back to top
Ana Sayfa Haber RTÜK’ten Sözcü TV ve KOZA TV’ye Ceza: Gazetecinin Tutuklanmasını Tartışmak da Yaptırım...

RTÜK’ten Sözcü TV ve KOZA TV’ye Ceza: Gazetecinin Tutuklanmasını Tartışmak da Yaptırım Konusu

RTÜK’ün Sözcü TV ve KOZA TV’ye yönelik son yaptırımlarında, gazeteci Murat Ağırel’in tutuklanmasına ilişkin yorumlar ile milyarlarca liralık fon soruşturmasını konu alan siyasi tartışmalar gerekçe gösterildi. Kurul, yayınlarda tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerinin ihlal edildiğini savunurken RTÜK üyesi Tuncay Keser, kararların basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını daralttığını belirtti. Tartışmanın merkezinde ise önemli bir soru bulunuyor: Televizyonlarda dile getirilen siyasi görüşler, hangi noktadan sonra cezalandırılabilir bir yayın ihlali sayılıyor?

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), 28 Ekim’de gerçekleştirdiği toplantıda Sözcü TV’ye yüzde 1, KOZA TV’ye ise yüzde 2 oranında idari para cezası verilmesini kararlaştırdı. Oy çokluğuyla alınan kararlarda, 6112 sayılı Kanun’un yayınlarda tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini düzenleyen hükümleri gerekçe gösterildi. Her iki yaptırımın da milyarlarca liralık fon soruşturması ve gazeteci Murat Ağırel’in tutuklanması çevresindeki tartışmalarla bağlantılı olması dikkat çekti.

Sözcü TV’ye yönelik yaptırım, 25 Ekim’de yayımlanan Simge Fıstıkoğlu ile İyi Ki Hafta Sonu programına dayandırıldı. RTÜK, sunucu Fıstıkoğlu’nun Ağırel’in “Sarıgül Soruşturması” kapsamında tutuklanmasına ilişkin haber ve yorumlarının, izleyicide gazetecinin mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklandığı yönünde bir kanaat oluşturduğunu savundu. Kurul ayrıca Ağırel’in AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek hakkındaki iddialarının sunuluş biçimini, kullanılan ifadeleri ve farklı tarafların açıklamalarına verilen ağırlığı da yayın ihlali değerlendirmesine dahil etti.

KOZA TV’ye verilen cezanın gerekçesi ise 21 ve 23 Ekim tarihlerinde yayımlanan Doğrusunu İstersen programları oldu. Evren Özalkuş’un moderatörlüğündeki yayınlarda İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu ile YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat’ın fon soruşturmasına ilişkin iddiaları ele alındı. RTÜK, sunucunun milletvekillerinin açıklamalarını yeterince sorgulamadığını, düzeltme yapmadığını ve doğruluğu kesinleşmemiş ifadeleri onaylayan bir tutum sergilediğini ileri sürdü.

Aynı Soruşturmayı Haberleştiren Kanallara İkinci Ceza

İki televizyon kanalı, fon soruşturmasına ilişkin yayınları nedeniyle kısa süre içinde ikinci kez yaptırımla karşılaştı. RTÜK, 16 Ekim’de Sözcü TV’nin Gazeteci Masası ve Bir Saat, KOZA TV’nin ise Gün İzi ve Günün Sonunda programları nedeniyle her iki kanala da üst sınırdan yüzde 3 oranında para cezası vermişti.

Peş peşe gelen kararlar, soruşturmanın yalnızca adli boyutunu değil, kamuoyunda nasıl tartışılabileceğini de gündeme taşıdı. Milyarlarca liralık mali işlemlere ilişkin iddiaların araştırılması, siyasetçilerin bu konuda açıklama yapması ve gazetecilerin soruşturmanın yürütülüş biçimini sorgulaması, kamu yararı bakımından önem taşıyor. Ancak RTÜK’ün son kararları, özellikle yorum programlarında ileri sürülen görüşlerle doğrulanmış haber bilgileri arasındaki sınırın nasıl belirleneceği konusunda yeni bir tartışma yarattı.

Tuncay Keser: “Halkın Haber Alma Hakkı Daraltılıyor”

RTÜK üyesi Tuncay Keser, her iki yaptırım kararına da karşı oy kullandığını açıklayarak Kurul’un yaklaşımını eleştirdi. Keser, fon soruşturmasıyla bağlantılı erişim engellerinin ve televizyon kanallarına verilen art arda cezaların, halkın haber alma hakkı ile basın ve ifade özgürlüğünü daralttığını belirtti.

Keser’e göre siyasi tartışma programlarında dile getirilen değerlendirmelerin, haberlerde uygulanan doğruluk ölçütleriyle aynı biçimde ele alınması düşünce çeşitliliğini sınırlandırıyor. RTÜK’ün yalnızca yayınları denetlemekle değil, farklı görüşlerin ifade edilebildiği çoğulcu yayın ortamını korumakla da yükümlü olduğunu vurgulayan Keser, Ağırel’in tutuklanmasına ilişkin tartışmanın cezalandırılmasının masumiyet karinesi ve siyasi ifade özgürlüğü açısından da sorunlu olduğunu savundu.

Denetimin Sınırı Nerede Başlıyor?

RTÜK kararları, Türkiye’de medya denetiminin sınırlarına ilişkin daha geniş bir soruyu yeniden gündeme getiriyor. Televizyonların doğrulanmamış iddiaları kesinleşmiş olgular gibi sunmama sorumluluğu bulunuyor. Bununla birlikte bir gazetecinin tutuklanmasının hukuka uygunluğunu sorgulamak veya bir milletvekilinin kamuoyunu ilgilendiren mali iddialarını tartışmak da basın özgürlüğünün kapsamına giriyor. Bu iki yükümlülük arasındaki sınırın açık, tutarlı ve bütün yayın kuruluşları için eşit biçimde uygulanması gerekiyor.

Özellikle kamu kaynakları, mali piyasalar ve siyasetçilerle ilgili soruşturmalarda basının görevi yalnızca resmî açıklamaları aktarmak değil, açıklanmayan noktaları araştırmak ve iktidar sahiplerine soru yöneltmek. Bir soruşturmanın varlığı, soruşturmanın yürütülüş biçiminin eleştirilemeyeceği anlamına gelmediği gibi, gazetecilerin ve siyasetçilerin değerlendirmeleri de kendiliğinden kanıtlanmış olgulara dönüşmüyor.

Sözcü TV ve KOZA TV’ye verilen yeni cezalar, bu ayrımın Türkiye’de giderek daha tartışmalı hale geldiğini gösteriyor. Milyarlarca liralık fon soruşturmasında kamuoyunun beklentisi, iddiaların bütün yönleriyle araştırılması ve sorumlulukların açığa çıkarılması. Ancak soruşturmayı haberleştiren ve tartışan yayın kuruluşlarının art arda yaptırımlarla karşılaşması, mali işlemler kadar onları sorgulama hakkının da tartışmanın merkezine yerleşmesine neden oluyor.


  • NHA / RTÜK açıklaması, Anadolu Ajansı, ANKA Haber Ajansı, Tuncay Keser’in açıklamaları, Euronews Türkçe, Evrensel, bianet