TÜİK verileri üzerinden yapılan hesaplamalar, 2018–2025 döneminde fiyatların genel olarak sekiz kat arttığını, gıda grubunda ise artışın ortalama 10 kata ulaştığını ortaya koyarken, temel tüketim ürünlerindeki sert yükselişler alım gücündeki dramatik erimeyi gözler önüne seriyor.
Genel Enflasyonun Ötesinde Bir Hayat Pahalılığı
Ekonomist Mustafa Sönmez’in TÜİK ölçümlerine dayanarak paylaştığı tablo, 2018 Aralık–2025 Aralık döneminde fiyat artışlarının yalnızca manşet enflasyonla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Buna göre, genel fiyat düzeyinde artış yüzde 792’ye ulaşarak yaklaşık sekiz katına çıkarken, gıda grubunda ortalama artış 10 katı buldu. Bu tablo, özellikle dar ve sabit gelirli kesimler açısından enflasyonun günlük yaşamda çok daha ağır hissedildiğine işaret ediyor.
Sönmez’in değerlendirmesi, resmi enflasyon verilerinin ötesine bakıldığında, alım gücündeki kaybın boyutlarının çok daha çarpıcı olduğunu ortaya koyuyor.
Temel Gıdada Çarpıcı Artışlar
Paylaşılan verilere göre, bazı temel ürünlerde fiyat artışları ortalamanın da üzerine çıktı. Kakao fiyatları yaklaşık 19 kat artarken, dana eti 15 kat, taze balık 13 kat, taze meyveler 12 kat zamlandı. Ekmek ve süt gibi temel gıdalarda dahi fiyatların 10 katına çıkması, hane halkı bütçeleri üzerindeki baskının kalıcı hale geldiğini gösteriyor.
Gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki bu sert yükseliş, enflasyonun en çok mutfakta hissedildiğini ortaya koyarken, beslenme kalitesi ve erişilebilirliği konusunda da yeni riskler doğuruyor.
Alım Gücünde Yapısal Erozyon
Ekonomistler, fiyat artışlarının bu ölçekte olmasına karşın gelirlerin aynı hızda artmamasının, alım gücünde yapısal bir erozyona yol açtığını vurguluyor. Özellikle ücretler, emekli aylıkları ve tarımsal gelirlerin enflasyon karşısında geride kalması, geniş toplum kesimlerini yoksullaşma riskiyle karşı karşıya bırakıyor.
Sönmez’in paylaştığı tablo, yüksek enflasyonun geçici bir dalgalanma değil, uzun süreli bir ekonomik sorun haline geldiğini ve tüketim kalıplarını kalıcı biçimde değiştirdiğini ortaya koyuyor.
Manşet Rakamların Ötesinde Gerçek Ekonomi
Uzmanlara göre, fiyat artışlarının ürün bazında bu denli farklılaşması, enflasyonla mücadelenin yalnızca genel oranlara odaklanmasının yetersiz kaldığını gösteriyor. Temel tüketim maddelerindeki sert artışlar, sosyal politikaların ve gelir dağılımını dengeleyici önlemlerin önemini daha da artırıyor.
Sönmez’in verileri, Türkiye’de enflasyonun soyut bir istatistik olmaktan çıkıp, doğrudan yaşam maliyetini belirleyen bir gerçekliğe dönüştüğünü ortaya koyuyor.
- NHY / Mustafa Sönmez, Sosyal Medya Paylaşımı (X)
- Atıl İşgücü Patladı, Resmî İşsizlik Makyajı Dağılıyor - 31 Ocak 2026
- Açlık Sınırı Asgari Ücreti Solladı, Geçim Krizi Derinleşiyor - 30 Ocak 2026
- İhracat Rekoru Söylemi, İthalat Ve Cari Açık Gerçeğini Gizliyor - 29 Ocak 2026
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
















