Ekonomist İnan Mutlu’nun TÜİK verilerinden derlediği atıl işgücü grafiği, ekonomi yönetiminin “istikrar” söylemiyle yürüttüğü Şimşek programının işsizlik üzerindeki yıkıcı etkisinin artık istatistiklerle gizlenemez hale geldiğini ortaya koyuyor.
Atıl İşgücü Resmî İşsizliği Solladı
TÜİK’in dar tanımlı işsizlik oranları kamuoyuna görece sınırlı bir tablo sunarken, geniş tanımlı işsizliği gösteren atıl işgücü oranı çok daha çarpıcı bir gerçekliğe işaret ediyor. İnan Mutlu’nun paylaştığı grafiğe göre atıl işgücü oranı 2014–2018 döneminde yüzde 16–18 bandında seyrederken, 2018 kriziyle birlikte sert bir kırılma yaşadı. 2020’de pandemi koşullarıyla yüzde 27’nin üzerine çıkan oran, kısa süreli geri çekilmelerin ardından yeniden yükseliş trendine girdi.
2025 itibarıyla atıl işgücü oranının yüzde 32 ile tarihsel zirveye ulaşması, işsizliğin yalnızca “iş aramayanlar” ya da “eksik istihdam” başlıkları altında ertelenen bir sorun olmaktan çıktığını gösteriyor. Bu oran, çalışabilecek nüfusun neredeyse üçte birinin sistem dışında kaldığına işaret ediyor.
Şimşek Programının Sosyal Bedeli
Ekonomistler, atıl işgücündeki bu tırmanışı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yürüttüğü sıkı para ve mali disiplin programından bağımsız değerlendirmiyor. Yüksek faiz, kredi daralması ve kamu harcamalarında kısıt, enflasyonla mücadele adına tercih edilirken; istihdam piyasasında ciddi bir daralma yaratıyor. İnan Mutlu’nun “işsizlik pandemiden beter” ifadesi, bu programın sosyal maliyetine işaret ediyor.
Pandemi döneminde devlet destekleriyle geçici olarak yumuşatılan istihdam kaybı, mevcut programda benzer bir telafi mekanizması olmaksızın piyasanın insafına bırakılmış durumda. Sonuç ise işsizliğin, eksik istihdamın ve umutsuz işsizliğin kalıcılaşması.
TÜİK Verileri Ve Görünür Gerçeklik
TÜİK’in dar tanımlı işsizlik oranını öne çıkaran sunum biçimi, uzun süredir eleştirilerin odağında. Ancak atıl işgücü oranı gibi geniş tanımlı göstergeler, bu makyajı giderek işlevsiz kılıyor. Grafik, 2022 sonrası dönemde resmî işsizlikteki görece düşüş anlatısının, geniş işgücü gerçekliğiyle örtüşmediğini net biçimde ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre, atıl işgücündeki artış yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir risk barındırıyor: Gelir kaybı, güvencesizlik ve sosyal dışlanma, büyüme hedefleriyle birlikte düşünülmediği sürece krizin kalıcılaşması kaçınılmaz.
- NHY / TÜİK, İşgücü İstatistikleri (Atıl İşgücü Oranı), İnan Mutlu, @inanmutlu1 sosyal medya paylaşımları
- Atıl İşgücü Patladı, Resmî İşsizlik Makyajı Dağılıyor - 31 Ocak 2026
- Açlık Sınırı Asgari Ücreti Solladı, Geçim Krizi Derinleşiyor - 30 Ocak 2026
- İhracat Rekoru Söylemi, İthalat Ve Cari Açık Gerçeğini Gizliyor - 29 Ocak 2026
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.














