back to top
Ana Sayfa Haber Almanya’da Siyasi Düzen Sarsıldı: AfD Sandıktan Birinci Çıktı

Almanya’da Siyasi Düzen Sarsıldı: AfD Sandıktan Birinci Çıktı

Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde aşırı sağcı AfD faşist parti oyların yüzde 44,5’ini alarak açık ara birinci parti oldu; sonuç, savaş sonrası Almanya’da aşırı sağın siyasal sistemin merkezine doğru ilerleyişinde yeni ve kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.

AfD Oyunu İkiye Katladı

Yaklaşık 1,7 milyon seçmenin oy kullanma hakkının bulunduğu Saksonya-Anhalt’ta sandıkların kapanmasının ardından açıklanan ilk sonuçlara göre AfD yüzde 44,5 oy aldı. Parti, 2021’deki yüzde 20,8’lik oy oranını 23,7 puan artırarak eyalette siyasi dengeleri kökten değiştirdi.

Sonuç yalnızca bir eyalet seçimindeki parti sıralamasını değiştirmiyor. AfD’nin ulaştığı oy oranı, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Almanya’da aşırı sağın ilk kez bir eyalette hükümet kurabilecek güçte ortaya çıkması anlamına geliyor.

Ancak diğer partiler AfD ile koalisyon kurmayacaklarını açıklamış durumda. Bu nedenle partinin seçim zaferi ile doğrudan hükümet kurması arasında hâlâ önemli bir siyasi engel bulunuyor.

CDU Tarihi Gerileme Yaşadı

AfD’nin yükselişinin karşısında merkez sağ CDU ağır bir yenilgi aldı. Parti, 2021 seçimlerine göre 18,6 puan kaybederek yüzde 18,5’e geriledi ve ikinci sırada kaldı.

Sol Parti yüzde 9,5, Yeşiller yüzde 9 ve SPD yüzde 8 oy aldı. BSW ise yüzde 5 ile eyalet meclisine girmeye hak kazandı. FDP yüzde 2’de kalarak yüzde 5’lik barajı aşamadı.

Tablo, Almanya’nın geleneksel merkez partilerinin seçmen desteğindeki erimeyi ve siyasi alanın giderek AfD’nin belirlediği eksene sıkıştığını gösteriyor.

Siegmund Etkisi Ve Yeni Seçmen Dili

AfD’nin başarısında partinin 35 yaşındaki başbakan adayı Ulrich Siegmund’un kampanya stratejisi de etkili oldu. Siegmund, kendisini ulaşılabilir bir siyasetçi olarak konumlandırırken destekçileriyle yoğun biçimde temas kurdu ve TikTok üzerinden yüz binlerce kişiye ulaştı.

Bu yöntem, aşırı sağın yalnızca geleneksel siyasi söylemlerle değil, sosyal medya üzerinden doğrudan ve kişiselleştirilmiş bir siyaset diliyle genç ve kararsız seçmenlere ulaşabildiğini gösteriyor.

AfD’nin başarısını yalnızca göç karşıtlığı ya da kültürel kutuplaşma üzerinden okumak ise tabloyu eksik bırakır. Merkez siyasetin ekonomik ve sosyal sorunlara ilişkin ürettiği yanıtların yetersiz görülmesi, geleneksel partilere duyulan güvenin aşınması ve özellikle doğu eyaletlerinde biriken siyasal hoşnutsuzluk, aşırı sağın kendisini sistem karşıtı bir seçenek olarak sunmasına alan açıyor.

1949’dan Sonra Yeni Bir Eşik

Saksonya-Anhalt sonucu, AfD’nin yalnızca oylarını artırdığı bir seçim olarak görülmemeli. 1949’dan bu yana şekillenen Federal Almanya siyasi düzeninde aşırı sağın ilk kez bir eyalet hükümetinin merkezindeki aktörlerden biri olabilecek güce ulaşması, ülkenin siyasi haritasında ciddi bir kırılmaya işaret ediyor.

AfD’nin hükümet ortağı olabilmesi için diğer partilerin koalisyon tercihlerini değiştirmesi gerekiyor. Şimdilik böyle bir ihtimal bulunmuyor. Ancak asıl mesele, AfD’nin bugün hükümette olup olmamasından çok, Almanya siyasetinin merkezindeki partilerin seçmen kaybının yarattığı boşluğu aşırı sağın dolduruyor olması.

Saksonya-Anhalt’taki sonuç, bu nedenle yalnızca eyalet sınırları içinde okunabilecek bir gelişme değil. Almanya’da merkez siyasetin çözülmesi ve aşırı sağın normalleşmesi tartışmasını yeni bir aşamaya taşıyor.

Kesin seçim sonuçlarının gece saatlerinde veya ertesi gün açıklanması bekleniyor.

Kaynak: DW Türkçe, Diken; Saksonya-Anhalt eyalet seçim sonuçları ve paylaşılan seçim verileri.

İstersen bunu ayrıca “AfD artık Almanya’nın kapısında değil, merkezinde” ekseninde daha sert politik analiz içeren bir köşe-haber formatına da dönüştürebilirim.