back to top
Ana Sayfa Haber Ekonomi Çelik’ten Babacan’a IMF’li Sosyal Güvenlik Çıkışı: “Emekli Yoksulluğunun Mimarı 2004’teki Taahhütlerdir”

Çelik’ten Babacan’a IMF’li Sosyal Güvenlik Çıkışı: “Emekli Yoksulluğunun Mimarı 2004’teki Taahhütlerdir”

Ekonomist Aziz Çelik, Ali Babacan’ın son açıklamalarına yanıt verirken, 2004’te IMF ile yapılan stand-by düzenlemesi kapsamında sosyal güvenlik sistemine verilen kamu desteğinin GSYH’nin yüzde 4,5’inden yüzde 1’in altına düşürülmesinin hedeflendiğini hatırlattı; bugün yaşanan emekli yoksulluğunun bu tercihlerden bağımsız olmadığını savundu.

IMF İle Yapılan Taahhütler Yeniden Gündemde

Ekonomist Aziz Çelik, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın son dönemde CHP’ye yönelik eleştirilerine sosyal güvenlik politikaları üzerinden yanıt verdi. Çelik, tartışmayı siyasi polemik zemininden çıkararak, Babacan’ın ekonomi yönetiminde bulunduğu dönemde IMF ile yapılan anlaşmalar ve sosyal güvenlik reformları çerçevesinde verilen taahhütlere dikkat çekti.

Çelik’in paylaştığı 14 Aralık 2004 tarihli basın toplantısı metninde, dönemin Devlet Bakanı Ali Babacan’ın Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yeni stand-by düzenlemesine ilişkin açıklamalarında, sosyal güvenlik sistemine bütçeden yapılan transferlerin kademeli olarak azaltılmasının hedeflendiği görülüyor. Metinde, GSYH’nin yaklaşık yüzde 4,5’i düzeyindeki kamu desteğinin uzun vadede yüzde 1 seviyelerine düşürülmesinin planlandığı açıkça ifade ediliyor.

5510 Sayılı Yasa Ve Emeklilikte Dönüşüm

Çelik, söz konusu hedeflerin daha sonra 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile hayata geçirildiğini belirtti. 2008 yılında yürürlüğe giren yasa ile emeklilik koşullarının ağırlaştığını, aylık bağlama oranlarının düşürüldüğünü ve sistemin aktüeryal dengesinin kamu katkısı azaltılarak sağlanmaya çalışıldığını savundu.

Ekonomiste göre bu dönüşüm, sosyal güvenlik sistemini mali disiplin önceliğiyle yeniden yapılandırırken, emekli aylıklarının reel olarak gerilemesine ve emekli yoksulluğunun derinleşmesine zemin hazırladı. Çelik, “Bugünkü sorunlar tesadüfi değil; 2004’te tasarlanan ve IMF’ye taahhüt edilen çerçevenin sonucudur” değerlendirmesinde bulundu.

Kamu Desteğinin Azaltılması Tartışması

Babacan’ın 2004 tarihli açıklamalarında sosyal güvenlik açığının GSYH içindeki payının ilk on yılda yaklaşık yüzde 1 oranında azaltılmasının planlandığı, uzun vadede ise bütçe desteğinin yüzde 1 seviyesine çekilmesinin hedeflendiği ifade ediliyor. Çelik, bu yaklaşımın sosyal güvenliği bir “mali yük” olarak gören perspektife dayandığını ve kamusal sosyal koruma ilkesini zayıflattığını ileri sürdü.

Ali Babacan ise son dönemde yaptığı açıklamalarda, geçmiş ekonomi politikalarının Türkiye’yi makroekonomik istikrara kavuşturduğunu savunuyor. Çelik’in eleştirileri, özellikle artan en düşük emekli aylıkları oranı ve emeklilerin alım gücündeki gerileme tartışmaları bağlamında yeniden gündeme taşındı.

Geçmiş Politikalar Bugünün Tartışması

Türkiye’de emekli aylıklarının asgari ücretle ve açlık sınırıyla kıyaslandığında gerilediğine ilişkin veriler kamuoyunda geniş yer bulurken, sosyal güvenlik sisteminin finansmanı ve kamu katkısının düzeyi yeniden tartışma konusu oluyor.

Çelik’in çıkışı, ekonomik kriz koşullarında derinleşen emekli yoksulluğu ile 2000’li yılların başındaki yapısal reform politikaları arasında doğrudan bir bağ kuruyor. Tartışma, yalnızca kişisel siyasi sorumluluk değil; dönemin ekonomi yönetiminin benimsediği yapısal tercihlerin uzun vadeli sosyal sonuçları üzerine yoğunlaşıyor.


Kaynaklar:

  • Ali Babacan, “Uluslararası Para Fonu Yeni Stand-By Düzenlemesine İlişkin Basın Toplantısı”, 14 Aralık 2004, Ankara.
  • Aziz Çelik’in X (Twitter) hesabından yaptığı açıklamalar.
  • 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu metni.