CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, şubat ayı bütçe gerçekleşmelerini değerlendirerek hükümetin ekonomi programının “sıcak para ve faiz ödemelerini önceleyen bir bütçe mimarisi” yarattığını savundu; Atabay’a göre gelirlerdeki artışa rağmen sosyal desteklerin kısılması, vergi yükünün ücretlilere yıkılması ve artan faiz giderleri, bütçenin toplumsal maliyetini büyütüyor.
Şubat Bütçesinde Gelir Artışı Ve Faiz Dışı Fazla
Güldem Atabay, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı değerlendirmede şubat ayı bütçe gerçekleşmelerinin iki temel sonuç ortaya koyduğunu belirtti.
Atabay’a göre bütçe verileri, gelirlerdeki reel artışın giderlerdeki daralmayla birleşmesi sonucu faiz dışı fazla oluştuğunu gösteriyor. Şubat ayında gelirlerin reel olarak yüzde 42 artmasına karşılık giderlerin yüzde 2 daralmasının bu sonucu doğurduğunu ifade eden Atabay, bunun yıl sonunda bütçe açığının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) yaklaşık yüzde 2,5’i seviyesine kadar gerileyebileceğine işaret ettiğini söyledi.
Ancak Atabay, faiz giderlerinin ocak ayındaki kadar yüksek olmasa da bütçe üzerinde ağır bir yük oluşturmaya devam edeceğini vurguladı.
“Vergi Yükü Emekçilerin Üzerinde”
Atabay değerlendirmesinde bütçenin sosyal etkilerine dikkat çekerek, ücretle çalışanların vergi yükünün giderek ağırlaştığını, emeklilerin ise reel gelir kaybı yaşadığını belirtti.
Sosyal harcamalardaki kısıntılara da işaret eden Atabay, öğrencilere verilen burslar ve barınma desteklerinde daralma olduğunu, tarımsal sulama için verilen elektrik desteğinin yarıya indirildiğini ifade etti. Ekonomik sıkıntılara rağmen sosyal amaçlı desteklerin enflasyon oranında artırılmadığını belirten Atabay, bunun özellikle dar gelirli kesim üzerinde ciddi bir baskı yarattığını savundu.
“Bütçe Sıcak Parayı Memnun Etmek İçin Tasarlandı”
Atabay, mevcut bütçe yaklaşımının ekonomik dengeden çok finansal piyasaları öncelediğini ileri sürdü. Ona göre hükümetin izlediği program, faiz ödemelerini sürdürülebilir kılmak ve uluslararası finans çevrelerinin beklentilerini karşılamak amacıyla şekilleniyor.
Bu nedenle bütçenin “sıcak para girişini memnun edecek bir yapı” taşıdığını belirten Atabay, kamu kaynaklarının önemli bölümünün faiz ödemeleri ve kamu-özel iş birliği sözleşmeleri kapsamında çalışan müteahhitlere aktarıldığını iddia etti.
Bölgesel Gerilim Ve Ekonomik Riskler Uyarısı
Atabay, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kırılganlıkların bölgesel gelişmeler nedeniyle daha da derinleşebileceği uyarısında da bulundu.
Bölgede artan jeopolitik gerilimlerin tarım sektöründe kriz riskini büyütebileceğini belirten Atabay, hanehalkının gıda enflasyonu şokuyla karşı karşıya kalabileceğini ifade etti. Enerji maliyetlerinin kontrol altına alınamaması durumunda sanayi üretiminde daralma yaşanabileceğini, bunun da ihracat ve turizm gelirlerini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
“Vatandaşın Bütçe Hakkı Zayıflıyor”
Atabay değerlendirmesinin sonunda bütçenin toplumsal yönüne dikkat çekerek, vergi ödeyen yurttaşların kamu kaynaklarının kullanımında karşılığını alamadığını savundu.
Uzun süredir ekonomik krizle mücadele eden sabit gelirli kesimlerin ve ihtiyaç sahibi grupların üzerindeki yükün giderek arttığını belirten Atabay, uygulanan dezenflasyon programının maliyetinin büyük ölçüde toplumun geniş kesimlerine yüklendiğini ifade etti.
- NHY / Güldem Atabay’ın X (Twitter) hesabından yaptığı paylaşım














