back to top
Ana Sayfa Haber Yer Altı Madenciliğinde Teşvikler Artarken Maaş Krizi Derinleşiyor

Yer Altı Madenciliğinde Teşvikler Artarken Maaş Krizi Derinleşiyor

Türkiye’nin farklı kentlerinde ücretlerini alamadıkları gerekçesiyle eylem yapan madencilerin sesleri yükselirken, Resmî Gazete’de yayımlanan yeni Cumhurbaşkanı Kararı ile yer altı kömür işletmelerine verilen devlet destekleri artırıldı ve teşvik süresi 2028 yılı sonuna kadar uzatıldı. Karar, kamu kaynaklarının öncelikleri konusunda yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

Teşvikler Artırıldı, Süre Uzatıldı

Resmî Gazete’de yayımlanan “Yer Altı Maden İşletmelerinde Meydana Gelen Maliyet Artışlarının Karşılanması Amacıyla Destek Verilmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar” ile yer altı kömür üreticilerine sağlanan destek mekanizması genişletildi. Düzenleme kapsamında destek katsayıları artırılırken, daha önce 2026 sonunda sona ermesi öngörülen uygulamanın süresi de 31 Aralık 2028’e kadar uzatıldı.

Kararda ayrıca üretim artışı sağlayan işletmelere ek ödeme yapılması, belirli koşullarda destek tutarlarının tamamının ödenmesi ve yeni üretime başlayan işletmelere yönelik avantajlı hükümler getirilmesi dikkat çekti.

Madenciler Ücretlerini Alamıyor

Söz konusu teşvik kararı, son dönemde Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle eylem yapan maden işçilerinin yaşadığı ekonomik sorunların gölgesinde geldi. Birçok madenci, aylardır ücretlerini alamadıklarını, sosyal haklarının eksik ödendiğini ve çalışma koşullarının giderek ağırlaştığını dile getiriyor.

Bu tabloya dikkat çeken ekonomist İnan Mutlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Türkiye’nin dört bir yanında madenciler maaşlarını alamadıkları için eylem yapıyor. Bu gece Resmî Gazete’de kömür şirketlerine verilen teşvikler artırılıyor, destekler 2028’e kadar uzatılıyor. Patrona teşvik var, madenciye ücret yok. Bu düzenin özeti” ifadelerini kullandı.

Kamu Kaynağının Yönü Tartışılıyor

Kararın ardından tartışmalar yalnızca teşviklerin büyüklüğüyle sınırlı kalmadı. Eleştiriler, kamu kaynaklarının doğrudan emekçilerin ücret ve çalışma güvencelerini sağlamaya mı, yoksa şirketlerin maliyetlerini karşılamaya mı yöneltildiği sorusunda yoğunlaştı.

Enerji ve madencilik sektöründe üretimin sürdürülebilirliği gerekçesiyle savunulan teşvik politikalarının, işçilerin ücretlerini zamanında almasını garanti altına alan mekanizmalarla desteklenmemesi ise sendikalar ve emek örgütleri tarafından uzun süredir eleştiriliyor. Son karar da bu nedenle, “şirketlerin korunması ile emekçilerin korunması arasındaki dengenin hangi tarafta kurulduğu” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.


Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.