Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde (AKPM) Türkiye’de muhalefete yönelik yargı süreçleri ve siyasi müdahale iddiaları sert biçimde tartışıldı. CHP’ye iliÅŸkin yargı kararları, kayyum uygulamaları ve AİHM kararlarının uygulanmaması eleÅŸtirilirken, bazı Avrupalı parlamenterler Türk yetkililere yönelik yaptırım seçeneklerinin deÄŸerlendirilmesi çaÄŸrısında bulundu.
AKPM’de Türkiye Dosyası Yeniden Açıldı
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin (AKPM) Fransa’nın Strazburg kentindeki yaz oturumunda gerçekleÅŸtirilen “Türkiye’de Muhalefete Baskılar ve Yargının İşleyiÅŸi” baÅŸlıklı oturum, Ankara-Brüksel hattındaki hukuk ve demokrasi tartışmalarını yeniden uluslararası gündemin merkezine taşıdı.
Oturumda yapılan konuÅŸmalarda ortaklaÅŸan nokta, son dönemde muhalefet partilerine yönelik yargı süreçleri, belediyelere yönelik kayyum uygulamaları ve siyasi partilerin iç iÅŸleyiÅŸine yargı eliyle müdahale edildiÄŸi yönündeki iddiaların Türkiye’deki demokratik standartlar açısından ciddi kaygılar yarattığı oldu.
CHP Tartışması Avrupa Gündemine Taşındı
AKPM Türkiye Raportörü Lord David Blencathra, siyasi partilerin kongre süreçlerine yönelik yargı müdahalelerinin demokratik siyasetin temel ilkeleriyle bağdaşmadığını belirterek, seçilmiş parti yöneticilerinin mahkeme kararlarıyla görevden uzaklaştırılmasının siyasi çoğulculuk açısından endişe verici sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Blencathra’nın deÄŸerlendirmesinde yalnızca CHP’ye iliÅŸkin yargı süreci deÄŸil, seçilmiÅŸ belediye baÅŸkanlarının görevden alınması ve kayyum uygulamaları da aynı demokratik gerileme tablosunun parçaları olarak ele alındı. Raportör, bu geliÅŸmelerin birlikte deÄŸerlendirildiÄŸinde Türkiye’de siyasal alanın giderek daraldığı yönünde güçlü bir izlenim oluÅŸturduÄŸunu ifade etti.
Yaptırım Çağrısı Dikkat Çekti
Oturumun en dikkat çekici açıklaması ise AKPM Sosyalistler, Demokratlar ve YeÅŸiller Grubu BaÅŸkanı Frank Schwabe’den geldi.
Alman parlamenter, Avrupa BirliÄŸi’nin Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında, hukukun üstünlüğünü ihlal ettiÄŸi öne sürülen Türk yetkilileri kapsayabilecek yaptırım seçeneklerinin tartışılmasını desteklediÄŸini açıkladı. Schwabe’nin konuÅŸmasında, CHP’ye yönelik yargı süreçleri bu çaÄŸrının önemli gerekçelerinden biri olarak gösterildi.
Bu açıklama, Avrupa kurumlarının Türkiye’deki iç siyasi geliÅŸmeleri artık yalnızca siyasi eleÅŸtiri düzeyinde deÄŸil, bireysel yaptırım mekanizmaları üzerinden de deÄŸerlendirmeye baÅŸladığını göstermesi bakımından dikkat çekici bulundu.
AİHM Kararları Ve Muhalefet Vurgusu
İsviçreli parlamenter Fabian Molina ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasının Avrupa Konseyi üyeliğinin temel yükümlülüklerinden biri olduğunu hatırlatarak, bağlayıcı kararların yerine getirilmemesinin hukukun üstünlüğünü zedelediğini savundu.
Molina, demokratik sistemlerin saÄŸlıklı iÅŸlemesi için muhalefetin herhangi bir baskı veya müdahale olmadan siyasal faaliyetlerini sürdürebilmesi gerektiÄŸini vurgularken, Avrupa Parlamentosu’nda da insan hakları ihlallerinden sorumlu olduÄŸu deÄŸerlendirilen kiÅŸiler hakkında yaptırım mekanizmalarının daha önce gündeme geldiÄŸini anımsattı.
Yargı Tartışması Uluslararası Boyut Kazanıyor
Strazburg’daki oturum, Türkiye’deki yargı süreçlerinin artık yalnızca iç hukuk veya iç siyaset tartışması olmaktan çıkarak Avrupa kurumlarının demokrasi ve hukukun üstünlüğü denetimi kapsamında ele alındığını bir kez daha ortaya koydu.
Özellikle siyasi partilerin iç iÅŸleyiÅŸine iliÅŸkin yargı kararları, seçilmiÅŸ yerel yöneticilerin görevden alınması ve AİHM kararlarının uygulanmaması ekseninde ÅŸekillenen eleÅŸtiriler, Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyeliÄŸinden kaynaklanan yükümlülükleri üzerinden uluslararası bir tartışmaya dönüşmüş durumda.
AKPM oturumunda dile getirilen yaptırım çaÄŸrılarının kısa vadede somut bir karar anlamına gelmese de, Avrupa kurumlarının Türkiye’deki hukuk devleti tartışmalarını daha sert araçlarla izlemeye hazır olduÄŸuna iÅŸaret ettiÄŸi deÄŸerlendiriliyor.











