Ekonomist İnan Mutlu’nun Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine dayanarak paylaştığı tabloya göre, 2025 yılında merkezi hükümet bütçesinden 2 trilyon lirayı aşan faiz ödemesi yapılırken, eğitim ve sağlık harcamalarının payı bunun gerisinde kaldı; tablo, bütçe tercihlerinin yönüne dair eleştirileri güçlendirdi.
2025 yılı Aralık ayı itibarıyla merkezi yönetim bütçesinin kümülatif gerçekleşmeleri, kamu harcamalarında önceliklerin nerede toplandığını bir kez daha gözler önüne serdi. Ekonomist İnan Mutlu, sosyal medya platformu X’te (@inanmutlu1) Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı resmi bütçe tablosunu paylaşarak, yıl boyunca 2 trilyon 51 milyar 782 milyon liranın faiz ödemelerine gittiğini vurguladı. Bu tutar, toplam bütçe giderlerinin yaklaşık yüzde 14’üne karşılık geliyor.
Mutlu’nun değerlendirmesine göre, bu oran “harcanan her 100 liranın 14 lirasının faize gittiği” anlamına geliyor ve kamusal kaynakların dağılımında sosyal alanların geride bırakıldığını ortaya koyuyor.
Eğitim Ve Sağlık Faizin Gölgesinde
Paylaşılan tabloya göre 2025 yılında:
- Eğitim hizmetleri için ayrılan toplam kaynak 1 trilyon 509 milyar 409 milyon lira,
- Sağlık hizmetleri için ayrılan kaynak ise 1 trilyon 133 milyar 976 milyon lira oldu.
Buna karşın faiz giderleri, hem eğitimi hem de sağlığı açık ara geride bıraktı. Mutlu, bu farkı özetlerken “Buna karşılık eğitime 10 lira, sağlığa 8 lira harcandı” ifadelerini kullandı. Veriler, borçlanma maliyetlerinin bütçe üzerinde belirleyici bir yük haline geldiğini gösteriyor.
‘Kaynak Yok’ Söylemine Eleştiri
Ekonomist İnan Mutlu, paylaşımında bütçe tartışmalarında sıkça dile getirilen “kaynak yok” argümanına da doğrudan itiraz etti. Mutlu’ya göre sorun kaynak yetersizliği değil, kaynakların hangi alanlara yönlendirildiği. “Kaynak yok değil, eğitimden, sağlıktan kesip faize ödüyorlar” ifadesiyle, bütçe tercihlerinin siyasi ve iktisadi bir yönü olduğuna dikkat çekti.
Uzmanlar da faiz harcamalarının bu düzeye ulaşmasının; yüksek faiz politikaları, artan iç borçlanma ve ekonomik kırılganlıklarla bağlantılı olduğunu, bunun uzun vadede sosyal devlet kapasitesini sınırlayabileceğini belirtiyor.
Bütçe Tercihleri Ve Toplumsal Sonuçlar
Bütçe tablosunda sosyal güvenlik ve sosyal yardım harcamaları yüksek görünse de, bu kalemin ağırlıklı olarak transfer niteliği taşıdığına işaret ediliyor. Buna karşın eğitim ve sağlık gibi doğrudan kamusal hizmet sunumunu güçlendiren alanların, faiz yükü karşısında görece geri planda kalması eleştiri konusu oluyor.
Ekonomistler, bu yapının sürmesi halinde beşeri sermaye, gelir dağılımı ve toplumsal refah üzerindeki baskının artabileceği uyarısında bulunuyor.
Kaynak:
– Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2025 Yılı Aralık Ayı Genel Bütçe Giderleri (Kümülatif)
– Ekonomist İnan Mutlu’nun X (Twitter) paylaşımı (@inanmutlu1)
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.















