back to top
Ana Sayfa Haber Ekonomi Fon Krizinde Soruşturma Büyüyor, Yanıt Bekleyen Sorular da

Fon Krizinde Soruşturma Büyüyor, Yanıt Bekleyen Sorular da

Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun’un “suç örgütüne üyelik” ve “rüşvet” suçlamalarıyla gözaltına alınması, 131 yatırım fonunun tasfiyesine uzanan soruşturmayı yeniden gündeme taşıdı. Eski kamu yöneticilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi hakkında adli işlem yapılırken, savcılığın sözünü ettiği örgütün kurucuları ve yöneticileri kamuoyuna açıklanmadı. Denetim kurumlarının işlemlerden ne zaman haberdar olduğu ve hangi önlemleri aldığına ilişkin sorular da yanıt bekliyor.

Türkiye sermaye piyasalarında eylül ayında ortaya çıkan fon kriziyle ilgili soruşturma, 31 Ekim’de Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun’un gözaltına alınmasıyla genişledi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ergun hakkında “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “rüşvet” suçlamaları bulunduğunu açıkladı. Daha önce portföy yönetim şirketlerinin yöneticileri, finans kuruluşlarında görev yapmış kişiler ve eski kamu görevlileri hakkında işlem yapılan soruşturmada, Borsa İstanbul’un en üst düzey yöneticisi de şüpheliler arasına girdi.

Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar vermesiyle kamuoyunun gündemine giren krizde, 455 bin 758 yatırımcının fonlarda birikimi bulunuyordu. Soruşturma kapsamında yüzlerce kişi hakkında adli işlem yapılırken, bazı fonların belirli hisse senetlerindeki işlemleri, olağan dışı fiyat hareketleri, kredi kullanımları ve para transferleri incelemeye alındı.

Örgüt Üyeliği Suçlaması Var, Örgütün Yönetim Yapısı Açıklanmadı

Başsavcılığın 31 Ekim tarihli açıklamasında, Korkmaz Enes Ergun’un hangi işlemler nedeniyle örgüt üyeliği ve rüşvetle suçlandığına ilişkin ayrıntı verilmedi. Ergun’un rüşvet aldığı veya verdiği iddia edilen kişi ya da kişiler, söz konusu işlemlerin tarihleri ve örgüt içindeki konumu da açıklanmadı.

Soruşturma kapsamında daha önce haklarında işlem yapılan kişilerin aynı örgütle bağlantılı olup olmadığına ilişkin bilgiler de sınırlı kaldı. Savcılığın suçlama yönelttiği örgütün kurucuları, yöneticileri, üyeleri arasındaki ilişkiler ve faaliyetlerini hangi şirketler üzerinden yürüttüğü kamuoyuyla paylaşılmadı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının belediyelere yönelik bazı soruşturmalarında örgüt yöneticisi ve üyesi olduğu ileri sürülen kişilerin isimleri, görevleri ve aralarındaki ilişkiler kamuoyuna açıklanmıştı. Fon soruşturmasında ise çok sayıda gözaltı ve tutuklama kararına rağmen örgütün yönetim yapısına ilişkin benzer ayrıntılar duyurulmadı.

Soruşturma dosyasındaki gizlilik kararının kapsamı ve örgüt yapısına ilişkin bilgilerin hangi gerekçeyle açıklanmadığı konusunda da kamuoyuna ayrıntılı bilgi verilmedi.

Yedi Şirket, 131 Fon ve Yüzlerce Şüpheli

SPK, 17 Eylül’de Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy bünyesindeki toplam 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verdi. Fonlarda belirli hisse senetlerinin yoğun biçimde alınıp satılması, olağan dışı fiyat hareketleri ve yatırımcıların paralarını geri alma taleplerinin karşılanmasında yaşanan sorunlar incelemeye alındı.

Borsa İstanbul’da eylül ayında yaşanan sert düşüşün ardından Finansal İstikrar Komitesi olağanüstü gündemle toplandı. Fon yöneticilerinin ve bazı yatırımcıların hesaplarına yönelik incelemeler başlatıldı; çeşitli mal varlıkları hakkında tedbir kararları uygulandı.

30 Eylül’de açıklanan verilere göre 217 kişi hakkında adli işlem yapıldı, 56 kişi tutuklandı, 88 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Aynı açıklamada 26 hisse senedindeki olağan dışı işlemlerin araştırıldığı belirtildi.

Soruşturma kapsamında eski Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci de tutuklandı. Finans kuruluşlarında ve kamu kurumlarında görev yapmış başka isimler hakkında da adli işlemler gerçekleştirildi.

Eski Bakan Yardımcısı Tutuklandı

Eski Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, 12 Ekim’de fon soruşturması kapsamında tutuklandı. Aksu ve eşinin mal varlıklarına el konulduğu bildirildi.

Aksu, daha önce yaptığı açıklamada Tera bünyesindeki bir yatırım fonunda parasının kaldığını ve kendisinin de mağdur olduğunu savunmuştu. Tutuklama kararının ardından Aksu’nun hangi somut işlemler nedeniyle suçlandığına ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.

