back to top
Ana Sayfa Haber FBI Sorgusunda Gülistan Doku Dosyasını Sarsan Anlatım

FBI Sorgusunda Gülistan Doku Dosyasını Sarsan Anlatım

Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada ABD’de FBI tarafından iki gün boyunca sorgulanan Umut Altaş’ın, önceki beyanlarından farklı olarak Doku’nun öldürülmesine doğrudan tanık olduğunu ve cesedinin otomobilin bagajına taşınmasına yardım ettiğini söylediği ortaya çıktı.

109 Soru, İki Günlük Sorgu

Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolmasına ilişkin soruşturmada hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’den iadesi istenen Umut Altaş, 19 ve 20 Ağustos 2026’da Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlileri tarafından sorgulandı.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 109 soru, adli yardımlaşma kapsamında ABD makamlarına gönderildi. Sorgunun ardından FBI tarafından 34 sayfalık FD-302 raporu hazırlandı. Raporda Altaş’ın yanıtlarının yanı sıra soruşturma dosyasındaki baz, PTS ve dijital kayıtlarla ilgili değerlendirmeleri de yer aldı.

Sorgunun en dikkat çekici yönü ise Altaş’ın aynı olay hakkında zaman içinde birbirinden farklı anlatımlar ortaya koyması oldu.

“Doku’yu Vurduğunu Gördüm” İddiası

Altaş, FBI sorgusunda 5 Ocak 2020’de Mustafa Türkay Sonel ile birlikte Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini öne sürdü. Doku’nun otomobilin arka koltuğuna bindiğini ve araçta tartışma yaşandığını anlatan Altaş, Sonel’in torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkardığını ve Doku’yu vurduğunu gördüğünü söyledi.

FBI görevlilerinin “öldürüldüğü sırada Sonel ve Doku ile birlikte miydiniz, olaya bizzat tanık oldunuz mu?” sorularına ise her iki kez de “evet” yanıtı verdi.

Bu anlatım, Altaş’ın daha önce ailesine “olayın doğrudan tanığı olmadığı”, sonraki anlatımlarında ise Sonel’in kendisine olayı anlattığı yönündeki ifadeleriyle açık biçimde ayrışıyor.

Cesedin Bagaja Taşındığını Söyledi

Altaş’ın FBI’a verdiği ifadeye göre, olayın ardından Doku’nun cesedi otomobilin bagajına taşındı. Altaş, Sonel’in kendisinden yardım istediğini, ilk olarak bunu reddettiğini ancak daha sonra cesedi birlikte bagaja taşıdıklarını iddia etti.

Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin yıllardır yanıt bekleyen en kritik sorulardan biri olan cesedin olay yerinden nasıl ve nereye götürüldüğü konusunda bu anlatım, soruşturma dosyasına yeni bir iddia ekliyor.

Altaş ayrıca cesedin Pertek yolu civarına götürülmüş olabileceğini söyledi. Sonel’in kendisine cesedin olay yerinden yaklaşık 15-20 dakika uzaklıkta olduğunu söylediğini aktaran Altaş, daha sonra bu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak ifade etti. Cesedin yeni yapılan yolun kenarına gömülmüş olabileceğini öne sürdü.

Hamilelik Ve Kürtaj İddiasında Da Çelişkili Beyan

Sorguda Doku’nun hamile olduğu ve kürtaja zorlandığı iddiaları da ele alındı. Altaş başlangıçta bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak eski işvereni Rüstem Keskin’le yaptığı görüşmeye ilişkin ifadeler kendisine hatırlatıldığında, söz konusu sözlerin kendisine ait olduğunu kabul etti.

Bu görüşmede Altaş’ın, Sonel’in kendisine Doku’nun hamile kaldığını, kürtaj yaptırmasını istediğini ve Doku’nun bunu kabul etmemesi üzerine başından vurularak öldürüldüğünü anlattığı belirtiliyordu.

Altaş bu sözlerin kendisine ait olduğunu kabul ederken, hamilelik ve kürtajla ilgili bazı değerlendirmeleri tahmin yoluyla yapmış olabileceğini ve olayın bazı ayrıntılarını hatırlamadığını savundu.

