CHP Genel BaÅŸkanı Özgür Özel, Ankara’daki savcı atamaları sürecinde adaylara CHP’li siyasetçilerin isimlerinin verilerek, “Tutukla denildiÄŸinde bunu tereddütsüz yapabilecek misin?” sorusunun yöneltildiÄŸini öne sürdü. Kamuoyunda geniÅŸ yankı uyandıran iddia, yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkelerine iliÅŸkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. İddiaya iliÅŸkin resmi makamlardan henüz bir açıklama gelmedi.
Yargı Atamalarına İlişkin Çarpıcı İddia
CHP Genel BaÅŸkanı Özgür Özel, NiÄŸde’de düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” programında yaptığı konuÅŸmada, Ankara’daki savcı atamaları sırasında bazı adaylara CHP’li siyasetçilerin isimlerinin örnek gösterildiÄŸini ve “Sana bunu tutukla denildiÄŸinde gözünü kırpmadan tutuklayabilecek misin?” ÅŸeklinde sorular yöneltildiÄŸini iddia etti.
Özel, söz konusu bilgiyi Meclis’te görev yapan bir milletvekilinin yakını aracılığıyla birinci elden öğrendiÄŸini belirterek, bu iddiaları kayıt altına aldıklarını söyledi. İddiaların doÄŸrulanması halinde bunun yalnızca bireysel bir hukuksuzluk deÄŸil, yargı kurumunun tarafsızlığına iliÅŸkin çok ağır sonuçlar doÄŸuracak sistematik bir sorun anlamına geleceÄŸini ifade etti.
“Bir Gün Hesabı Sorulacak” Mesajı
Özel, konuşmasında yargının siyasi operasyonların aracı haline getirildiğini savunarak, siyasi gerekçelerle insanların özgürlüklerinin kısıtlanmasının ileride hukuki ve cezai sorumluluk doğuracağını dile getirdi.
CHP lideri, “Eninde sonunda bu siyasi operasyonlar gerçek soruÅŸturma konusu haline gelecek. İnsanların özgürlükleri siyasi sebeplerle kısıtlandığı için bunun hesabı sorulacak ve sorumlular yargılanacak” ifadelerini kullandı.
İddianın Kendisi Bile Hukuk Devleti Tartışmasını Derinleştiriyor
Özel’in açıklamaları, doÄŸruluÄŸu bağımsız biçimde teyit edilmemiÅŸ ciddi bir iddiayı kamuoyunun gündemine taşıyor. Ancak iddianın doÄŸrulanıp doÄŸrulanmamasından bağımsız olarak, savcı atamalarında siyasi sadakatin ölçüldüğüne iliÅŸkin böyle bir söylemin dile getirilebilmesi dahi Türkiye’de yargı bağımsızlığına duyulan güven açısından önemli bir tartışmayı beraberinde getiriyor.
Demokratik hukuk devletlerinde savcı ve hâkimlerin göreve kabulü ile mesleki yükselmelerinde temel ölçütün hukuka bağlılık, mesleki liyakat ve tarafsızlık olması beklenir. Buna karşın siyasal aidiyet ya da belirli kişi ve gruplara yönelik işlem yapma iradesinin değerlendirme ölçütü haline geldiği yönündeki iddialar, kuvvetler ayrılığı ilkesini ve yargının bağımsızlığına ilişkin anayasal güvenceleri doğrudan ilgilendiren nitelik taşıyor.
Özel’in iddiaları hakkında ÅŸu ana kadar Adalet Bakanlığı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ya da diÄŸer yetkili kurumlardan resmi bir açıklama yapılmış deÄŸil. Bu nedenle söz konusu beyanlar, kamuoyuna yansımış siyasi bir iddia niteliÄŸini koruyor. Bununla birlikte, böylesine ağır bir iddianın açıklığa kavuÅŸturulması, hem yargıya duyulan güvenin korunması hem de hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi açısından kamu yararı taşıyor.












