back to top
Ana Sayfa Yaşam Kadın 20–27 Eylül Haftasında Kadınların Türkiye’si: Cinayet, Şiddet Ve Adalet Arasında

20–27 Eylül Haftasında Kadınların Türkiye’si: Cinayet, Şiddet Ve Adalet Arasında

20–27 Eylül haftasında Türkiye’nin farklı kentlerinden kadın cinayeti, ağır şiddet, şüpheli ölüm ve yargılama haberleri peş peşe geldi. Hatay’da boşanma aşamasındaki Emine Çil’in öldürülmesinden Isparta’da A.K.’nin sokakta vurulmasına, Ankara’da kızını almak için gittiği okulun bahçesinde öldürülen Buse Akgün Gök’ten Kocaeli’de eski eşi tarafından sokakta vurulan Fatma Çiğil’e kadar uzanan tabloya, aynı hafta Aleyna Çakır, Başak Gürkan, Hatice Katrancı, İlayda Alkaş ve avukat Hatice Kocaefe davalarında yaşananlar eklendi.

Türkiye’de kadınların yaşam hakkına ilişkin bir haftanın fotoğrafını çıkarmak, artık yalnızca kaç kadının öldürüldüğünü saymakla mümkün değil. Cinayetlerin öncesindeki şiddet, boşanma süreçleri, uzaklaştırma kararları, ağır yaralanmalar, şüpheli ölümler, tutuklamalar, duruşmalar ve mahkeme kararları aynı tablonun parçaları.

20 Eylül’de başlayan hafta, Hatay’ın Payas ilçesinde Emine Çil’in öldürülmesiyle ağır bir tabloya sahne oldu. 47 yaşındaki Çil, boşanma aşamasındaki eşi Kadir Çil tarafından av tüfeğiyle vurularak öldürüldü. Kadir Çil gözaltına alındı ve 21 Eylül’de çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. DHA’nın aktardığına göre Emine Çil, olaydan yaklaşık iki saat önce sosyal medya hesabından yaşam ve ölüm üzerine paylaşımlar yapmıştı.

Aynı günlerde Konya’nın Hadim ilçesinde 63 yaşındaki Fadime Sarıca’nın eşi tarafından öldürüldüğü bildirildi. Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesinde 75 yaşındaki Fadime Ünlü, 80 yaşındaki eşi tarafından öldürüldü. Sakarya’nın Sapanca ilçesinde 34 yaşındaki İpek İpek, 16 yaşındaki oğlu tarafından tabancayla öldürüldü. Gaziantep Şahinbey’de Merve Keklikçi, eşi Harun Keklikçi tarafından pompalı tüfekle öldürüldü; saldırgan daha sonra sokakta ateş açarak üçü çocuk dört kişiyi daha yaraladı. Bu vakalar, 17–21 Eylül arasında basına yansıyan 10 kadın cinayeti içerisinde yer aldı.

Beş Günde 10 Kadın, Sonrasında Yeni Cinayetler

17–21 Eylül arasında farklı kentlerde 10 kadının erkekler tarafından öldürüldüğüne ilişkin veriler, haftanın hemen başında kadın örgütleri ve siyasi temsilciler tarafından gündeme taşındı. DEM Parti Kadın Meclisi, bu beş günlük dönemde öldürülen kadınlar arasında boşanma aşamasında olan, koruma kararı bulunan veya daha önce aile içi şiddet yaşayan kadınların bulunduğuna dikkat çekti. YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya da aynı dönem için 10 kadın cinayetini gündeme getirerek, Antalya’da hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Ayşegül Coşkun’un öldürülmesini örnek gösterdi.

Bu tablonun ardından cinayet haberleri bitmedi.

23 Eylül’de Isparta’nın Şarkikaraağaç ilçesinde 35 yaşındaki A.K., eşi F.K. tarafından sokakta pompalı tüfekle vurularak öldürüldü. İddiaya göre çift arasındaki tartışmanın ardından kadın babasının evine gitmek üzere evden çıktı. F.K.’nin kadının peşinden giderek sokakta iki el ateş ettiği bildirildi. A.K.’nin iki çocuk annesi olduğu belirtildi.

