back to top
Ana Sayfa Haber Üç Büyükşehirden Butlana Karşı Ortak İsyan

Üç Büyükşehirden Butlana Karşı Ortak İsyan

CHP’de mutlak butlan kararı sonrasında Ankara, İstanbul ve İzmir örgütleri yalnızca görevden alınan yöneticilerini savunmadı; partinin seçilmiÅŸ iradesine yönelik bir müdahale olarak gördükleri sürece karşı açık bir siyasi direniÅŸ hattı ilan etti. Üç büyük ilin ortak mesajı netti: “Son sözü atamalar deÄŸil, delegeler ve örgüt söyleyecek.”

(ANKARA) – CHP’de mahkeme kararıyla baÅŸlayan ve parti yönetiminde köklü deÄŸiÅŸikliklere yol açan süreç, örgüt tabanında yeni bir kırılma yarattı. CHP Genel Merkezi tarafından Ankara, İstanbul ve İzmir baÅŸta olmak üzere çeÅŸitli il örgütlerinde yapılan görev deÄŸiÅŸiklikleri, parti içi idari bir tasarrufun ötesinde siyasi bir meÅŸruiyet tartışmasına dönüştü.

Görevden alınan ya da görevden alma kararlarına karşı tavır alan il baÅŸkanları ve yöneticiler, kararları tanımayacaklarını açıklarken, seçilmiÅŸ Genel BaÅŸkan Özgür Özel’e baÄŸlılıklarını da açık biçimde ilan etti. Böylece CHP’de mücadele yalnızca genel merkez ile örgüt arasında deÄŸil, “atanmış yönetim” ile “seçilmiÅŸ irade” arasında yürüyen bir siyasal meÅŸruiyet tartışmasına dönüştü.

Ankara’dan OlaÄŸanüstü Kurultay ÇaÄŸrısı

Görevden alınan CHP Ankara İl BaÅŸkan Vekili Yüksel Işık, Güvenpark’ta düzenlenen protestoda kararın hukuki deÄŸil siyasi olduÄŸunu savundu.

Işık, Ankara İl Kongresi’nin tüm aÅŸamalarının hukuka uygun biçimde gerçekleÅŸtirildiÄŸini belirterek, görevden alma iÅŸlemini “trajikomik” ve “hukuksuz” olarak nitelendirdi. Kararın yalnızca Ankara örgütüne deÄŸil, CHP’nin iktidar alternatifi olma iddiasına yönelik bir müdahale olduÄŸunu savunan Işık, olaÄŸanüstü kongre çaÄŸrısında bulundu.

Ankara’daki protestolarda yükselen sloganlar da örgütün ruh halini ortaya koydu. “Direne direne kazanacağız”, “Kayyumlar gidecek biz kalacağız” ve “Kurultay, kurultay, kurultay” sloganları, yaÅŸanan sürecin yalnızca parti içi bir yönetim deÄŸiÅŸikliÄŸi olarak görülmediÄŸini gösterdi.

Ankara örgütü, hukuki mücadele başlatacaklarını ve il kongresinin yeniden toplanması için tüm demokratik yolları kullanacaklarını ilan etti.

İstanbul’dan Delegelerin Gücü Mesajı

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ise sürecin merkezinde yer alan olağanüstü kurultay talebinin artık örgütsel bir talep olmaktan çıktığını ve parti tabanının ortak iradesine dönüştüğünü vurguladı.

833 kurultay delegesinin imzasının CHP Genel Merkezi’ne teslim edildiÄŸini açıklayan Çelik, 74 il baÅŸkanının da bu talebe destek verdiÄŸini belirtti.

Çelik’in açıklamalarında dikkat çeken nokta, CHP’nin günlerdir kendi iç tartışmalarıyla meÅŸgul edilmek istendiÄŸi yönündeki deÄŸerlendirmesi oldu. Ona göre amaç, ekonomik krizden, yoksulluktan, iÅŸsizlikten ve toplumsal sorunlardan dikkatleri uzaklaÅŸtırmak.

