Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de aralarında bulunduğu 19 kişinin tutuklanması, muhalefet cephesinde “hukuki değil siyasi bir müdahale” olarak değerlendirildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci Binici, somut suç isnadı bulunmadan verilen tutuklama kararının yargının bağımsızlığına değil, siyasetin gölgesine işaret ettiğini belirterek, “Adalet er ya da geç yerini bulacak” dedi.
Hukuki Gerekçe Yerine Siyasi Gölge
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve hukuk politikalarından sorumlu isimlerinden Gül Çiftci Binici, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in tutuklanmasına ilişkin yaptığı açıklamada, kararın hukuki değil siyasi bir saikle alındığını savundu.
Binici, Adıgüzel hakkında ne kaçma şüphesi ne delil karartma ihtimali ne de somut bir suç fiiline dayanan açık bir isnat bulunduğunu belirterek, buna rağmen verilen tutuklama kararının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti. Muhalefet cephesine göre bu tablo, yargının bağımsız bir denetim mekanizması olmaktan uzaklaştırılarak siyasal baskı aracına dönüştürülmesinin yeni bir örneği niteliğinde.
Yargı Kararı Mı, Siyasi Müdahale Mi?
Yaklaşık 20 yıllık siyasi yol arkadaşlığına vurgu yapan Binici, Onursal Adıgüzel’in gençlik kollarından bu yana kamu görevine yaklaşımını ve siyasi duruşunu yakından bildiğini söyledi. “Atılan iftirayla Onursal’ın hayatı, duruşu ve kamu görevine yaklaşımı arasında hiçbir bağ yok” diyen Binici, dosyada kamuoyuna ikna edici nitelikte somut bir delilin bulunmadığını vurguladı.
Bu açıklama, son dönemde özellikle muhalefet belediyelerine yönelik yargı süreçleri üzerinden yürüyen tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Yerel yönetimlere yönelik operasyonların yalnızca adli süreçler değil, aynı zamanda siyasal alanı yeniden dizayn etme girişimi olduğu yönündeki eleştiriler güç kazanıyor.
Tutuklama Kararı Ve Demokratik Güven Krizi
Tutuklama tedbirinin, istisnai bir koruma mekanizması olması gerekirken giderek peşin cezalandırma yöntemine dönüşmesi, Türkiye’de hukuk güvenliği tartışmalarını derinleştiriyor. Özellikle seçilmiş belediye başkanlarına yönelik işlemlerde bu yöntemin sıklaşması, demokratik temsil iradesinin de doğrudan hedef alındığı yorumlarına neden oluyor.
Binici’nin “Gerçekler ortada, hakikat güçlü” sözleri yalnızca kişisel bir dayanışma mesajı değil; aynı zamanda muhalefetin yargı üzerinden kurulan siyasal baskıya karşı kolektif bir itirazı olarak okunuyor. CHP, sürecin takipçisi olacaklarını ve Adıgüzel’in yanında durmayı sürdüreceklerini açıkladı.
Adalet Talebi Siyasi Mücadelenin Merkezinde
Türkiye’de yargı bağımsızlığına ilişkin tartışmalar, yalnızca mahkeme salonlarında değil, doğrudan siyasal hayatın merkezinde şekilleniyor. Muhalefetin sıkça dile getirdiği “siyasi yargı” eleştirisi, özellikle tutuklama kararlarında somut gerekçelerin kamuoyuna açık biçimde ortaya konulmamasıyla daha görünür hale geliyor.
Ataşehir dosyası da bu tartışmanın yeni halkalarından biri olarak kayda geçti. Verilen kararın hukuki niteliği kadar, yarattığı siyasal mesaj da tartışılıyor: Muhalefete yönelik baskı mı, yoksa adaletin tarafsız işleyişi mi? Bu sorunun yanıtı, yalnızca bir dava dosyasını değil, demokratik rejimin meşruiyetini de doğrudan ilgilendiriyor.i açıklamaları