Aksu’nun tutuklandığı soruşturmayla Ergun’un gözaltına alındığı dosya arasındaki bağlantının kapsamı, iki isme yöneltilen suçlamaların aynı örgüt iddiasına dayanıp dayanmadığı ve diğer kamu görevlilerinin soruşturmadaki konumları açıklığa kavuşmadı.

Denetim Kurumları İşlemleri Ne Zaman Öğrendi?

Soruşturmanın önemli başlıklarından biri, olağan dışı fon ve hisse işlemlerinin denetim kurumları tarafından ne zaman tespit edildiği.

SPK, fon piyasasındaki riskleri 2025 yılının son çeyreğinde belirlediğini açıkladı. Adalet Bakanlığı ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19 Ağustos 2026’da SPK’den bilgi ve belge talep ettiğini bildirdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, bazı fon ve hisse senetlerindeki olağan dışı hareketlerin savcılık tarafından Şubat 2025’te fark edildiğini söyledi.

Böylece kamuoyuna açıklanan bilgilerde, olağan dışı işlemlerin ilk tespit edildiği tarih olarak Şubat 2025, SPK’nin riskleri belirlediği dönem olarak 2025’in son çeyreği ve savcılığın bilgi-belge talebinde bulunduğu tarih olarak 19 Ağustos 2026 yer aldı.

Fonların tasfiyesine ise 17 Eylül 2026’da karar verildi.

Bu tarihler arasında hangi işlemlerin yapıldığı, hangi kurumun hangi kuruma bildirimde bulunduğu, riskli işlemlere yönelik hangi önlemlerin uygulandığı ve işlemlerin neden tasfiye kararına kadar sürdüğü konusunda ayrıntılı bir denetim raporu kamuoyuna sunulmadı.

SPK’nin yanı sıra Borsa İstanbul, Takasbank ve Merkezi Kayıt Kuruluşunun ilgili işlemlere ilişkin kayıtları ve denetim süreçleri de soruşturmanın kapsamıyla bağlantılı bulunuyor. Bu kurumlarda görev yapan yöneticiler hakkında başlatılmış idari incelemelerin kapsamı ve sonuçları henüz bütünüyle açıklanmadı.

Ergun, Gözaltından Önce Mecliste Konuşmuştu

Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun, gözaltına alınmasından önce TBMM’deki komisyon görüşmelerinde fon soruşturmasına ilişkin açıklamalarda bulunmuştu.

Ergun, olağan dışı işlemlerle ilgili gerekli bildirimleri yaptıklarını, bunları SPK’ye ilettiklerini ve Kamuyu Aydınlatma Platformunda duyurduklarını söylemişti.

Aynı toplantıda SPK İkinci Başkanı Ahmet Aksu, Devlet Denetleme Kurulunun inceleme yürüttüğünü ve kurulun sorumluluklarının bu inceleme sonucunda ortaya çıkacağını belirtmişti.

Ergun’un Mecliste sözünü ettiği bildirimlerin tarihleri, içerikleri ve bunlara karşılık SPK tarafından alınan kararlar kamuoyuna topluca açıklanmadı. Devlet Denetleme Kurulunun incelemesinin hangi yöneticileri ve hangi işlemleri kapsadığına ilişkin ayrıntılar da paylaşılmadı.

31 Ekim’deki gözaltı kararının ardından Ergun’un Borsa İstanbul’daki görevinin nasıl yürütüleceğine ve kurum içindeki idari incelemelere ilişkin gelişmeler de gündeme geldi.

Siyasi İsimlerin Fon İşlemleri de İnceleme Konusu

Fon soruşturmasında eski kamu yöneticilerinin yanı sıra siyasi görevlerde bulunmuş kişilerin ve yakınlarının yatırım işlemleri hakkında da iddialar ortaya atıldı.

Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın bazı yatırım fonlarından olağan dışı kazanç elde ettikleri ileri sürüldü. Çiftin hesaplarından yüksek miktarda para çekildiği iddialarının ardından mal varlıkları hakkında tedbir uygulandığına ilişkin haberler yayımlandı.

Daha sonra söz konusu fon kazançlarının iadesi için başvuruda bulundukları bildirildi.

Bu işlemlere ilişkin para hareketlerinin tarihleri, yatırım tutarları, fonlardan çıkış zamanları ve haklarında yürütülen incelemelerin sonuçları kamuoyuna ayrıntılı biçimde açıklanmadı.

Soruşturmada adı geçen siyasi kişilerle fon yöneticileri veya kamu kurumlarındaki görevliler arasında suçlamalara konu olabilecek herhangi bir ilişki bulunup bulunmadığı da açıklanmış değil.

455 Bin Yatırımcının Birikimi Tasfiye Sürecinde

SPK’nin verilerine göre tasfiye kararı verilen 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyordu.

