Yeni bir bilimsel araştırma, yerçekimsiz ortamda geçirilen sürenin astronotların beyin dokularında yapısal bozulmaya yol açtığını ve bu etkinin Dünya’ya dönüşten aylar sonra bile devam edebildiğini ortaya koydu; bulgular, Ay ve Mars’ta kalıcı yaşam planlarını yeniden tartışmaya açtı.
Yerçekimsiz Ortam Beyni Yeniden Şekillendiriyor
Ocak 2026’da yayımlanan ve Florida Üniversitesi, Alman Havacılık ve Uzay Merkezi ile NASA Johnson Uzay Merkezi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, uzay yolculuğunun insan beyninde yalnızca geçici uyum değişiklikleri yaratmadığı, doğrudan fiziksel deformasyona neden olduğu belirlendi.
Araştırma kapsamında uzaya çıkan 26 astronotun beyin MR görüntüleri ile Dünya’da, uzay koşullarını simüle eden deneylere katılan 24 kişinin taramaları karşılaştırıldı. Sonuçlar, astronotların beyinlerinin kafatası içinde yukarı ve geriye doğru kaydığını; bu değişimin özellikle hareket koordinasyonu ve duyusal bilgi işlemeyle ilişkili bölgelerde yoğunlaştığını gösterdi.
Denge Kaybı Ve Uzay Tutmasının Anatomik Nedeni
Bilim insanlarına göre bu yapısal değişim, astronotların uzayda sık yaşadığı yön kaybı ve “uzay tutması” olarak bilinen hareket hastalığının temel fizyolojik nedenlerinden biri. Daha çarpıcı olan ise, Dünya’ya dönüşten sonra da bu etkinin sürmesi.
Araştırma, iniş sonrası astronotlarda görülen denge bozuklukları ve algısal sorunların, yalnızca adaptasyon süreciyle değil, şekli değişmiş beyin dokularıyla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Mevcut veriler, beynin yaklaşık altı ay içinde eski formuna yaklaşabildiğini gösterse de bu sürenin kişiden kişiye değiştiği belirtiliyor.
Uzun Görevler, Kalıcı Riskler
Çalışmanın en kritik bulgularından biri, uzayda kalış süresi uzadıkça beyin dokularındaki deformasyonun daha belirgin ve derin hale gelmesi. Bu durum, Ay’da kalıcı üsler kurulması veya yıllar sürecek Mars görevleri açısından ciddi bir biyolojik risk anlamına geliyor.
Önceki araştırmalar, uzay uçuşlarının beyindeki sıvı boşluklarını genişlettiğini ve bazı vakalarda bu etkinin yıllarca sürdüğünü ortaya koymuştu. 2024’te yayımlanan başka bir çalışma ise, astronotların uzayda yalnızca üç gün geçirdikten sonra bile bilişsel gerileme belirtileri göstermeye başladığını belgelemişti.
Kolonileşme Hayalleri Ve Biyolojik Sınırlar
NASA’nın, 50 yıl aradan sonra Ay’a insanlı görevler düzenlemeyi ve kalıcı bir araştırma istasyonu kurmayı hedeflediği bir dönemde gelen bu bulgular, uzay kolonizasyonu vizyonunun biyolojik sınırlarını yeniden gündeme taşıdı.
Uzmanlar, yön duygusu bozulan ve duyusal bilgileri işlemek zorlaşan bir beynin, uzayın yüksek riskli koşullarında nasıl sürdürülebilir bir yaşam kurabileceğinin hâlâ yanıt bekleyen temel sorulardan biri olduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca uzay turizminin yaygınlaşmasıyla birlikte, profesyonel eğitim almamış bireylerin bu tür nörolojik değişimlere nasıl tepki vereceği de belirsizliğini koruyor.
Araştırma, insanlığın gezegenler arası yolculuk hayallerinden önce, kendi biyolojisini nasıl koruyacağı sorusuna yanıt bulmak zorunda olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
- NHY / Florida University – Human Brain Adaptation in Microgravity Study (2026), NASA Johnson Space Center, German Aerospace Center (DLR)
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
















