back to top
Ana Sayfa Haber Gezi’den Korkan İktidar

Gezi’den Korkan İktidar

Gezi DireniÅŸi’nin 13’üncü yıl dönümünde Taksim’e çıkan yollar bir kez daha kapatıldı. İstanbul ValiliÄŸi’nin ulaşımı durdurma kararı, yalnızca bir güvenlik tedbiri deÄŸil; aradan geçen 13 yıla raÄŸmen Gezi’nin toplumsal hafızadaki etkisinin ve siyasal iktidarın bu hafızayla kurduÄŸu gerilimli iliÅŸkinin sürdüğünü gösteren sembolik bir adım olarak deÄŸerlendiriliyor.

Gezi Parkı protestolarının 13’üncü yıl dönümünde İstanbul’un merkezi bir kez daha bariyerler ve ulaşım kısıtlamalarıyla çevrelendi. İstanbul ValiliÄŸi’nin talimatıyla Taksim Meydanı ve çevresine ulaşımı saÄŸlayan metro, füniküler ve teleferik hatlarının kapatılması, yıl dönümüne iliÅŸkin yapılması planlanan açıklamalar öncesinde dikkat çekti.

Metro İstanbul’un duyurusuna göre Yenikapı-Hacıosman Metro Hattı üzerindeki Taksim İstasyonu, Taksim-KabataÅŸ Füniküler Hattı ve Maçka-TaÅŸkışla Teleferik Hattı öğle saatlerinden itibaren hizmet dışı bırakıldı. Ayrıca ÅžiÅŸhane İstasyonu’nun İstiklal Caddesi çıkışı da yolcu kullanımına kapatıldı. Metroların Taksim İstasyonu’nda durmaksızın seferlerine devam edeceÄŸi açıklandı.

Taksim Dayanışması, çeÅŸitli siyasi partiler ve sivil toplum kuruluÅŸları gün içerisinde Taksim’de ortak bir basın açıklaması yapılacağını duyurmuÅŸtu.

Hafızayla Süren Mücadele

2013 yılında Gezi Parkı’ndaki aÄŸaçların kesilmesine ve Topçu Kışlası projesine karşı baÅŸlayan protestolar kısa sürede Türkiye’nin yakın tarihindeki en geniÅŸ katılımlı toplumsal hareketlerden birine dönüşmüştü.

Milyonlarca insanın katıldığı gösteriler sırasında polis müdahaleleri ve yaşanan hak ihlalleri ulusal ve uluslararası kamuoyunun gündemine taşınmış, olaylarda sekiz sivil yaşamını yitirirken binlerce kişi yaralanmıştı.

Aradan geçen yıllara rağmen Gezi yalnızca geçmişte yaşanmış bir protesto hareketi olarak değil, demokrasi, ifade özgürlüğü, kent hakkı ve yurttaş katılımı tartışmalarının önemli referanslarından biri olarak varlığını koruyor.

Gezi’nin Siyasi Anlamı Tartışılmaya Devam Ediyor

Yıl dönümü nedeniyle yapılan açıklamalarda ortak vurgu, Gezi’nin bir toplumsal hafıza ve demokrasi talebi olarak güncelliÄŸini koruduÄŸu yönünde oldu.

İstanbul Barosu tarafından yapılan açıklamada, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandığı, yargının siyasal mücadele alanının parçası hâline geldiÄŸi bir dönemde Gezi’de dile getirilen özgürlük, adalet, dayanışma ve demokratik katılım taleplerinin bugün daha görünür ve yakıcı hâle geldiÄŸi ifade edildi.

Baro açıklamasında, Gezi protestolarını anlamaya çalışmak yerine kriminalize eden siyasal yaklaşımın demokratik hukuk devleti ilkesini zayıflattığı belirtilirken, seçme ve seçilme hakkına yönelik tartışmaların da bu sürecin devamı olduğu savunuldu.

Muhalefetten Ortak Mesaj

Gezi’nin yıl dönümü nedeniyle muhalefet partileri ve demokratik kitle örgütleri de açıklamalar yayımladı.

DEM Parti, Gezi’nin eÅŸitlik, demokrasi ve özgürlük taleplerinin toplumsal hafızası olduÄŸunu belirterek, çoÄŸulcu ve özgürlükçü bir Türkiye’nin ancak bu ruhun yaÅŸatılmasıyla mümkün olacağını ifade etti.

Türkiye İşçi Partisi ise Gezi Davası hükümlülerinin serbest bırakılması çaÄŸrısında bulunarak, Gezi’nin yalnızca çevre mücadelesi deÄŸil, aynı zamanda adalet ve özgürlük mücadelesi olduÄŸunu vurguladı.

Emek Partisi Genel BaÅŸkanı Seyit Aslan da yaptığı açıklamada, Gezi’nin baskıya karşı halkın dayanışmasını ve demokratik taleplerini temsil ettiÄŸini belirterek, eÅŸitlik, özgürlük, barış ve adalet mücadelesinin devam edeceÄŸini söyledi.

Taksim Hâlâ Bir Siyasi Gösterge

Taksim Meydanı’nın yıl dönümlerinde ve toplumsal olaylarda sürekli olarak güvenlik tedbirleriyle kapatılması, Türkiye’de kamusal alanın kullanımına iliÅŸkin tartışmaları da yeniden gündeme getiriyor.

Eleştirmenlere göre mesele yalnızca bir meydanın kullanıma açılıp açılmaması değil; kamusal hafızanın, protesto hakkının ve demokratik ifade alanlarının nasıl tanımlandığıyla ilgili.

Bu nedenle Gezi’nin 13’üncü yılında yaÅŸananlar, geçmiÅŸe iliÅŸkin bir anma etkinliÄŸinin ötesinde, Türkiye’de demokrasi, hukuk ve kamusal alan tartışmalarının hâlâ güncelliÄŸini koruduÄŸunu gösteriyor.

Aradan geçen 13 yıla raÄŸmen Taksim’e yönelik her kısıtlama kararı, Gezi’nin yalnızca tarihin bir sayfası olmadığını; siyasal iktidar ile toplumsal hafıza arasındaki mücadelenin canlılığını sürdürdüğünü bir kez daha ortaya koyuyor.


  • TB / DW Türkçe, ANKA Haber Ajansı