back to top
Ana Sayfa Haber Taliban Beşinci Yılını Kutlarken Afganistan’da Haklar Tasfiye Ediliyor

Taliban Beşinci Yılını Kutlarken Afganistan’da Haklar Tasfiye Ediliyor

Taliban’ın 2021’de yeniden iktidara gelişinin beşinci yılı kutlanırken, Afganistan’da savaşın sona ermesi “istikrar” olarak sunuluyor; ancak milyonlarca kadın ve kız çocuğunun eğitim, çalışma ve kamusal yaşama erişiminden mahrum bırakılması, bu istikrar söyleminin ağır bir insan hakları krizini örttüğünü gösteriyor.

“İstikrar” Söyleminin Gölgesinde Yasaklar

Taliban yöneticileri, iktidara dönüşlerinin beşinci yıl dönümünü Kabil’deki Loya Jirga salonunda düzenlenen törenle kutladı. Yönetim, 20 yıllık savaşın ardından güvenliği sağladığını, çatışmaları sona erdirdiğini ve altyapı yatırımları yaptığını savundu. Törende kadınların bulunmaması ise Taliban’ın “istikrar” olarak sunduğu düzenin toplumsal maliyetini sembolik biçimde ortaya koydu.

Taliban’ın iktidara gelmesinden kısa süre sonra kız çocuklarının altıncı sınıftan sonra eğitim görmesi yasaklandı; kadınların üniversite eğitimi, çok sayıda kamusal alanı kullanması ve çalışma hayatına katılımı ağır biçimde sınırlandırıldı. UNESCO, yaklaşık 2,4 milyon kız çocuğunun ortaöğretimden mahrum bırakıldığını bildiriyor.

BM: Savaş Bitti, Hak İhlalleri Derinleşti

BM Afganistan İnsan Hakları Özel Raportörü Richard Bennett, ülkenin “derin bir insan hakları krizi” yaşadığını belirterek, Taliban yönetiminin kadınlara ve kız çocuklarına yönelik politikalarının toplumsal cinsiyete dayalı zulüm yoluyla insanlığa karşı suç oluşturduğu değerlendirmesinde bulundu.

Bennett’in dikkat çektiği tablo yalnızca kadın haklarıyla sınırlı değil. Keyfî gözaltılar, işkence ve kötü muamele, yargısız infazlar, zorla kaybetmeler, ifade özgürlüğüne yönelik baskılar, gazetecilere ve insan hakları savunucularına yönelik saldırılar ile etnik ve dinî azınlıklara yönelik zulüm de devam ediyor.

Dünya Normalleştirirken Afganistan Yalnızlaşıyor

Taliban yönetiminin beşinci yıl kutlamasının asıl çelişkisi ise Afganistan’ın içinde bulunduğu koşullar kadar, uluslararası toplumun bu tablo karşısındaki tutumunda ortaya çıkıyor. BM, Taliban’ın politikalarının normalleştirilmemesi çağrısı yaparken, bazı ülkelerin diplomatik ve siyasi temaslarını artırması, insan hakları ihlallerinin uluslararası gündemde giderek daha az belirleyici hale geldiğini gösteriyor.

Taliban yönetimini resmen tanıyan tek ülke Rusya olsa da, yönetim farklı ülkelerle diplomatik ilişkiler ve temaslar geliştiriyor. Bu durum, insan hakları ve özellikle kadın haklarının uluslararası siyasette giderek pazarlık konusu haline geldiği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.

Asıl Bedeli Gelecek Ödeyecek

BM Kadın Birimi, Afgan kadınları ve kız çocuklarının dünyadaki en ağır kısıtlamalarla karşı karşıya olduğunu ve bunun ülkenin geleceğini tehdit ettiğini belirtiyor. Öğretmen, doktor, hemşire ve ebe eksikliği yalnızca kadınların haklarını değil, sağlık, eğitim ve ekonomik hayatın sürdürülebilirliğini de doğrudan etkiliyor.

Taliban’ın beşinci yılını “kurtuluş” ve “istikrar” söylemiyle kutlaması, uluslararası toplumun ise insan hakları ihlallerine rağmen giderek daha fazla temas kurması, Afganistan’daki temel çelişkiyi ortaya koyuyor: Savaşın sona ermesi, özgürlüklerin de kazanıldığı anlamına gelmiyor.