back to top
Ana Sayfa Haber Dünya Liman Üzerinden Nüfuz: Çin Afrika’nın Deniz Kapılarını Stratejik Güce Dönüştürüyor

Liman Üzerinden Nüfuz: Çin Afrika’nın Deniz Kapılarını Stratejik Güce Dönüştürüyor

Nijerya merkezli SBM Intelligence’ın raporuna göre Çin, Afrika’daki 231 aktif ticari limanın yaklaşık üçte birinde doğrudan finansman, inşa ya da işletme yoluyla varlık gösteriyor; bu ağ yalnızca ticareti değil, askeri ve jeopolitik dengeyi de yeniden şekillendiriyor.

Çin’in Afrika’daki liman yatırımları, Pekin’in küresel ticaret zincirlerindeki konumunu güçlendirirken, kıtanın stratejik deniz geçişlerinde uzun vadeli bir etki alanı inşa ettiğini ortaya koyuyor. SBM Intelligence’ın son raporuna göre Çinli şirketler, Afrika’nın başlıca deniz ticaret merkezlerinde bulunan 231 aktif ticari limanın yaklaşık üçte birinde finansman, inşaat veya işletme süreçlerinde rol oynuyor. The East African tarafından yayımlanan harita ise bu varlığın Batı Afrika’dan Kızıldeniz’e, Hint Okyanusu kıyılarından Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyaya yayıldığını gösteriyor.

Kıtaya Yayılmış Ticari Ve Stratejik Ağ

Haritaya göre Cezayir, Mısır, Nijerya, Angola, Namibya, Kenya ve Tanzanya gibi ülkelerde Çin bağlantılı liman projeleri dikkat çekiyor. Batı Afrika’da Lagos (Lekki ve Tin Can Island), Tema, Abidjan ve Douala gibi ticaret merkezleri Çin finansmanı ve müteahhitliğiyle genişletildi ya da modernize edildi. Doğu Afrika’da ise Mombasa, Dar es Salaam ve Djibouti öne çıkıyor.

Özellikle Cibuti’de Çin’in 2017’de açtığı denizaşırı askeri üs, ticari liman yatırımlarının potansiyel “çift kullanımlı” (dual-use) niteliğine ilişkin tartışmaları artırdı. SBM Intelligence, bazı limanların hem ticari hem de askeri amaçlarla kullanılabilecek altyapıya sahip olduğunu vurguluyor. Bu durum, Pekin’in Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) kapsamında inşa ettiği altyapının yalnızca ekonomik değil, jeopolitik bir araç olduğu yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.

Borç, Bağımlılık Ve Pazarlık Gücü

Çin’in liman yatırımları çoğunlukla uzun vadeli kredi anlaşmaları ve kamu-özel ortaklıkları üzerinden yürütülüyor. Eleştirmenler, yüksek borç yükü altındaki bazı Afrika ülkelerinin stratejik altyapılar üzerinde fiili kontrol kaybı riskiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekiyor. Pekin ise projelerin karşılıklı kazanç ilkesine dayandığını ve Afrika’nın altyapı açığını kapattığını savunuyor.

Limanlar, yalnızca malların giriş-çıkış noktası değil; gümrük gelirleri, lojistik zincirleri ve enerji taşımacılığı üzerinde belirleyici rol oynuyor. Çin’in bu düğüm noktalarındaki varlığı, kıta içi ticaretin yönünü ve maliyet yapısını dolaylı olarak etkileyebilecek bir kapasite yaratıyor. Afrika’nın dış ticaretinin büyük ölçüde denizyoluna bağlı olduğu düşünüldüğünde, liman altyapısındaki belirleyicilik ekonomik olduğu kadar siyasi bir anlam da taşıyor.

Küresel Rekabetin Yeni Cephesi

ABD ve Avrupa Birliği, son yıllarda Afrika’da altyapı yatırımlarına alternatif finansman modelleri geliştirmeye çalışsa da Çin’in erken ve yaygın hamleleri sahada somut bir üstünlük sağladı. Harita verileri, Pekin’in yalnızca hammadde tedarik zincirlerini güvence altına almakla kalmadığını; aynı zamanda Kızıldeniz, Bab el-Mendeb Boğazı ve Hint Okyanusu gibi kritik deniz hatlarında kalıcı bir ayak izi oluşturduğunu ortaya koyuyor.

Analistler, bu genişlemenin kısa vadede Afrika ülkelerine lojistik kapasite artışı ve ekonomik fırsat sunduğunu; uzun vadede ise küresel güç rekabetinin liman altyapıları üzerinden derinleşebileceğini belirtiyor. Çin’in Afrika’daki liman varlığı, ticaret ile güvenlik arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığı yeni bir jeopolitik döneme işaret ediyor.


Kaynaklar:

  • SBM Intelligence, “China’s Expanding Footprint in African Ports” (2025)
  • The East African, “Chinese Port Expansion in Africa” harita çalışması
  • Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) resmi belgeleri ve açık kaynak analizleri