back to top
Ana Sayfa Haber Ekonomi Sosyal Güvenlikte Görünmeyen Kayıp: Küresel Ölçekte Milyarlarca Avroluk Sistematik Açık

Sosyal Güvenlikte Görünmeyen Kayıp: Küresel Ölçekte Milyarlarca Avroluk Sistematik Açık

Fransa’da yayımlanan son resmi rapor, sosyal güvenlik sistemlerindeki kasıtlı ödeme kaçaklarının küresel ölçekte yapısal bir sorun haline geldiğini ortaya koyarken, Türkiye dahil birçok ülkede tartışmanın “hak sahipleri” üzerinden yürütülmesine karşın asıl yükün şirket kaynaklı ihlallerden doğduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Sosyal Güvenlikte Kayıp Büyüyor

Fransa’da Sosyal Koruma Finansmanı Yüksek Konseyi’nin (Haut Conseil du financement de la protection sociale) yayımladığı yeni değerlendirmeye göre, sosyal güvenlik sistemine kasıtlı olarak ödenmeyen tutar 14 milyar avroya yükseldi. Bu rakam, 2024’e kıyasla 1 milyar avroluk artışa işaret ediyor. Kurum, artışın esasen ölçüm alanının genişlemesi, enflasyon ve sosyal yardımlardaki yükselişten kaynaklandığını, toplam dolandırıcılık oranında ise dramatik bir sıçrama olmadığını vurguluyor.

Raporda aile yardımları, işsizlik ödenekleri, sağlık harcamaları ve sosyal sigorta primleri dahil olmak üzere sistemin tüm bileşenleri kapsanıyor. Fransa örneği, sosyal güvenlik açıklarının münferit suiistimallerden çok, yapısal ve kurumsal sorunlarla ilişkili olduğunu gösteren küresel bir tabloya işaret ediyor.

Şirketler Başrolde, Algı Ters Yönde

Rapora göre tespit edilen sosyal güvenlik kaybının yüzde 52’si, faaliyetini ya da çalışanlarını gizleyerek prim ödemeyen şirketlerden kaynaklanıyor. Kalan bölümün yüzde 36’sı bireysel hak sahiplerinin, yüzde 12’si ise sağlık hizmeti sunucularının usulsüzlüklerinden oluşuyor. Bu dağılım, sosyal güvenlik dolandırıcılığına dair kamuoyunda yaygın olan “bireysel suiistimal” algısının, verilerle örtüşmediğini ortaya koyuyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve OECD raporları da benzer biçimde, birçok ülkede sosyal güvenlik sistemlerindeki en büyük kaybın kayıt dışı istihdam ve eksik prim ödemelerinden kaynaklandığını vurguluyor. Buna rağmen siyasal söylem, çoğu ülkede olduğu gibi Türkiye’de de ağırlıklı olarak yardım alan kesimleri hedef alıyor.

Türkiye Tartışmanın Merkezinde

Türkiye, kayıt dışı istihdam oranı, prim tahsilatındaki sorunlar ve sosyal güvenlik sisteminin finansman açığı nedeniyle uluslararası raporlarda sıkça gündeme gelen ülkeler arasında yer alıyor. Ancak uzmanlara göre sorun, “sosyal yardımların kötüye kullanımı” başlığıyla daraltıldığında, asıl büyük kayıp alanı olan işveren kaynaklı ihlaller görünmez hale geliyor.

Fransa’daki raporun altını çizdiği bir diğer kritik nokta ise önleyici politikaların yetersizliği. Denetim kadar, kayıt dışılığı teşvik eden ekonomik ve hukuki koşulların ortadan kaldırılmasının önemine dikkat çekiliyor. Bu yaklaşım, yalnızca Fransa için değil, sosyal güvenlik açıklarıyla boğuşan tüm ülkeler için geçerli bir uyarı niteliği taşıyor.

Küresel Sorun, Siyasal Tercih Meselesi

Uzmanlar, sosyal güvenlik dolandırıcılığına karşı mücadelenin teknik olduğu kadar siyasal bir tercih meselesi olduğuna işaret ediyor. Şirketlerin ve sermaye gruplarının ihlallerine odaklanmak yerine, bireysel hak sahiplerini hedef alan politikalar, sistemi daha adil kılmak yerine toplumsal eşitsizlikleri derinleştiriyor.

Fransa’da olduğu gibi Türkiye’de ve dünyada da tartışma, “ne kadar kayıp var” sorusundan çok, “bu kaybın kimden kaynaklandığı ve nasıl önleneceği” eksenine kaymadıkça, sosyal güvenlik sistemlerindeki açıkların kalıcı hale gelmesi kaçınılmaz görünüyor.


Kaynaklar:
– Haut Conseil du financement de la protection sociale (Fransa)
– OECD, Social Security and Informality raporları
– ILO, World Social Protection Report


Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.