Ankara’da ise 17 Eylül’de okul bahçesinde bıçaklanan 26 yaşındaki Buse Akgün Gök, yedi günlük yaşam mücadelesinin ardından 24 Eylül’de hayatını kaybetti. Gök, kızını almak için gittiği okulda boşanma aşamasındaki eşi Bayram Gök tarafından bıçaklanmıştı. Bayram Gök olayın ardından yakalanmış ve tutuklanmıştı.

25 Eylül’de Manisa’nın Akhisar ilçesinde 30 yaşındaki üç çocuk annesi Hasret E., eşi S.E. tarafından bıçaklandı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Aynı gün Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 32 yaşındaki Ayfer Çakmak, eşi O.Ç. tarafından silahla vurularak öldürüldü. Her iki olayda da şüpheliler gözaltına alındı ve soruşturmalar başlatıldı.

Haftanın son günü ise Kocaeli’nin Körfez ilçesinden geldi. 37 yaşındaki Fatma Çiğil, boşandığı İbrahim Çiğil tarafından sokakta silahla vuruldu. Ağır yaralanan Çiğil, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı. İlke TV’nin aktardığı bilgilere göre İbrahim Çiğil’in kısa süre önce cezaevinden çıktığı ve daha önce Körfez Belediyesi’nde silahlı intihar girişiminde bulunduğu bildirildi.

Cinayetlerin Yanında Ağır Şiddet de Var

Kadına yönelik şiddetin haftalık tablosu yalnızca yaşamını yitiren kadınlardan oluşmadı.

Mersin’in Akdeniz ilçesinde 40 yaşındaki üç çocuk annesi Arife C., çalıştığı tatlıcının önünde husumetli bir grubun saldırısına uğradı. Sopa ve çeşitli aletlerin kullanıldığı saldırıda kadının kolu ve bacağı kırıldı. Olayla ilgili dört şüpheli tutuklandı ve saldırı güvenlik kameralarına yansıdı.

İstanbul Kağıthane’de nöroloji doktoru Alime Özge K., erkek arkadaşının evinin dördüncü katındaki terastan düşerek ağır yaralandı. Kadının hastaneden taburcu edildiği, tedavisinin Denizli’de sürdüğü bildirildi. Savcılık kadının ifadesinin alınması için talimat verirken, erkek arkadaşının olayla ilgili ifadesi ve güvenlik kamerası görüntüleri soruşturma dosyasına girdi. Olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin soruşturma sürüyor.

Bu olay, haftanın başka bir gerçeğini de gösterdi: Kadına yönelik şiddetin bütün vakaları cinayetle sonuçlanmıyor. Ağır yaralanan, sakat kalan, tehdit edilen, darbedilen ve şiddet nedeniyle yaşamını değiştirmek zorunda kalan kadınlar da aynı tablonun içinde.

Boşanmak İsteyen Kadınların Önündeki Şiddet

Haftanın cinayet ve şiddet haberlerinde dikkat çeken ortak başlıklardan biri boşanma ve ayrılma süreçleri oldu.

Hatay’da Emine Çil boşanma aşamasında öldürüldü. Isparta’da A.K., evden ayrılıp babasının evine gitmek isterken öldürüldü. Ankara’da Buse Akgün Gök, boşanma aşamasındaki eşi tarafından çocuğunu almak için gittiği okulun bahçesinde öldürüldü. Kocaeli’de Fatma Çiğil, boşandığı erkek tarafından sokakta vuruldu.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun ağustos verilerinde de kadın cinayetlerinin önemli bölümünün evli olunan erkekler tarafından ve evlerde gerçekleştiği kaydedilmişti. Platformun ağustos raporunda 22 kadın cinayeti ve 33 şüpheli kadın ölümü yer aldı; öldürülen kadınların yüzde 41’inin evli olduğu erkek tarafından, yüzde 55’inin ise evlerinde öldürüldüğü belirtildi.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu da ağustos ayında kadın cinayetleri ve Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı verilerini yayımladı. Federasyonun güncel faaliyet arşivinde eylül ayı için henüz yeni bir aylık kadın cinayeti raporu bulunmuyor.