Ekim ayında TBMM’de paylaşılan bilgilere göre 66 fonun tasfiyesi tamamlandı ve 45 bin 747 yatırımcıya toplam 40,8 milyar lira ödeme yapıldı. Geriye kalan 65 fonun tasfiye işlemleri ise sürüyordu.

Fon varlıklarının değerlemesi, yatırımcıların hak sahipliğinin belirlenmesi ve ödemelerin tamamlanması amacıyla yeni yasal düzenlemeler gündeme geldi.

Ancak tasfiye edilen fonlarda yatırımcıların başlangıçtaki yatırımlarıyla kendilerine ödenen tutarlar arasındaki farkın toplam büyüklüğü, gerçekleşmiş zararların ne kadarının karşılandığı ve kalan fonların tasfiyesinin hangi tarihte tamamlanacağına ilişkin bütünlüklü bir bilanço henüz açıklanmadı.

Soruşturma kapsamında el konulan mal varlıklarının tutarı ve bu varlıkların yatırımcı zararlarının karşılanmasında kullanılıp kullanılmayacağı da açıklığa kavuşmayan başlıklar arasında bulunuyor.

Fon Krizini Araştıran Gazetecilere Adli İşlem

Fon soruşturmasının basına yansıyan ayrıntıları da adli işlemlere konu oldu.

Ekim ayında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç’in soruşturmaya ilişkin açıklamaları nedeniyle ifadeye çağrılması için işlem yapıldı. Gazeteci Mustafa Balcı ise gözaltına alındı.

Soruşturma makamları, kamuoyunu yanıltıcı bilgi yayıldığı iddiasıyla bazı açıklamalar hakkında işlem başlattı.

Adalet Bakanlığı da fon soruşturmasıyla ilgili bazı haber ve açıklamaların manipülatif olduğunu savundu. Bakanlık, soruşturmanın delillere dayanılarak yürütüldüğünü ve yatırımcıların haklarının korunacağını açıkladı.

Gazeteciler hakkında başlatılan işlemlerde hangi açıklamaların suçlamaya dayanak oluşturduğu ve soruşturma dosyalarındaki somut delillerin kapsamı konusunda kamuoyuna verilen bilgiler sınırlı kaldı.

Kurumsal Sorumluluklara İlişkin İncelemeler Sürüyor

Fon krizinde portföy şirketlerinin yöneticileri, yatırımcılar, eski kamu görevlileri ve Borsa İstanbul Genel Müdürü hakkında adli işlemler yapılırken denetim kurumlarının yöneticilerine ilişkin idari sorumluluk incelemelerinin sonuçları henüz açıklanmadı.

Devlet Denetleme Kurulunun inceleme yürüttüğü bildirildi. Ancak incelemenin tamamlanıp tamamlanmadığı, hangi işlemlerde denetim eksikliği saptandığı ve herhangi bir yönetici hakkında idari yaptırım uygulanıp uygulanmadığına ilişkin kapsamlı bir rapor yayımlanmadı.

Soruşturmaya konu işlemlerin gerçekleştiği dönemde görev yapan yöneticilerden hangilerinin görevlerine devam ettiği, hangileri hakkında inceleme başlatıldığı ve olası çıkar çatışmalarını önlemek amacıyla hangi tedbirlerin alındığı konusunda da bütünlüklü bir açıklama yapılmadı.

Adalet Bakanlığı, soruşturmanın Cumhurbaşkanının yakın takibi ve kurumlar arası koordinasyonla yürütüldüğünü bildirdi.

Buna karşılık savcılığın örgüt üyeliği suçlamasına konu ettiği yapının kurucuları ve yöneticileri, rüşvet iddialarının hangi işlemlerle bağlantılı olduğu, denetim kurumlarının geçmişteki bildirimlere nasıl karşılık verdiği ve incelemelerin hangi sonuçlara ulaştığı henüz kamuoyuna açıklanmadı.

Soruşturmanın başlangıcından bu yana çok sayıda gözaltı, tutuklama, mal varlığına el koyma ve fon tasfiyesi kararı alındı. Yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren işlemler nedeniyle bazı eski kamu görevlileri tutuklandı, Borsa İstanbul Genel Müdürü gözaltına alındı. Buna karşın kamuoyuna açıklanan bilgilerde suç örgütü iddiasının yönetim yapısı ve denetim zincirindeki sorumluluklar hâlâ belirsizliğini koruyor.

131 fonun tasfiyesine, yüzlerce kişi hakkında adli işleme ve Borsa İstanbul Genel Müdürünün gözaltına alınmasına uzanan soruşturmada, savcılığın sözünü ettiği örgütü kimlerin kurduğu, kimlerin yönettiği ve denetim kurumlarının bu işlemler karşısında ne yaptığı ne zaman açıklanacak?


  • NHA / İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanlığı, SPK, TBMM, Deutsche Welle Türkçe, Cumhuriyet, Diken, T24, bianet, Reuters, Anadolu Ajansı, BBC Türkçe, Gazete Oksijen