CHP’li Sezgin Tanrıkulu, 2017 anayasa değişikliğinden bu yana yargıdaki ihraçlardan hasta mahpuslara, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmamasından KVKK’nın kamuya yönelik yaptırımlarına kadar uzanan kapsamlı sorularla Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan ayrıntılı bir tablo talep etti.
Yargı Bağımsızlığı Ve HSK Kararları
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle Meclis’e verdiği soru önergesinde, yargı bağımsızlığına ilişkin yapısal sorunların derinleştiğine dikkat çekti. Tanrıkulu, 2017 anayasa değişikliğinden bu yana kaç hâkim ve savcının görevden ihraç edildiğini, bu kişilerden kaçı hakkında beraat ya da takipsizlik kararı verildiğini ve ihraç edilenlerin yerine kaç yeni atama yapıldığını sordu.
Önergede ayrıca, yazılı sınav dışındaki mülakatların atamalardaki belirleyici rolü, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulamayan hâkim ve savcılara yönelik disiplin işlemleri ile bu kişilerin terfi ve yüksek yargı üyeliklerine seçilip seçilmediği de gündeme getirildi.
Cezaevleri, Hasta Mahpuslar Ve Çocuklar
Tanrıkulu’nun sorularında ceza infaz sistemi önemli bir yer tuttu. Son beş yıl içinde cezaevlerindeki toplam hasta ve ağır hasta mahpus sayısı, cezaevlerinde yaşamını yitiren tutuklu ve hükümlülerin sayısı ile bu ölümlerin kaçının sağlık sorunlarından kaynaklandığı soruldu.
Adli Tıp Kurumu tarafından “cezaevinde kalamaz” raporu verilmesine rağmen tahliye edilmeyen mahpusların durumu da önergenin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Tanrıkulu ayrıca, 0–6 yaş arası anneleriyle cezaevinde kalan çocukların sayısını ve bu çocuklara yönelik özel sağlık ve gelişim izleme programlarının olup olmadığını da sordu.
İnsan Hakları Kurumları Ve İşlev Tartışması
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (TİHEK) etkinliği de soru önergesinde ele alındı. Son beş yılda cezaevlerine ilişkin kaç resen inceleme yapıldığı, kaç rapor yayımlandığı ve barışçıl toplantı ve gösterilere yönelik polis müdahalelerine ilişkin başvuruların akıbeti soruldu.
Tanrıkulu, TİHEK yönetiminin atanmasında bağımsızlık ve liyakat kriterlerinin ne olduğu ile uluslararası insan hakları kuruluşlarının eleştirilerinin dikkate alınıp alınmadığını da gündeme taşıdı.
Eğitim, Veri Güvenliği Ve Çifte Standart İddiaları
Türkiye Adalet Akademisi’nin müfredatı da önergenin bir diğer başlığı oldu. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, AİHM içtihatları ve Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararlarının eğitimdeki yeri sorgulanırken, akademide görev yapan eğitmenlerin akademik ve idari geçmişleri de soruldu.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na (KVKK) ilişkin bölümde ise, son beş yılda kamu kurumlarına ve özel sektöre verilen idari para cezalarının sayısı, kolluk kuvvetlerinin mahkeme kararı olmaksızın veri erişimine dair şikâyetler ve siyasi ya da sosyal yardım verilerinin paylaşımına yönelik incelemeler gündeme getirildi.
Tanrıkulu, önergesinin gerekçesinde, yargıdan cezaevlerine, insan haklarından veri güvenliğine kadar uzanan bu başlıkların doğrudan hukuk devleti ilkesini ilgilendirdiğini vurgulayarak, kamuoyunda oluşan “derin yapısal kriz” algısının sayısal ve somut verilerle açıklığa kavuşturulmasını istedi.
- NHY / TBMM’ye sunulan yazılı soru önergesi, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun açıklamaları, ANKA
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.















