back to top
Ana Sayfa Haber Muhalefeti Yargılayan Dava Silivri’de Derinleşiyor

Muhalefeti Yargılayan Dava Silivri’de Derinleşiyor

Türkiye’de yerel yönetimlere yönelik en kapsamlı yargılamalardan biri olan “Aziz İhsan Aktaş davası”, üçüncü gününde sanık savunmalarıyla sürerken, dosyanın giderek hukuki olmaktan çok muhalefeti cezalandırma pratiğine dönüştüğü yönündeki eleştiriler duruşma salonunun dışına taşmış durumda.

Dava, Suç İddialarından Siyasal Zemine Kayıyor

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’nde yapılan duruşmada, Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı öne sürülen organize suç örgütünün, belediyelere rüşvet karşılığı ihale ayarladığı iddiası yargılanıyor. Dosyada 33’ü tutuklu yaklaşık 200 sanık bulunuyor. Ancak üçüncü gün itibarıyla ortaya çıkan tablo, iddianamenin suç isnatlarından çok, yerel yönetimlerdeki muhalif siyasetçilerin hedef alındığı bir yargılama pratiğine işaret ettiği yönünde güçlü tartışmaları beraberinde getiriyor.

Sanıklar arasında tutuklu belediye başkanlarının yanı sıra, “etkin pişmanlık” kapsamında tahliye edilen Aziz İhsan Aktaş da yer alıyor. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar tutuklu yargılanırken; Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ile Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer tutuksuz sanıklar arasında bulunuyor.

Mahkeme Salonu: Sessizlik, Gerginlik ve Semboller

Duruşma salonunda sanık yakınları ve CHP’li siyasetçilerin yoğun katılımı dikkat çekti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve CHP Milletvekili Mahmut Tanal da izleyiciler arasındaydı. Önceki celselerde yaşanan gerginlikler nedeniyle izleyiciler, tutuklu belediye başkanlarını yalnızca sessizce el sallayarak selamladı; bu tablo, yargılamanın yarattığı atmosferin sembolik bir yansıması olarak değerlendirildi.

Mahkeme Başkanı, önceki gün yaşanan “izleyici yasağı” tartışmalarına değinerek, dosyaya “kuyumcu hassasiyetiyle” yaklaşıldığını savundu. Ancak avukatlar, duruşmanın geç başlamasını ve savunma haklarını sınırlayan uygulamaları eleştirdi.

Savunmalar Delil Tartışmasını Derinleştiriyor

Üçüncü günde savunmasına geçilen isimlerden biri, 17 Ocak 2025’te tutuklanan Beşiktaş Belediyesi Beltaş İşletmecilik Başkanı Önder Gedik oldu. “Resmi belgede sahtecilik” ve “kamu kurum ve kuruluşlarını zarara uğratma” suçlamalarıyla yargılanan Gedik’in savunması, dosyada somut delil eksikliği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Önceki savunmalarda da belediye başkanları ve belediye çalışanları, haklarında ileri sürülen suçlamaların varsayımlara ve soyut beyanlara dayandığını, maddi delillerle desteklenmediğini vurgulamıştı. Bu durum, davanın hukuki çerçevesinden koparak siyasal bir hesaplaşmaya dönüştüğü eleştirilerini güçlendiriyor.

Yargı mı, Siyaset mi?

Davanın seyrine ilişkin en temel tartışma, yargılamanın suç isnatlarını aydınlatmaktan ziyade muhalefet belediyelerini baskı altına alma işlevi görüp görmediği sorusunda düğümleniyor. Özellikle seçilmiş belediye başkanlarının topluca sanık sandalyesine oturtulması, Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve yerel demokrasi tartışmalarını yeniden alevlendirmiş durumda.

Savunmaların devam ettiği duruşmada, dosyanın hukuki dayanaktan çok siyasal bağlamla şekillendiği yönündeki eleştirilerin önümüzdeki celselerde daha da belirginleşmesi bekleniyor.


Kaynaklar:
– Duruşma gözlemleri (İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi)
– Sanık ve avukat savunmaları
– CHP yetkililerinin duruşma sonrası açıklamaları


Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.