CHP’de yargı kararıyla başlayan yönetim krizi, Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki telefon görüşmesiyle yeni bir evreye taşındı. Kılıçdaroğlu cephesinin “partiyi en uygun zamanda kurultaya götürme” mesajı, yalnızca teknik bir takvim tartışması değil; parti içindeki meşruiyet mücadelesinin hangi zeminde sürdürüleceğine dair kritik bir işaret olarak yorumlandı.
Meşruiyet Tartışması Derinleşiyor
Cumhuriyet Halk Partisi’nde 38. Olağan Kurultay’a ilişkin “mutlak butlan” kararı sonrası oluşan siyasi ve hukuki kriz, parti içi güç dengelerini yeniden hareketlendirdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu arasında gerçekleşen telefon görüşmesi, yalnızca bir nezaket teması değil; partinin geleceğine ilişkin kritik bir siyasi temas olarak öne çıktı.
Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Atakan Sönmez’in açıklamasına göre görüşmede, “partiyi en uygun zamanda kurultaya götürme” niyeti Özel’e iletildi. Özel’in ise bu yaklaşımı olumlu karşıladığı ve konuyu parti kurullarıyla değerlendireceğini söylediği aktarıldı.
Yargı Gölgesinde Siyaset
Ancak görüşmenin siyasal ağırlığı, yalnızca kurultay ihtimalinden kaynaklanmıyor. CHP’de yaşanan kriz, artık parti içi rekabetin ötesinde; yargı kararlarının doğrudan siyasal alanı şekillendirdiği bir dönemin göstergesi olarak değerlendiriliyor.
“Mutlak butlan” kararıyla birlikte Kılıçdaroğlu’nun yeniden fiili bir siyasi aktör hâline gelmesi, CHP içinde “hukuki meşruiyet” ile “siyasal meşruiyet” arasındaki gerilimi görünür kıldı. Bu nedenle yapılacak olası bir kurultay, yalnızca yönetim değişimini değil, parti tabanının hangi iradeyi meşru kabul edeceğini de belirleyecek.
Parti Yönetiminde Yeni Dengeler
Atakan Sönmez’in açıklamalarında dikkat çeken bir diğer unsur ise Kılıçdaroğlu’nun milletvekilleri, belediye başkanları ve örgüt yöneticileriyle sürdürdüğü yoğun temas trafiği oldu. Bu durum, eski yönetimin yalnızca sembolik değil, aynı zamanda örgütsel bir yeniden konumlanma arayışı içinde olduğuna işaret ediyor.
Öte yandan Özgür Özel’in süreci MYK veya Parti Meclisi’nde değerlendirecek olması, kararın bireysel değil kurumsal zeminde alınacağı mesajını verme çabası olarak okunuyor. Ancak CHP’de artık temel mesele yalnızca “ne zaman kurultay yapılacağı” değil; partinin hangi siyasal hatta ve hangi meşruiyet zemini üzerinde yeniden şekilleneceği sorusu hâline gelmiş durumda.
Krizin Merkezinde Güven Sorunu
CHP’de yaşanan süreç, Türkiye siyasetinde uzun süredir büyüyen daha geniş bir sorunun da yansıması niteliğinde: Kurumların iç işleyişine yönelik yargısal müdahaleler ve bunun yarattığı temsil krizi.
Bu nedenle Özel ile Kılıçdaroğlu arasındaki telefon görüşmesi, yüzeyde uzlaşı arayışı gibi görünse de, gerçekte CHP’nin gelecekte nasıl yönetileceği ve tabanın hangi liderliği sahici bulacağına dair daha büyük bir hesaplaşmanın ilk işaretlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
- TB / BirGün, Habertürk TV








