back to top
Ana Sayfa Haber Rıza Türmen: “Mutlak Butlan Kararı Türkiye’de Demokrasinin Bittiğinin İlanıdır”

Rıza Türmen: “Mutlak Butlan Kararı Türkiye’de Demokrasinin Bittiğinin İlanıdır”

Eski Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yargıcı Rıza Türmen, CHP kurultayına ilişkin verilen “mutlak butlan” kararını Türkiye’de demokratik rejimin tasfiyesinin yeni aşaması olarak değerlendirdi. Türmen’e göre karar yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil, seçimle oluşan siyasal rekabetin kendisini hedef alıyor; Türkiye ise artık “rekabetçi otoriterlikten tam otoriter rejime” geçiş sürecinde bulunuyor.

“YSK’nın Tanıdığı Kurultay Yargıyla Yok Sayıldı”

ANKA Haber Ajansı’na konuşan eski AİHM yargıcı Rıza Türmen, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın daha önce Yüksek Seçim Kurulu tarafından tanındığını ve bu süreçten sonra partinin yeni kurultaylar gerçekleştirdiğini hatırlattı.

Türmen, buna rağmen delegelerin iradesinin ve seçim hukukunun yok sayıldığını belirterek, istinaf mahkemesinin verdiği kararın hukuki temelden çok siyasal sonuç üretmeye dönük olduğunu savundu.

“Burada hukuken tutar tarafı yok” diyen Türmen, kararın klasik hukuk normlarıyla açıklanamayacağını ifade etti.

Eski AİHM yargıcına göre mesele artık yalnızca teknik bir hukuk tartışması değil; doğrudan siyasal alanın yargı aracılığıyla yeniden dizayn edilmesi anlamına geliyor.

“Muhalefetin Seçim Kazanma İhtimali Ortadan Kaldırılıyor”

Türmen açıklamasında, sürecin yalnızca CHP kurultayıyla sınırlı olmadığını, Türkiye’de muhalefetin sistematik biçimde etkisizleştirildiğini ileri sürdü.

Önce Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen süreçlerin devreye sokulduğunu, şimdi ise doğrudan CHP’nin kurumsal yapısına müdahale edildiğini söyleyen Türmen, bunun demokratik rekabetin fiilen ortadan kaldırılması anlamına geldiğini savundu.

Türmen’e göre Türkiye’de daha önce tanımlanan “rekabetçi otoriter rejim” aşaması artık geride kaldı. Çünkü seçim rekabetinin en güçlü aktörlerinin ya yargı süreçleriyle sınırlandığını ya da siyasal alan dışına itilmeye çalışıldığını belirtiyor.

Bu nedenle Türmen, mevcut yapının artık “tam otoriter rejim” olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Bunun Adına Demokrasi Değil, Başka Bir Rejim Denir”

Rıza Türmen’in açıklamasındaki en sert değerlendirme ise Türkiye’nin siyasal rejimine ilişkin oldu.

Türmen, “İsterseniz buna sultanlık deyin ama demokrasi diyemezsiniz” ifadeleriyle, Türkiye’de demokratik hukuk devletinin artık işlevsiz hale geldiğini öne sürdü.

İnsan hakları, hukuk devleti ve demokratik rekabet gibi kavramların mevcut sistemi açıklamak için yetersiz kaldığını savunan Türmen, Türkiye’nin yeni bir siyasal rejim içinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bu değerlendirme, son dönemde uluslararası demokrasi endekslerinde Türkiye’nin yaşadığı gerilemeye ilişkin tartışmalarla da örtüşüyor. Özellikle muhalefet partilerine yönelik soruşturmalar, kayyum uygulamaları, siyasi yasak davaları ve medya üzerindeki baskılar; Türkiye’nin demokratik standartlardan uzaklaştığı yönündeki eleştirileri artırmış durumda.

“Bu Sadece CHP’nin Meselesi Değil”

Türmen’e göre CHP kurultayına yönelik müdahale, yalnızca ana muhalefet partisini ilgilendiren bir kriz değil; doğrudan Türkiye’de siyasal sistemin geleceğine ilişkin bir kırılma.

Bu nedenle muhalefet partilerinin ortak hareket etmesi gerektiğini söyleyen Türmen, iktidarın farklı muhalefet odakları arasındaki ilişkileri zayıflatmaya çalıştığını savundu.

Özellikle DEM Parti ile CHP arasındaki temasların hedef alınmasının tesadüf olmadığını belirten Türmen, demokratik muhalefetin ortak bir mücadele hattı kurmasının önemine dikkat çekti.

Türmen ayrıca, yalnızca hukuki süreçlere bel bağlamanın yeterli olmayacağını; siyasal ve toplumsal mücadele kanallarının da açık tutulması gerektiğini ifade etti.

Hukuk Mücadelesi Mi, Siyasal Mücadele Mi?

Eski AİHM yargıcına göre mevcut koşullarda hukuki mücadele son derece zor. Çünkü sorun artık yalnızca yanlış kararlar değil; hukuk mekanizmasının siyasal iktidarın araçlarından biri haline gelmesi.

Buna rağmen hukuki yolların tamamen terk edilmemesi gerektiğini belirten Türmen, CHP açısından bundan sonraki sürecin aynı zamanda stratejik ve siyasal bir tercih olduğunu söyledi.

Kararın Yargıtay’a taşınmasının mı, yoksa yeni bir olağanüstü kurultay yolunun mu tercih edileceği sorusunun artık yalnızca hukuki değil, doğrudan siyasal bir karar niteliği taşıdığını ifade etti.

Türmen’in açıklamaları, CHP kurultayına ilişkin kararın artık sadece bir dava dosyası olarak değil; Türkiye’de rejim, demokrasi ve siyasal meşruiyet tartışmalarının merkezine yerleştiğini bir kez daha gösterdi.