back to top
Ana Sayfa Haber Ekonomi Türkiye’de Vergi Yükü Tersine Dağılıyor: Gelirden Çok Tüketime, Ücretten Çok Yoksula Vergi

Türkiye’de Vergi Yükü Tersine Dağılıyor: Gelirden Çok Tüketime, Ücretten Çok Yoksula Vergi

Merkezi yönetim bütçe verileri ve Ekonomist Emre Şirin’in paylaştığı grafik, Türkiye’de vergi sisteminin ağırlıklı olarak dolaylı vergilere dayandığını ve vergi yükünün yüksek gelir grupları yerine ücretliler ve dar gelirliler üzerinde yoğunlaştığını ortaya koyuyor.

Vergi Gelirlerinin Büyük Bölümü Dolaylı Vergilerden

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2025 yılı Ocak–Aralık dönemi Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşme Raporu’na göre vergi gelirlerinin dağılımı, Türkiye’deki vergi yapısının yapısal sorunlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Raporda yer alan grafiğe göre, toplam vergi gelirlerinin yüzde 64,4’ü dolaylı vergilerden oluşuyor. Bu kalem, harcama üzerinden alınan ve gelir düzeyi gözetmeyen vergiler nedeniyle toplumun tüm kesimlerini aynı oranda etkiliyor.

Dolaylı vergiler içinde Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) yüzde 18,3, ithalde alınan KDV yüzde 15,6, dahilde alınan KDV yüzde 14,1, BSMV yüzde 5, harçlar yüzde 3 ve damga vergisi yüzde 2 pay alıyor. Uzmanlara göre bu tablo, vergi sisteminin “tükettikçe öde” değil, fiilen “yoksullaştıkça daha fazla öde” mantığıyla işlediğini gösteriyor.

Gelir Vergisi Ücretlilerin Omzunda

Grafikte dikkat çeken bir diğer unsur, gelir vergisinin toplam vergi gelirleri içindeki payının yüzde 25,5 olması. Ekonomist Emre Şirin’in altını çizdiği gibi, bu gelirin neredeyse tamamı ücretlilerden, yani maaş ve ücret gelirlerinden kesinti yoluyla tahsil ediliyor. Serbest meslek kazançları, yüksek gelirli sermaye grupları ve servet unsurlarının ise gelir vergisi içindeki payı sınırlı kalıyor.

Buna karşılık, kurumlar vergisinin payı yalnızca yüzde 11,1 düzeyinde. Büyük şirketler, holdingler ve yüksek kârlı sermaye yapıları düşünüldüğünde bu oran, vergi adaleti tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Vergi afları, istisnalar ve teşvik mekanizmaları da kurumlar vergisinin etkinliğini zayıflatan başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.

“Çok Kazanandan Az, Az Kazanandan Çok” Sistemi

Ekonomist Emre Şirin’in değerlendirmesi, verilerin ortaya koyduğu tabloyu net bir cümleyle özetliyor: “Çok kazanandan az, az kazanandan çok vergi alınıyor.” Dolaylı vergilerin ağırlığı, enflasyonist ortamda temel tüketim maddelerine gelen zamlarla birleştiğinde, düşük ve orta gelir gruplarının reel gelirini daha da aşındırıyor.

Uluslararası karşılaştırmalarda, OECD ülkelerinin önemli bir bölümünde doğrudan vergilerin (gelir, kurumlar ve servet vergileri) toplam vergi gelirleri içindeki payı Türkiye’ye kıyasla daha yüksek. Türkiye’de ise vergi sisteminin, gelir dağılımını düzeltmek yerine daha da bozucu bir etki yarattığına dikkat çekiliyor.

Vergi Adaleti Tartışması Yeniden Gündemde

Uzmanlar, bu yapının sürdürülebilir olmadığı görüşünde. Artan hayat pahalılığı ve ücretlerin enflasyon karşısında erimesiyle birlikte, dolaylı vergi ağırlıklı sistemin sosyal ve ekonomik maliyetlerinin giderek arttığı belirtiliyor. Vergi reformu tartışmalarında, servet vergileri, artan oranlı gelir vergisi dilimleri ve kurumlar vergisinde istisnaların sınırlandırılması yeniden gündeme geliyor.

Ancak mevcut tablo, Türkiye’de vergi politikasının gelir dağılımı ve sosyal adalet hedeflerinden giderek uzaklaştığını gösteriyor.


  • NHY / Hazine ve Maliye Bakanlığı, Aralık 2025 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşme Raporu; Ekonomist Emre Şirin’in sosyal medya paylaşımı; OECD Vergi İstatistikleri.

Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.