Antalya’nın Alanya ilçesinde staj yaptıkları otelin lojmanında meydana gelen patlamanın ardından yaşamını yitiren iki meslek lisesi öğrencisiyle ilgili açıklama yapan Eğitim Sen, olayın “kaza” değil, çocuk emeğini ucuz iş gücüne dönüştüren politikaların sonucu olduğunu belirterek, sorumluların yargılanmasını ve mesleki eğitim sisteminin yeniden yapılandırılmasını istedi.
İki Öğrencinin Ölümü Yeniden Çocuk İşçiliğini Gündeme Taşıdı
Kütahya Yoncalı Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri Eymen Enes Aygece ve Süleyman Tuna Ergürel, staj için gönderildikleri Antalya’nın Alanya ilçesindeki bir otelin prefabrik lojmanında 7 Haziran gecesi meydana gelen patlama sonrası çıkan yangında ağır yaralanmış, günler süren tedavilerinin ardından yaşamını yitirmişti.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), iki öğrencinin ölümüne ilişkin yaptığı açıklamada, yaşananların münferit bir kaza olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, çocukların güvenli barınma koşulları sağlanmadan yüzlerce kilometre uzağa gönderilmesinin ve sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillenen mesleki eğitim politikalarının bu ölümlerde belirleyici rol oynadığını savundu.
“Mesleki Eğitim, Ucuz İş Gücü Modeline Dönüştürüldü”
Sendika açıklamasında, mesleki eğitimin uzun süredir öğrencilerin nitelikli eğitim hakkını önceleyen bir sistem olmaktan uzaklaştırıldığı, “staj”, “beceri eğitimi” ve “iş yerinde uygulamalı eğitim” adı altında çocukların düşük ücretlerle, güvencesiz ve riskli koşullarda çalıştırıldığı ifade edildi. Okul çağındaki çocukların otellerde, sanayi sitelerinde, mutfaklarda ve çeşitli iş kollarında fiilen üretim sürecinin parçası haline getirildiğine dikkat çekildi.
Eğitim Sen, bu tablonun en belirgin örneklerinden birinin Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulaması olduğunu belirterek, yüz binlerce öğrencinin haftanın büyük bölümünü işyerlerinde geçirdiğini ve bunun eğitimden çok çocuk emeğinin sistematik biçimde kullanılması anlamına geldiğini savundu.
Çocuk İşçi Ölümleri Yapısal Soruna İşaret Ediyor
Açıklamada, İSİG Meclisi verilerine göre son 13 yılda en az 836 çocuk işçinin çalışırken yaşamını yitirdiği, 2021-2025 döneminde ise en az 345 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği hatırlatıldı. Aynı dönemde yalnızca MESEM kapsamında yaşamını yitiren öğrenci sayısının en az 34 olduğu belirtilerek, çocuk ölümlerinin istisnai olaylar değil, yapısal bir sorunun sonucu olduğu vurgulandı.
Sendika, işyerleri ile öğrencilerin barınma ve ulaşım koşullarına yönelik kamusal denetimlerin yetersiz olduğunu, her ölümün ardından yürütülen soruşturmaların etkisiz kalmasının ise cezasızlık algısını güçlendirdiğini ifade etti.
Bağımsız Soruşturma Ve Yapısal Değişim Çağrısı
Eğitim Sen, Alanya’da yaşanan olayın tüm yönleriyle bağımsız ve etkin biçimde soruşturulmasını, işverenler ile ihmali bulunan kamu görevlileri dâhil tüm sorumluların yargı önüne çıkarılmasını talep etti. Sendika ayrıca staj, beceri eğitimi ve MESEM kapsamındaki öğrencilerin çalışma, ulaşım ve barınma koşullarının acilen denetlenmesini istedi.
Açıklamada, mesleki eğitimin piyasanın kısa vadeli iş gücü taleplerine göre değil; çocukların üstün yararı, yaşam hakkı, bilimsel eğitim ve kamusal sorumluluk ilkeleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi gerektiği vurgulanırken, “çocukların ucuz iş gücü olarak kullanıldığı düzenin sona ermesi” çağrısı yapıldı.









