back to top
Ana Sayfa Haber Sandıkta Kaybedince Sandıktan Vazgeçen İktidar

Sandıkta Kaybedince Sandıktan Vazgeçen İktidar

CHP Genel BaÅŸkanı Özgür Özel, NevÅŸehir’in MustafapaÅŸa beldesindeki seçim öncesi yaptığı konuÅŸmada, AKP’nin seçim yoluyla iktidarını sürdürme kapasitesinin zayıfladığı noktada demokratik rekabetten uzaklaÅŸtığını savundu. Özel, seçilmiÅŸ belediye baÅŸkanlarına yönelik yargı ve idari müdahalelerin, iktidarın artık yalnızca seçim sonuçlarını deÄŸil, seçimli demokrasinin kendisini de sorun olarak gördüğünün göstergesi olduÄŸunu öne sürdü.

Sandıkla Gelenin Sandıkla Gitmesine Tahammül Kalmadı

NevÅŸehir’in Ürgüp ilçesine baÄŸlı MustafapaÅŸa beldesinde yarın yapılacak belediye baÅŸkanlığı seçimi öncesinde düzenlenen Halk BuluÅŸması’nda konuÅŸan CHP Genel BaÅŸkanı Özgür Özel, konuÅŸmasının merkezine demokrasi ve sandık meselesini yerleÅŸtirdi.

Özel’e göre tartışma yalnızca bir belde seçimi ya da yerel yönetim yarışı deÄŸil. Asıl mesele, iktidarın seçimleri demokratik meÅŸruiyetin kaynağı olarak görüp görmediÄŸi. AKP’nin geçmiÅŸte seçimler üzerinden kurduÄŸu siyasal meÅŸruiyetin bugün yerini merkezi karar alma anlayışına bıraktığını savunan Özel, “AK Parti sandık fikrinin partisi deÄŸil, tek adamın partisi” sözleriyle bu dönüşümü tarif etti.

Bu değerlendirme, son dönemde muhalefet belediyelerine yönelik yargı süreçleri, görevden uzaklaştırmalar ve tutuklamalar üzerinden yükselen eleştirilerin de bir özeti niteliği taşıdı.

Seçilmişlere Müdahale Demokratik Krizin Göstergesi

Özel’in konuÅŸmasında en sert eleÅŸtirilerden biri, iktidarın seçilmiÅŸ yerel yöneticilere yönelik tutumuna iliÅŸkin oldu.

Muhalefet uzun süredir, özellikle CHP’li belediyelere yönelik soruÅŸturma ve operasyonların hukuki olmaktan çok siyasi nitelik taşıdığını savunuyor. Özel de bu çerçevede, seçilmiÅŸ belediye baÅŸkanlarının görevlerinden uzaklaÅŸtırılmasını ve tutuklanmasını yalnızca bireysel dosyalar üzerinden deÄŸil, seçmen iradesine yönelik müdahale olarak deÄŸerlendirdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenen Özel’in, “Sen seçim için sandık için ne yüzle geldin?” çıkışı da bu nedenle kiÅŸisel bir polemikten çok, iktidarın demokrasi anlayışına yönelik bir itiraz olarak öne çıktı.

Muhalefete göre sorun, seçimlerin yapılması değil; seçim sonuçlarının iktidarın tercihleriyle çeliştiği durumlarda ortaya çıkan müdahale mekanizmaları.

Seçimli Demokrasi Görünümü Bile Rahatsızlık Yaratıyor

Mustafapaşa seçimi, yerel ölçekte küçük görünse de muhalefetin demokrasi tartışmasını taşıdığı sembolik alanlardan biri haline gelmiş durumda.

Özel’in konuÅŸmasının satır aralarında öne çıkan temel iddia, AKP’nin artık yalnızca seçimlerde oy kaybetme ihtimaliyle deÄŸil, seçimli demokratik düzenin ürettiÄŸi sonuçlarla da sorun yaÅŸadığı yönünde.

Bu yaklaşım, son yıllarda muhalefetin sıkça dile getirdiği bir eleştiriyi yeniden gündeme taşıyor: İktidar, seçimlerin kendisini değil, yalnızca kendi lehine sonuç üreten seçimleri meşru görüyor.

Muhalefet cephesine göre Türkiye’de yaÅŸanan demokratik gerilimin merkezinde de bu bulunuyor. Çünkü seçim, yalnızca sandığın kurulması deÄŸil; ortaya çıkan sonucun herkes tarafından kabul edilmesi anlamına geliyor. SeçilmiÅŸ yöneticilerin yargı ve idari kararlarla etkisizleÅŸtirilmesi ise seçimlerin anlamını aşındıran bir süreç olarak deÄŸerlendiriliyor.

Demokratik Rekabetten İdari Müdahaleye

Özel’in NevÅŸehir konuÅŸması, CHP’nin son dönemde geliÅŸtirdiÄŸi siyasi söylemin yeni bir halkası olarak deÄŸerlendirilebilir.

Bu söylem, Türkiye’deki temel sorunun artık iktidar-muhalefet rekabeti olmaktan çıktığını; demokratik rekabetin kurallarının korunup korunmayacağı meselesine dönüştüğünü savunuyor.

Muhalefete göre AKP, sandıkta kazanamadığı ya da kazanamayacağını gördüğü alanlarda siyasi mücadeleyi demokratik zeminden çıkarıp yargısal ve idari müdahale alanına taşımaya çalışıyor. Bu nedenle tartışma yalnızca belediye başkanları ya da yerel seçimler değil; seçmenin iradesinin ne ölçüde korunacağı sorunu etrafında şekilleniyor.