Mahkeme Salonlarında Da Kadınların Hikâyesi Vardı

Haftanın bir başka ağır başlığı ise kadın cinayetleri ve şiddet davalarında görülen duruşmalar oldu.

22 Eylül’de Ankara’da Başak Gürkan Arslan cinayeti davasının ikinci duruşması görüldü. Boşanma aşamasındaki Başak Gürkan Arslan, 9 Eylül 2025’te beş yaşındaki kızının gözü önünde öldürülmüştü. Davada sanıklar Kudret Arslan ve Barış Arslan’ın tutukluluklarının devamına karar verildi. Tanıklar dinlendi, dosyanın esas hakkındaki mütalaa hazırlanmak üzere savcılığa gönderilmesine karar verildi ve duruşma 20 Kasım’a ertelendi.

Aynı gün Muğla Fethiye’de, boşanma aşamasındaki eşi tarafından av tüfeğiyle vurulması sonucu iki bacağını da kaybeden Hatice Katrancı’nın davası görüldü. Mahkeme, sanık Veli Katrancı’nın tutukluluğunun devamına karar verdi ve duruşmayı 19 Kasım’a erteledi. Hatice Katrancı ise tedavi süreci ve oluşan enfeksiyon nedeniyle duruşmaya katılamadı. Avukatı, saldırının “kasten öldürmeye teşebbüs” kapsamında değerlendirilmesini talep ediyor.

23 Eylül’de Bursa’da avukat Hatice Kocaefe’nin öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması yapıldı. Kocaefe, 28 Nisan 2026’da müvekkili olan kardeşiyle birlikte bulunduğu sırada silahlı saldırıya uğramış ve hayatını kaybetmişti. İlk duruşmada üç tutuklu sanığın tahliye talepleri reddedildi, diğer sanıklar hakkında adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verildi ve dava 9 Aralık’a ertelendi. Türkiye Barolar Birliği ile çok sayıda baro davaya katılarak süreci takip etti.

Diyarbakır’da ise 22 yaşındaki İlayda Alkaş’ın öldürülmesine ilişkin davanın ikinci duruşması 21 Eylül’de görüldü. Cemal Alpaslan’ın tutukluluk halinin devamına karar verilirken, sanık avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma hazırlaması için dava 19 Ekim’e ertelendi. Aile avukatları sanığın “kasten öldürme” yanında “tasarlayarak öldürme” suçundan da cezalandırılmasını istedi.

Aleyna Çakır Dosyasında Karar

Haftanın en çok tartışılan yargı gelişmelerinden biri ise Aleyna Çakır olarak bilinen Sema Esen’in ölümüne ilişkin davada verilen karar oldu.

Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi, Ümitcan Uygun’a “intihara teşvik etmek ve intihar kararını kuvvetlendirme” suçundan dört yıl hapis cezası verdi. Mahkeme, “eziyet etme” suçlamasından ise beraat kararı verdi.

Esen ailesinin avukatları duruşmada, olayın intihar değil cinayet olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu ve Uygun’un soruşturma aşamasında tutuklanmamasının başka bir kadına yönelik şiddet dosyasına giden sürecin önünü açtığını ileri sürdü. Uygun ise duruşmadaki son sözlerinde Aleyna Çakır’ın ölümüne neden olmadığını söyledi.

Karar, kadın örgütleri ve Esen ailesi tarafından tepkiyle karşılandı. Böylece yıllardır kamuoyunun gündeminde olan dosyada bir bölüm sonuçlanırken, kararın kadın cinayetleri ve şiddet davalarındaki yargılama pratiğine ilişkin tartışması da haftanın gündemine girdi.

Devletin Verisi İle Kadınların Tuttuğu Çetele Arasındaki Boşluk

Haftanın belki de en önemli sorularından biri ise rakamların kendisi.

