back to top
Ana Sayfa Haber Özgür Özel Korkusu Büyüdükçe Hikâye de Büyüyor

Özgür Özel Korkusu Büyüdükçe Hikâye de Büyüyor

Antalya BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı Muhittin Böcek’in ardından bu kez UÅŸak Belediye BaÅŸkanı Özkan Yalım’ın etkin piÅŸmanlık kapsamında verdiÄŸi yeni ifade kamuoyuna servis edildi. İlk ifadelerinde yer almayan milyon dolarlık helikopterler, lüks makam araçları ve para trafiÄŸi iddialarının sonradan “hatırlanması”, yalnızca bu beyanların güvenilirliÄŸini deÄŸil, bunların kamuoyuna sunuluÅŸ biçimini de tartışmaya açıyor. Özellikle iktidara yakın medya organı A Haber’in iddiaları peÅŸinen doÄŸrulanmış olgular gibi sunması, gazetecilik ile propaganda arasındaki sınırın bir kez daha sorgulanmasına neden oluyor.

Yeni İfadede Yeni Bir Senaryo

A Haber’in yayımladığı habere göre, UÅŸak Belediye BaÅŸkanı Özkan Yalım, etkin piÅŸmanlık kapsamında verdiÄŸi yeni ifadede CHP Genel BaÅŸkanı Özgür Özel’in kullanımı için milyonlarca dolarlık helikopter araÅŸtırmaları yapıldığını, lüks makam araçları için teklifler alındığını ve kendisinin farklı tarihlerde Özgür Özel’e para teslim ettiÄŸini öne sürdü.

Haberde bununla da yetinilmiyor; aday belirleme süreçlerinden belediyelere iÅŸe alım taleplerine, Burcu Köksal’dan Veli AÄŸbaba’ya kadar uzanan çok sayıda siyasi iddia, soruÅŸturma dosyasının bir parçası olarak kamuoyuna aktarılıyor.

Ancak bütün bu anlatının dikkat çekici yönü, iddiaların büyüklüğünden önce ortaya çıkış zamanlamasıdır.

Özgür Özel Korkusu Büyüdükçe Hikâye De Büyüyor

Son aylarda yürütülen soruşturmalara ve etkin pişmanlık ifadelerine bakıldığında dikkat çekici bir ortaklık göze çarpıyor. Her yeni ifadede anlatı biraz daha genişliyor, iddialar biraz daha büyüyor ve siyasal hedef biraz daha belirginleşiyor.

İlk ifadelerde bulunmayan, kamuoyunu sarsacak nitelikte olduğu iddia edilen ayrıntılar, sonraki beyanlarda adım adım dosyaya ekleniyor. Bu kez de milyonlarca dolarlık helikopterler, Maybach marka makam araçları ve para trafiği gündeme geliyor.

Tam da bu nedenle, kamuoyunda oluşan izlenim hukuki olmaktan çok siyasidir: Özgür Özel siyaset sahnesinde etkisini korudukça, onun etrafında kurulan hikâyeler de aynı ölçüde büyüyor.

İlk İfadede Yoktu, Sonradan Hatırlandı

Ceza soruşturmalarında yeni delillerin ortaya çıkması olağandır. Ancak burada sorgulanan nokta, delilin ortaya çıkması değil, hafızanın çalışma biçimidir.

Madem bir siyasi parti genel başkanı kendisinden milyonlarca dolarlık helikopter talep etmişti, neden bu iddia ilk ifadede yer almadı?

Nasıl oluyor da sayfalarca ayrıntının anlatıldığı ilk beyanlarda böylesine sıra dışı bir olay unutuluyor, ancak sonraki ifadelerde dosyanın en dikkat çekici başlığı haline geliyor?

Bugün gençlerin sosyal medyada kullandığı “Abartsaydın!” sözü, tam da bu tür anlatılar karşısında büyüyen toplumsal kuÅŸkuyu özetliyor.

Çünkü iddia büyüdükçe, doğal olarak ispat yükü de büyüyor.

Abartı Önceki İfadeleri De Tartışmalı Hale Getiriyor

Bir ifadenin güvenilirliği yalnızca son bölümünden ibaret değildir.

Eğer anlatıya sonradan eklenen bölümler giderek daha sansasyonel, daha çarpıcı ve daha politik hale geliyorsa, bu durum yalnızca yeni iddiaların değil, önceki beyanların da güvenilirliğini tartışmaya açar.

Hukuk, anlatının dramatik gücüyle değil; delilin gücüyle ilerler.

Bu nedenle etkin piÅŸmanlık mekanizmasının sürekli geniÅŸleyen siyasi anlatılar üretmeye baÅŸlaması, kamuoyunda “gerçekler mi ortaya çıkıyor, yoksa ihtiyaç duyulan hikâye mi tamamlanıyor?” sorusunu kaçınılmaz hale getiriyor.

Gazetecilik mi, İddia Nakliyeciliği mi?

Bu süreçte tartışılması gereken yalnızca ifadeler değil, bu ifadelerin kamuoyuna sunuluş biçimi de.

A Haber’in haberi, soruÅŸturma aÅŸamasındaki iddiaları “iddia” niteliÄŸiyle aktarmak yerine, doÄŸruluÄŸu peÅŸinen kabul edilmiÅŸ olgular gibi sunuyor. Karşı tarafın açıklamalarına yer verilmemesi ve doÄŸrulama yükümlülüğünün büyük ölçüde göz ardı edilmesi, haberi gazetecilikten uzaklaÅŸtırıyor.

Oysa evrensel gazetecilik ilkeleri, soruşturma dosyalarındaki beyanların tek başına kesin gerçek olarak sunulmamasını; doğrulama, dengeleme ve masumiyet karinesi ilkelerinin gözetilmesini gerektirir.

İddiaları sorgulamadan büyütmek, kamuoyunu bilgilendirmekten çok belirli bir siyasi anlatının taşıyıcısı olma riskini beraberinde getirir.

Asıl Mesele Delilin Ağırlığıdır

Bir hukuk devletinde herkes hakkında soruşturma yürütülebilir.

Ancak soruşturmaların inandırıcılığı, her yeni ifadeyle büyüyen hikâyelere değil; bu hikâyeleri destekleyen somut delillere dayanır.

Her yeni etkin pişmanlık ifadesinin bir öncekinden daha sansasyonel hale gelmesi, adalet duygusunu güçlendirmiyor; tam tersine, kamuoyundaki kuşkuyu derinleştiriyor.

Çünkü hukukun amacı, siyasal ihtiyaçlara göre genişleyen anlatılar üretmek değil; maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır.