back to top
Ana Sayfa Haber Anadolu’nun VerdiÄŸi Mesaj: Bu Yalnızca Bir Siyasi Destek DeÄŸil

Anadolu’nun VerdiÄŸi Mesaj: Bu Yalnızca Bir Siyasi Destek DeÄŸil

Amasya

Trabzon’da baÅŸladı. Ardından Gümüşhane’nin daÄŸlarına, Erzincan’ın meydanlarına, Tokat’ın ilçelerine ve Erbaa’nın kalabalık sokaklarına yayıldı. Gün boyunca sosyal medyaya düşen görüntüler, haber ajanslarının geçtiÄŸi fotoÄŸraflar ve videolar yalnızca bir siyasi liderin gezisini göstermiyordu. Görünen ÅŸey, uzun süredir biriken toplumsal bir duygunun dışavurumuydu.

Türkiye siyasetinde bazen kalabalıkların büyüklüğü deÄŸil, kalabalığın taşıdığı duygu önemlidir. Özgür Özel’in Anadolu turunda ortaya çıkan manzara tam da böyle bir tabloyu iÅŸaret ediyor. Çünkü bu görüntülerde yalnızca parti bayrakları yoktu. Yalnızca CHP seçmeni de yoktu. Görüntülerde emekliler, çiftçiler, gençler, kadınlar, esnaf vardı. Her biri farklı hayat hikâyelerine sahip insanların ortaklaÅŸtığı duygu ise dikkat çekiciydi: Sahip çıkma duygusu.

Türkiye’nin son yıllardaki siyasal ikliminde iktidar ile muhalefet arasındaki mücadele çoÄŸu zaman liderler ve partiler üzerinden okundu. Oysa Anadolu’da ortaya çıkan son görüntüler, meselenin artık parti sınırlarını aÅŸmaya baÅŸladığını gösteriyor. Çünkü insanlar yalnızca bir parti genel baÅŸkanını karşılamıyor. Kendi iradelerine, kendi söz haklarına ve kendi gelecek beklentilerine sahip çıkmaya çalışıyorlar.

Özellikle Trabzon ve Gümüşhane gibi uzun yıllar boyunca CHP’nin güçlü olmadığı kentlerde ortaya çıkan ilgi bu nedenle önemlidir. Bu kalabalıkları yalnızca partisel aidiyetlerle açıklamak mümkün görünmüyor. İnsanların yol kenarlarında araçları durdurması, saatlerce beklemesi, konvoylara eÅŸlik etmesi ve geç saatlere kadar meydanları terk etmemesi, siyasetin alışılmış reflekslerinin ötesinde bir toplumsal hareketliliÄŸe iÅŸaret ediyor.

Bu hareketliliÄŸin en çarpıcı anlarından biri ise Amasya’da yaÅŸandı. Gece geç saatlerde, herhangi bir miting programı olmaksızın, yalnızca Özgür Özel’i görmek için otelin önünde toplanan binlerce insan dikkat çekiciydi. Çünkü siyaset normal koÅŸullarda insanları gündüz meydanlara toplar. İnsanların gece yarısına doÄŸru otel önlerinde beklemesi ise baÅŸka bir ÅŸeyi anlatır. Bu artık bir organizasyon deÄŸil, bir sahiplenme davranışıdır.

Sosyal medyada geniÅŸ yankı uyandıran görüntülerde bir vatandaşın Özgür Özel’e dönerek söylediÄŸi “Sen bizim namusumuzsun” cümlesi de bu nedenle sıradan bir slogan olarak okunamaz. Türkiye siyasal kültüründe “namus” kavramı yalnızca bireysel ahlakı deÄŸil, korunması gereken ortak deÄŸeri ve emaneti ifade eder. Bu sözün arkasında yatan duygu, bir siyasetçiye duyulan kiÅŸisel hayranlıktan çok daha fazlasıdır. O cümlede seçme hakkını, sandığı, demokrasi talebini ve deÄŸiÅŸim umudunu koruma isteÄŸi vardır.

Aslında bu görüntüler biraz da iktidarın uzun süredir görmek istemediÄŸi gerçeÄŸi ortaya koyuyor. Ekonomik kriz, yüksek enflasyon, yoksullaÅŸma ve adalet tartışmaları toplumun farklı kesimlerinde ortak bir rahatsızlık yaratmış durumda. Bu rahatsızlık henüz tamamen örgütlü bir siyasal harekete dönüşmüş olmayabilir; ancak Anadolu’nun farklı kentlerinde ortaya çıkan kalabalıklar, bu duygunun giderek görünür hale geldiÄŸini gösteriyor.

Özgür Özel’in konuÅŸmalarında sık sık vurguladığı “Türkiye İttifakı” söylemi de bu nedenle karşılık buluyor. Çünkü meydanlarda görülen insanların önemli bir bölümü yalnızca CHP seçmeni deÄŸil. Kendisini muhafazakâr, milliyetçi ya da merkez saÄŸ olarak tanımlayan birçok yurttaşın da bu süreçte demokrasi, hukuk ve ekonomik adalet talepleri etrafında ortaklaÅŸtığı görülüyor.

Elbette siyaset yalnızca kalabalıklarla kazanılmaz. Kalabalıklar bazen dağılır, heyecanlar bazen söner. Ancak tarihte bazı anlar vardır ki kalabalığın büyüklüğünden çok taşıdığı ruh önemlidir. Trabzon’dan baÅŸlayıp Gümüşhane, Erzincan, Tokat ve Amasya’ya uzanan hatta ortaya çıkan tablo tam da böyle bir ruh halini yansıtıyor.

İnsanlar bir siyasetçiyi deÄŸil, kendi seslerini duyurabileceklerine inandıkları bir mücadeleyi selamlıyorlar. Bu nedenle Anadolu’dan yükselen destek, yalnızca CHP’nin ya da Özgür Özel’in baÅŸarısı olarak okunamaz. Bu görüntüler, uzun süredir ekonomik sıkıntılarla, adalet tartışmalarıyla ve gelecek kaygısıyla yaÅŸayan milyonlarca insanın yeniden söz söyleme arzusunun görüntüleridir.

Belki de bu yüzden Amasya gecesinde söylenen o cümle, günlerdir yapılan bütün siyasi analizlerden daha güçlü bir anlam taşıyor: İnsanlar yalnız bırakıldıklarını düşündüklerinde sessizleÅŸebilirler. Ama kendilerini temsil eden bir irade gördüklerinde ona yalnızca destek vermez, sahip çıkarlar. Anadolu’nun son günlerde verdiÄŸi mesaj da tam olarak budur.