğunlaştı: Çalışma Alanında Korumasızlık

Ankara’da belediyelere bağlı birimlerde çalışan dört işçi, yalnızca bir hafta içinde benzer koşullarda yaşamını yitirdi. 23 Nisan’da gece vardiyasında çalışan Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) işçisi Akif Tunç, yolda çalışma yaptığı sırada bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti. 1 Mayıs’ta ise Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) işçileri Kadir Ortataş ve Bayram Demirhan, bir kamyonetin kontrolden çıkarak geri kayması sonucu yaşamını yitirdi. Aynı gün Çankaya Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde çalışan Aslan Bülbül de çöp toplama sırasında bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti.

“Trafik Kazası” Değil, Önlenebilir İş Cinayetleri

Resmî açıklamalarda bu ölümler “trafik kazası” olarak kayda geçse de, olayların tamamının mesai saatleri içinde ve işin doğası gereği gerçekleşmiş olması, bu vakaları iş cinayeti kategorisine taşıyor. Uzmanlara göre, yol kenarında ve trafikte yürütülen belediye hizmetlerinde gerekli iş güvenliği protokollerinin uygulanmaması, bu ölümleri kaçınılmaz değil önlenebilir kılıyor. Uyarı levhalarının eksikliği, yeterli aydınlatmanın sağlanmaması, trafik akışını düzenleyecek ekipman ve personel yetersizliği gibi ihmaller, işçileri doğrudan risk altında bırakıyor.

Yapısal İhmal Ve Denetim Eksikliği Derinleşiyor

Belediye emekçilerinin uzun süredir dile getirdiği güvenlik taleplerine rağmen, sahada somut iyileştirmelerin yapılmadığı görülüyor. İş makinelerinin bakım ve modernizasyon eksiklikleri, koruyucu ekipman yetersizliği ve çalışma alanlarının güvenli hale getirilmemesi, benzer ölümlerin süreklilik kazanmasına neden oluyor. Öte yandan, bu tür vakalarda iş güvenliği ihmali üzerinden etkili soruşturmaların yürütülmemesi ve cezai yaptırımların sınırlı kalması, yapısal sorunu daha da derinleştiriyor.

İşçiler Güvence Ve Yaşam Hakkı Talep Ediyor

Art arda yaşanan ölümler, belediye çalışanları arasında ciddi bir tedirginlik yaratırken, işçiler güvenli çalışma koşulları sağlanmadan işbaşı yapılmaması gerektiğini vurguluyor. Düşük ücretler ve artan yaşam maliyetleriyle mücadele eden emekçiler, artık yalnızca geçim değil, doğrudan yaşam hakkı için de mücadele etmek zorunda bırakılıyor. Sendikal çevreler ve iş güvenliği uzmanları, işçilerin tehlike gördükleri durumlarda çalışmaktan kaçınma haklarını kullanmalarının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.


  • TB / İSİG Meclisi