CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol’un Parti Meclisi toplantısında yaptığı deÄŸerlendirmeler, parti içindeki gerilimi sona erdirmeyi amaçlayan uzlaÅŸtırıcı bir dil taşısa da, tartışmaların merkezindeki temel meseleye iliÅŸkin açık bir pozisyon ortaya koymaması dikkat çekti. SeçilmiÅŸ parti yönetiminin yargı kararıyla tasfiye edilmesi karşısında “iki taraf da hata yaptı” çizgisinde kurulan siyasal denge arayışı, parti içindeki hukuk ve meÅŸruiyet tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Krizin Nedeni İle Sonucu Aynılaştıran Yaklaşım
CHP Parti Meclisi toplantısının ardından açıklama yapan Gürsel Erol, yaÅŸanan bölünmenin aşılması için olaÄŸan veya olaÄŸanüstü kurultay çaÄŸrısında bulunurken, Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun da aday olmayacağını açıklaması gerektiÄŸini söyledi.
Erol’un açıklamaları ilk bakışta uzlaÅŸtırıcı ve parti bütünlüğünü önceleyen bir yaklaşım olarak görülebilir. Ancak CHP’de aylardır süren tartışmaların merkezinde yalnızca kiÅŸisel anlaÅŸmazlıklar ya da siyasi rekabet bulunmuyor. Tartışmanın odağında, milyonlarca seçmenin iradesiyle oluÅŸan siyasi bir yönetimin yargı süreçleri üzerinden deÄŸiÅŸtirilmesi ve bunun parti içinde yarattığı meÅŸruiyet krizi yer alıyor.
Bu nedenle birçok partili açısından mesele, “iki tarafın da hataları” ile açıklanabilecek sıradan bir iç çekiÅŸme deÄŸil; demokratik temsil ve siyasi iradenin korunup korunmayacağı sorusu olarak görülüyor.
Ortada Durmak Her Zaman Tarafsızlık Değildir
Erol’un açıklamalarında dikkat çeken nokta, yaÅŸanan krizin sonuçlarına iliÅŸkin eleÅŸtiriler getirilirken krizin kaynağına iliÅŸkin net bir deÄŸerlendirmeden kaçınılması oldu.
Genel Merkez önündeki protestoları, makam araçlarının teÅŸhir edilmesini ve disiplin süreçlerini eleÅŸtiren Erol, parti içindeki kutuplaÅŸmaya dikkat çekti. Ancak aynı açıklamada, CHP’nin seçilmiÅŸ yönetiminin görevden uzaklaÅŸtırılmasına yol açan sürece ve bu sürecin yarattığı meÅŸruiyet tartışmasına iliÅŸkin açık bir siyasi tutum ortaya koymadı.
Oysa hukuk ve demokrasi tartışmalarında tarafsızlık çoÄŸu zaman iki taraf arasında eÅŸit mesafede durmak anlamına gelmez. Bir tarafta seçilmiÅŸ organlar ve kurultay iradesi, diÄŸer tarafta ise bu iradeyi ortadan kaldıran bir yargı müdahalesi tartışması bulunduÄŸunda, “herkes biraz haklı, herkes biraz haksız” yaklaşımı sorunun özünü görünmez hale getirebilir.
Birlik Çağrısı mı, Hesaplaşmadan Kaçış mı?
Erol’un sıkça vurguladığı “partiyi bölmeyelim” çaÄŸrısı, CHP tabanında geniÅŸ karşılık bulan bir kaygıyı yansıtıyor. Ancak son dönemde parti içinde yükselen itirazların önemli bir bölümü, bölünme tehlikesinden çok, yaÅŸanan sürecin normalleÅŸtirilmesi tehlikesine dikkat çekiyor.
Çünkü parti içindeki birçok isim açısından bugün yaşanan kriz, kişisel liderlik rekabetinden değil, siyasi meşruiyetin nasıl tanımlanacağı meselesinden kaynaklanıyor. Bu nedenle birlik çağrılarının, yaşananlara ilişkin açık bir siyasal ve etik değerlendirme içermediği ölçüde, çözüm üretmek yerine mevcut belirsizliği uzatabileceği ifade ediliyor.
Bir başka deyişle, tarafları aynı ölçüde eleştiren söylem, ilk bakışta uzlaştırıcı görünse de güç ilişkilerinin eşit olmadığı durumlarda fiilen statükoyu koruyan bir işlev görebiliyor.
Tarihin Soracağı Asıl Soru
Gürsel Erol açıklamasında, CHP’nin bölünmesine katkı sunanlardan tarihin hesap soracağını söyledi.
Ancak CHP içindeki tartışmalarda giderek daha fazla dillendirilen soru farklı: Tarih yalnızca partiyi bölenleri mi yargılayacak, yoksa demokratik meşruiyet tartışmasının yaşandığı bir dönemde açık tutum almaktan kaçınanları da mı değerlendirecek?
Siyaset tarihinde kimi zaman taraf olmak kutuplaşmayı derinleştirmek anlamına gelir. Ancak kimi zaman da tarafsızlık görüntüsü altında kurulan denge siyaseti, hukuksuzluk iddiaları karşısında sessiz kalmanın başka bir biçimine dönüşebilir.
CHP’de bugün yaÅŸanan tartışma da tam olarak bu sorunun etrafında ÅŸekilleniyor: BirliÄŸi savunmak ile meÅŸruiyeti savunmak arasında tercih yapılması gereken bir eÅŸikte, ortada durmak gerçekten tarafsızlık mı, yoksa fiilen güçlüden yana kurulmuÅŸ bir denge mi?
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla ÅŸey keÅŸfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.












