Silivri Cezaevi’nden yazan gazeteci Furkan Karabay, İBB soruşturmasına ilişkin iddianamede ne somut delil ne de ifadesi alınmış şüpheliler olmasına rağmen savcıların geniş bir suç zinciri kurmaya çalıştığını ortaya koyuyor. “İstanbul Senin” ve “İBB Hanem” uygulamaları üzerinden kurgulanan veri sızdırma iddiaları, teknik gerçekliklerle çelişiyor.
‘İstanbul Senin’ Uygulaması Üzerinden Kurgulanan Suçlama
İBB iddianamesinin 13’üncü eylem bölümünde, Ekrem İmamoğlu’ndan Murat Ongun ve Necati Özkan’a, casusluk soruşturmasıyla gündeme gelen Hüseyin Gün’den çeşitli İBB çalışanlarına kadar 27 kişiye “kişisel verileri başkasına verme, yayma ve ele geçirme” suçlaması yöneltildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu kişilerin Hüseyin Gün’ün “çizdiği çerçeve” içinde hareket ettiğini, “İstanbul Senin” ve geliştirme aşamasındaki “İBB Hanem” üzerinden İstanbulluların verilerinin sızdırılıp satıldığını iddia etti.
Ancak Furkan Karabay’ın aktardığına göre, dosyada ne bu iddiaları somutlayan teknik bir bulgu ne de uygulamaların veri aktarımına dair kanıt bulunuyor. Öte yandan iddianamenin omurgasına yerleştirilen Hüseyin Gün’ün, İBB çalışanlarının beyanlarına göre, ısrarla kuruma sızmaya çalışan ancak “çalışmaları inandırıcı bulunmayan” bir dış aktör olduğu ifade ediliyor.
Tanık İfadeleri İddiayı Çürütüyor: ‘Sülük gibi yapıştı’
İBB çalışanı Ulaş Yılmaz’ın ifadesi, savcıların kurmaya çalıştığı hiyerarşik yapıyla doğrudan çelişiyor. Yılmaz, Gün ile 2019 yılında tanıştığını, Necati Özkan’a sürekli ulaşmaya çalıştığını, sunduğu projelerin ikna edici bulunmadığını belirtti.
Necati Özkan’ın Gün için “Sülük gibi yapıştı, dinleyelim de kurtulalım” dediği de ifadelere yansıdı.
Bu ifadelere rağmen savcılık, hiçbir hiyerarşik ilişki, yazışma, para akışı ya da teknik veri izi olmamasına karşın, İBB çalışanlarının Gün’ün talimatıyla hareket ettiğini öne sürdü.
Resul Emrah Şahan’a Yöneltilen Suçlama: İfade Alınmadan Kurulan Bağ
İddianamede, Kent Uzlaşısı soruşturmasından tutuklanan ve bu dosyaya da eklenen Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’a da aynı suçlama yöneltildi. Savcılar, Şahan’ın “İmamoğlu’nun talimatıyla” verileri CHP Genel Merkezi’ne aktardığını iddia etti.
Karabay’ın aktardığı en kritik bulgu ise şu:
Şahan’ın bu suçlamalara ilişkin ifadesi dahi alınmamış durumda.
Ayrıca o dönem İBB–İPA Başkanı olan Şahan’ın yönettiği personelin söz konusu verilere teknik erişim yetkisinin bulunmadığı, dosyaya eklenen belgelerde açıkça görülüyor.
‘Veri Sızdırma’ İddiasının Teknik Çıkmazı
İddianameye göre İBB çalışanı üç kişinin “İBB Hanem” üzerinden veri sızdırdığı öne sürülüyor. Ancak Karabay’ın yazdığına göre:
– “İBB Hanem” hiçbir zaman kullanıcılara açılmadı.
– Uygulama yalnızca fikir ve tasarım aşamasındaydı.
– Tutuklu İPA çalışanlarının ikisi sosyolog, biri şehir plancısı; teknik veri erişim ve işleme yetkinlikleri bulunmuyor.
– Dosyada “sızdırıldığı” iddia edilen verilerin ne olduğuna ilişkin dahi açık bir tanımlama bulunmuyor.
Bu tablo, savcılığın teknik olarak mümkün olmayan bir veri operasyonunu gerçekmiş gibi kurguladığını gösteriyor.
Cezaevinden Karabay’ın Değerlendirmesi: ‘Delilsiz Bir Kurgu’
Silivri Cezaevi’nden yazan gazeteci Furkan Karabay, iddianamenin temel karakteristiğinin “delilsiz suç isnadı” olduğunu belirtiyor. Karabay’a göre savcılık, politik sonuç üretme potansiyeli taşıyan geniş kapsamlı bir dosya inşa etmeye çalışsa da:
– İfadeler iddiaları doğrulamıyor,
– Teknik kayıtlar iddialarla uyumsuz,
– Bazı şüphelilerin beyanı bile alınmamış,
– Hiyerarşik bağ iddiası soyut varsayımlara dayanıyor.
Bu nedenle soruşturma, hukuki değil siyasi mekanizmalarla şekillenen bir “tasarım dosyası” görünümünde.
- NHY / Furkan Karabay’ın Silivri Cezaevi’nden aktardığı İBB soruşturma dosyası notları
- Bingöl’de 50 Milyon Yıllık Deniz Canlısı Fosilleri Bulundu - 29 Kasım 2025
- Suriye’nin Güneyine İsrail Baskını: İşgalin Yeni Eşiğinde En Kanlı Saldırı - 29 Kasım 2025
- Atıl İşgücü Uçurumu Derinleşiyor: Gerçek İşsizlik 12 Milyonu Aştı - 29 Kasım 2025