Adalet Bakanlığı, savcılık ve mahkemelere ilişkin verileri adli istatistik veri tabanında tuttuğunu, suç ve adalet istatistiklerini üretmek ve yayımlamakla görevli olduğunu belirtiyor. Ancak kamuoyuna düzenli biçimde sunulan resmî istatistikler yıllık yayınlar üzerinden ilerliyor.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ise kadın cinayetleri konusunda bakanlıkların sistematik veri tutmadığını ve paylaşmadığını belirtiyor. Bu nedenle haftalık tablo, çoğu zaman kadın örgütlerinin, baroların, yerel haber kaynaklarının, ajansların ve adliye muhabirlerinin tuttuğu kayıtların bir araya getirilmesiyle ortaya çıkıyor.

Bu hafta da aynı durum yaşandı.

Bir tarafta Emine Çil, A.K., Buse Akgün Gök, Hasret E., Ayfer Çakmak ve Fatma Çiğil gibi kadınların ölüm haberleri vardı. Diğer tarafta iki bacağını kaybeden Hatice Katrancı, saldırı sonucu ağır yaralanan Arife C. ve soruşturması süren Alime Özge K. vardı.

Mahkeme salonlarında ise Başak Gürkan, İlayda Alkaş, Hatice Kocaefe ve Aleyna Çakır dosyaları vardı.

Bir haftanın içine sığan bu tablo, birbirinden bağımsız haber başlıkları gibi görünse de ortak bir soruyu yeniden ortaya çıkarıyor:

Kadınlar öldürüldükten sonra faillerin yakalanması ve mahkemeye çıkarılması yeterli mi, yoksa asıl mesele kadınlar henüz hayattayken onları koruyacak mekanizmaların çalışıp çalışmadığı mı?

Bu haftanın haberleri, bu sorunun yanıtını kendi başına veriyor.

Çünkü bazı kadınlar boşanmak istedi.

Bazıları evinden ayrılmak istedi.

Bazıları çocuklarını almak için okul bahçesine gitti.

Bazıları ise yıllarca süren şiddetin ardından mahkeme salonlarına ulaşabildi.

Ve bir kez daha görüldü ki kadınların yaşam hakkı yalnızca cinayet anında değil, cinayetten önceki bütün süreçte sınanıyor.

Haftanın Kayda Geçen Başlıkları

20–21 Eylül: Hatay’da Emine Çil, Konya’da Fadime Sarıca, Tekirdağ’da Fadime Ünlü, Sakarya’da İpek İpek ve Gaziantep’te Merve Keklikçi’nin öldürülmesiyle birlikte, 17–21 Eylül döneminde basına yansıyan 10 kadın cinayeti gündeme geldi.

22 Eylül: Başak Gürkan Arslan davasında iki sanığın tutukluluğu sürdü; Hatice Katrancı davasında sanığın tutukluluğuna devam edildi. Aleyna Çakır dosyasında Ümitcan Uygun’a dört yıl hapis cezası verildi.

23 Eylül: Isparta’da A.K. öldürüldü; Bursa’da avukat Hatice Kocaefe cinayeti davasının ilk duruşması yapıldı.

24 Eylül: Ankara’da Buse Akgün Gök, 17 Eylül’de uğradığı bıçaklı saldırının ardından hayatını kaybetti.

25 Eylül: Manisa’da Hasret E., Diyarbakır’da Ayfer Çakmak öldürüldü.

26 Eylül: Mersin’de Arife C. ağır biçimde yaralandı; saldırıyla ilgili dört kişi tutuklandı.

27 Eylül: Kocaeli’de Fatma Çiğil, boşandığı erkek tarafından silahla öldürüldü.

Haftanın ortak fotoğrafı: Cinayetler, boşanma ve ayrılma süreçleri, ateşli silahlar, ev içi şiddet, ağır yaralanmalar ve süren davalar aynı haftada yeniden birbirinin içine geçti. Resmî ve sivil veriler arasındaki boşluk ise kadınların yaşadığı şiddetin gerçek boyutunu düzenli biçimde izlemeyi hâlâ zorlaştırıyor.


  • TB/ Anadolu Ajansı, DHA, İHA, T24, Cumhuriyet, Evrensel, Medyascope, Habertürk, İlke TV, Ekmek ve Gül, JINNEWS, Türkiye Barolar Birliği, Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu.