Bursa’nın Yenişehir ilçesinde bir maden tesisine ait atık barajının hasar görmesiyle tehlikeli atıklar çevreye yayılırken, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası yaşananları yanlış madencilik politikaları ve işlevini yitiren ÇED süreçlerinin sonucu olarak niteledi; yetkili kurumların sessizliği ise kaygıları artırdı.
Atık Barajında Hasar, Çevresel Risk Büyüyor
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 27 Ocak’ta Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir maden tesisine ait yaklaşık 4 milyon metreküp kapasiteli atık barajının hasar gördüğünü ve tehlikeli atıkların çevreye yayıldığını açıkladı. Oda, olayın yalnızca teknik bir kaza değil, Türkiye’de uzun süredir uygulanan madencilik politikalarının ve denetimsizliğin yarattığı yapısal bir çevre sorunu olduğunu vurguladı.
Açıklamada, olayın üzerinden bir gün geçmesine rağmen ne Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ne de valiliğin kamuoyunu bilgiliren şeffaf bir açıklama yapmamasına dikkat çekildi. Bu sessizliğin, riskin boyutuna ilişkin belirsizliği derinleştirdiği ifade edildi.
ÇED Süreçleri Koruma Aracı Olmaktan Çıktı
Jeoloji Mühendisleri Odası’na göre, yaşanan çevresel hasarın temelinde Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sisteminin asli amacından sapması yatıyor. Oda, ÇED raporlarının çevreyi ve ekosistemi korumak yerine yatırımcının önünü açan formal belgelere dönüştüğünü savundu.
Kirazlıyayla’daki maden işletmesi için 2019 yılında “ÇED olumlu” kararı verildiği, tesisin kapasite artışı ve ikinci bir atık barajı için yeni bir ÇED sürecinin başlatıldığı hatırlatıldı. Mevcut atık barajının kapasitesinin üzerinde yüklenmesi sonucu hasarın meydana geldiği, bunun ise süren ÇED işlemleri tamamlanmadan gerçekleştiği belirtildi.
Bilimsellikten Uzak Raporlar, Sahte İmzalar
Oda tarafından son aylarda incelenen çok sayıda ÇED raporunda ciddi teknik ve hukuki eksiklikler tespit edildiği açıklandı. Jeolojik, jeoteknik, hidrojeolojik ve afet risklerine dair analizlerin yetersiz olduğu; 1/1000 ölçekli ayrıntılı veriler yerine yüzeysel ve genellenmiş haritaların kullanıldığı ifade edildi.
Bazı raporların “kopyala-yapıştır” yöntemiyle hazırlandığı, jeoloji mühendislerinin sürece fiilen katılmadığı, hatta mühendisler adına sahte imzalar atıldığı iddiaları kamuoyuyla paylaşıldı. Bu durumun, ilgili meslek yasalarına açık aykırılık oluşturduğu vurgulandı.
Kontrolsüz Madenciliğe Son Verilmeli
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, teknik ve hukuki açıdan sorunlu ÇED raporlarının iptal edilmesi gerekirken Bakanlık tarafından sürecin işletilmeye devam ettiğini belirtti. Kirazlıyayla örneğinde de yeraltı suyu kullanımı ve atık barajının stabilitesi gibi hayati konularda somut analizler yapılmadan faaliyete izin verildiği ifade edildi.
Oda, bölgede acilen kapsamlı jeolojik, jeoteknik ve hidrojeolojik araştırmaların başlatılması, risk azaltıcı mühendislik önlemlerinin geliştirilmesi ve soyut verilere dayalı madencilik faaliyetlerine son verilmesi çağrısında bulundu. Açıklamada, çevresel ve toplumsal riskler ortadayken kamusal denetimin askıya alınmasının yeni felaketlere zemin hazırladığı uyarısı yapıldı.
NHY / TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası basın açıklaması
- İklim Krizi Küresel Eşiği Aştı: Güney Afrika’daki Sel, Yeni Normalin Habercisi - 29 Ocak 2026
- Yenişehir’de Atık Barajı Alarmı: ÇED Sistemi Bir Kez Daha Çöktü - 29 Ocak 2026
- Türkiye Gıda Krizine Bir Adım Daha Yaklaşıyor - 28 Ocak 2026
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.

















