back to top
Ana Sayfa Yorum Anna Karantina

Anna Karantina

Yeni haftanın ilk günü, ilk mesajı sevgilim Anna’dan aldım. “Mutlu Haftalar” dileğinde bulunmuş. Ne haftası, ne mutluluğu? Parasızlıktan karantina şartlarında yaşayıp gidiyorum. Oysa çok büyük hayallerimiz vardı. Ay’a gidecek, oradan beş on günlüğüne Mars’a geçecektik. Mars’ta su varmış, çayımızı demleyip Dünya’yı seyredecektik. N’oldu? Dışarıya çıksan Tahtalıköy, evde kalsan Bakırköy. Arada bir, balkona çıkıp Vatikan’daki Papa gibi aşağıya el sallıyorum. Uzaylının teki gelse, “Kalk birader gidiyoruz” dese, sorgusuz sualsiz giderim yeminle.        

Anna beni terk etti! Anna’sız hayat bayat, şimdi yalnızları oynuyorum. Güneş doğunca sabah, güneş batınca akşam oluyor. İnsanoğlu kuş misali… Bi’bakıyorum salonda, bi’bakıyorum mutfaktayım. Yorulunca oturduğum koltukta uyuyup kalıyorum. Uyanınca, çok huysuz bir adam oluyorum. “Kolpa beni neden uyandırmadın!” diye söyleniyorum. Kolpa, oturmaktan dibi çökmüş olan berjer koltuğuma verdiğim isim. Anlaşılacağı üzere, Kolpa ile aram bozuk. Buzdolabımdan ise memnunum, her gün hatırını soruyorum. Yine böyle bir hatır sorma anında, Anna’dan gelen mesaj beni şoka soktu. Evindeki buzdolabı onun hatırını sormuş. Yani buzdolabı, Anna ile konuşmuş. Benim buzdolabımda tık yok! 

CİMER Danışma Hattı’nı aradım. “Sevgilim Anna’nın buzdolabı konuşuyor, bu normal mi?” diye sordum. “Beyefendi, Anna’nın buzdolabı kafayı sıyırmış…” şeklinde bir yanıt aldım. Bunu Anna’ya nasıl anlatacağımı düşünürken bi de ne göreyim? Anna geri döndü. Ben sormadan, gözü yaşlı içini döktü. “Buzdolabım bozuldu sevgilim, artık benimle konuşmuyor. Sıkıntıdan patlamak üzereyim. İzin verirsen, yenisini alıncaya kadar seninkiyle sohbet edeceğim” dedi. “Benimkinin içi boş, konuşur mu bilmem. İstersen bi’dene” dedim… 

Ahmet Zeki YEŞİL
Latest posts by Ahmet Zeki YEŞİL (see all)