Bu nedenle İstanbul örgütü açısından kurultay talebi yalnızca parti içi bir mesele deÄŸil; aynı zamanda CHP’nin yeniden siyasal gündemi belirleyen bir aktör haline gelme mücadelesinin parçası olarak görülüyor.

Çelik’in verdiÄŸi mesaj açıktı: EÄŸer tüzüğün öngördüğü süre içerisinde kurultay kararı alınmazsa hukuki süreçler devreye sokulacak.

İzmir’den Sert DireniÅŸ Mesajı

İzmir’de ise görevden alınan İl BaÅŸkanı ÇaÄŸatay Güç’ün açıklamaları çok daha sert bir siyasi ton taşıdı.

İl baÅŸkanlığı önünde toplanan partililere seslenen Güç, yaÅŸananları yalnızca parti içi bir tasarruf olarak deÄŸil, CHP’yi yeniden dizayn etmeye yönelik bir giriÅŸim olarak deÄŸerlendirdi.

Genel Merkez önünde yaÅŸanan olayları hatırlatan Güç, CHP üyelerine yönelik müdahaleleri eleÅŸtirerek, “Bu partinin sahibi örgüttür” vurgusunu öne çıkardı.

İzmir örgütünün açıklamalarında öne çıkan temel tema ise CHP’nin tarihsel kimliÄŸi oldu. Güç, CHP’nin yalnızca bir siyasi parti deÄŸil, Cumhuriyet’in kurucu iradesi olduÄŸunu savunarak, örgütün kararlarının masa başında deÄŸiÅŸtirilemeyeceÄŸini söyledi.

İzmir’den verilen mesaj, Ankara ve İstanbul’dan yükselen itirazlarla birleÅŸerek ortak bir siyasi hatta dönüştü: CHP’nin geleceÄŸini atanmış yöneticiler deÄŸil, seçilmiÅŸ delegeler belirleyecek.

Örgütler Ortak Bir Cephede Buluşuyor

Ankara, İstanbul ve İzmir’den gelen açıklamalar birlikte deÄŸerlendirildiÄŸinde ortak bir siyasal çerçeve ortaya çıkıyor.

Üç büyük ilin yöneticileri de görevden alma kararlarını meşru görmüyor.

Üçü de Özgür Özel liderliğini tanımaya devam ediyor.

Üçü de çözümün olağanüstü kurultayda olduğunu savunuyor.

Üçü de parti örgütünün iradesinin yargı kararları veya idari atamalarla değiştirilemeyeceğini dile getiriyor.

Bu tablo, CHP’nin yalnızca bir liderlik tartışması yaÅŸamadığını; aynı zamanda temsil, meÅŸruiyet ve örgüt egemenliÄŸi üzerine tarihinin en önemli iç mücadelelerinden birine sahne olduÄŸunu gösteriyor.

Mücadele Artık Koltuk Değil Meşruiyet Meselesi

CHP’de yaÅŸanan son geliÅŸmeler, parti içi iktidar mücadelesinin çok ötesine geçmiÅŸ durumda.

Ankara’da “hukuksuzluk”, İstanbul’da “delege iradesi”, İzmir’de ise “örgüt egemenliÄŸi” vurgusu öne çıkıyor.

Farklı tonlarla dile getirilen bu itirazların ortak paydası ise aynı: Seçilmiş yöneticilerin yerine atanan isimlerin parti tabanında meşruiyet üretemeyeceği düşüncesi.

Bu nedenle CHP’de önümüzdeki günlerde yaÅŸanacak tartışma yalnızca kurultayın ne zaman yapılacağı deÄŸil; partinin hangi iradeyle yönetileceÄŸi sorusu etrafında ÅŸekillenecek.

Ve görünen o ki Ankara, İstanbul ve İzmir örgütleri bu sorunun cevabını çoktan vermiÅŸ durumda: “Son sözü örgüt söyleyecek.”