WhatsApp Videosu Da Dosyada

FBI sorgusunda Altaş’ın daha önce Sonel tarafından WhatsApp üzerinden gönderildiğini söylediği video da gündeme geldi.

Altaş, videoda bir kişinin ceset parçası tuttuğunu gördüğünü söyledi. Ancak görüntülerdeki cesedin Doku’ya ait olduğunu kesin biçimde söyleyemeyeceğini belirtti. Eski işvereniyle yaptığı görüşmede görüntüdeki kişinin Doku olduğunu söylediği hatırlatıldığında ise bu sözlerin kendisine ait olduğunu kabul etti.

Böylece soruşturmanın önemli dijital delillerinden biri olduğu anlaşılan video konusunda da Altaş’ın farklı zamanlarda verdiği anlatımlar arasındaki uyumsuzluk kayda geçti.

PTS Kayıtlarıyla Anlatımı Karşılaştırıldı

FBI görevlileri, Altaş’ın ifadelerini soruşturma dosyasındaki PTS ve baz kayıtlarıyla da karşılaştırdı.

Kayıtlara göre Sonel’in kullandığı otomobil 22.17’de Tunceli’den Elazığ yönüne hareket etti. Bu sırada araçta yalnızca Sonel’in bulunduğu tespit edildi. Araç 22.30’da Tunceli yönüne döndüğünde ise sürücü koltuğunda Sonel, ön yolcu koltuğunda Altaş bulunuyordu.

Altaş, bu kayıtların ortaya koyduğu zaman çizelgesi üzerine olaydan sonra Sonel’le birlikte aynı otomobille yeniden köprü bölgesine gittiklerini söyledi. FBI’ın “Az önce birinin öldürüldüğü araçla neden köprüye geri dönülsün?” sorusuna ise Sonel’in bölgede kamera olup olmadığını kontrol etmek istediğini öne sürerek yanıt verdi.

Altaş ayrıca Sonel’in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini iddia etti ancak kamera kayıtlarının nasıl veya kim tarafından silindiğine ilişkin bilgi sahibi olmadığını belirtti.

ABD’ye Kaçış Sürecinde De Farklı Anlatım

Sorguda Altaş’ın Türkiye’den ayrılarak ABD’ye gidiş süreci ve telefonundaki bazı mesajlar da ele alındı.

Babasının telefonunda tespit edilen ve Altaş tarafından gönderildiği belirtilen “Rol yapmayı bırak. Beni susturan sendin” mesajı kendisine soruldu. Altaş mesajı kendisinin gönderdiğini kabul etti ancak neden bu ifadeleri kullandığını hatırlamadığını söyledi.

ABD’ye gitme kararının önce kendi fikri olduğunu belirten Altaş, sorgunun ilerleyen bölümünde bunun ortak bir karar olduğunu ifade etti. Altaş, 25 Mayıs 2022’de İstanbul’dan Meksika’ya uçtuğunu, ardından ABD sınırına gittiğini ve sınırı yasa dışı geçmek için yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini anlattı. Bu paranın babası tarafından Tunceli’de ilgili kişiye verildiğini öne sürdü.

FD-302 Birebir İfade Tutanağı Değil

FBI’ın hazırladığı 34 sayfalık FD-302 raporunda, belgenin Altaş’ın söylediklerinin kelimesi kelimesine yazıldığı bir ifade tutanağı olmadığı özellikle belirtiliyor. Görüşmenin içeriğinin FBI görevlilerince özetlenerek aktarıldığı ifade ediliyor.

Bu nedenle rapordaki anlatımların, HTS, PTS ve baz kayıtları, dijital materyaller, kamera kayıtları, kriminal incelemeler ve diğer tanıkların ifadeleriyle birlikte değerlendirilmesi soruşturmanın bundan sonraki seyri açısından kritik önem taşıyor.

Ancak beş yılı aşkın süredir akıbeti aydınlatılamayan Gülistan Doku dosyasında FBI sorgusuna yansıyan bu yeni anlatım, soruşturmanın en kritik noktalarından birini yeniden gündeme getiriyor: Altaş’ın yıllar içinde değişen ifadelerinden hangisinin gerçeği yansıttığı ve bu anlatımların somut delillerle ne ölçüde örtüştüğü.

Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturma Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülmeye devam ediyor.